Gündoğdu, Referandumun Yansımasını Anlattı
Demokrasi Milletle Barıştı
Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, 2010 yılının Yeni Türkiye'nin miladı olduğunu ve demokrasinin yönünün şeffaflaştığını, demokrasinin milletle barıştığını söyledi.
Genel Yayın Yönetmenimiz Naif Karabatak’ın bir sorusuna, Memur Sen’in hiçbir partinin arka veya ön bahçesi olmadığını, ilkeli sendikacılık yaptıklarını söyledi.
Bozdoğan Otel'de Memur-Sen Adıyaman Şube Başkanı Gaffari İzci ve Memur-Sen Konfederasyonuna bağlı sendika başkanlarının katıldığı toplantıda konuşan Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, sendikanın ülkenin geleceğine ilişkin duruşu ve memurların haklarını koruma adına verdiği mücadeleye vurgu yaptı.
Toplu görüşme sürecinin finalini gerçekleştirdiklerine değinen Gündoğdu, ''Bu doğrultuda, bu ayın 15'inde arkadaşlarımız maaşlarına yapılan zamları almış olacaklar. 4.4 yüzdelik zam bütün memurlara ve emeklilere, maaşı nispeten düşük olan 1 milyon 800 bin memura; 80 TL ek ödeme, 40 TL eş yardımı, eşi çalışmayan ve eş yardımı almakta olan 670 bin memura 89 TL, 200 binin üzerindeki sözleşmelilere de ilk kez 110 TL eş yardımı verilecek." diye konuştu.
Sözleşmeli memurların ilk kez çocuk ve eş yardımı alacaklarına dikkat çeken Gündüğdu, "Biz gündemdeki zamda zaten başta böyle konuşmuştuk. Memur maaş zammına ilişkin eğer enflasyonun altında kalırsa 40'ar TL'lik ödeme yapacaklar. Bu konuda zaten altına imzayı attık. Benim birşey söylememe gerek yok." diye konuştu.
2010 yılını sendikacılık adına büyük bir kazançla tamamladıklarını belirten Gündoğdu, 2011 yılına ise beklentilerini artırarak giriş yaptıklarını, sendikacılık ve Türkiye adına umutlarının tazelendiğini belirtti.
Gündoğdu, şöyle devam etti: "Ayrıca, 1 Ocak'tan geçerli olmak üzere 3 ayda bir 45 TL toplu görüşme primi verilecek. Bu artık yeni uyum yasasıyla 'toplu sözleşme ikramiyesi'ne dönecek. Sağlıkta mahsuplaşma gibi onlarca konuda 9 yılın en önemli finalini yaptığımız bir toplu görüşme süreci oldu.''
2010 yılının Türkiye için çok önemli bir yıl olduğuna dikkat çeken Ahmet Gündoğdu, 2010 yılının milad olduğunu ve Eski Türkiye ile Yeni Türkiye arasındaki demokrasinin yönünün şeffaflaştığına vurgu yaptı.
Demokrasinin milletle barışık hale geldiğini ifade eden Gündoğdu, 12 Eylül 2010 tarihinin egemenliğin kayıtsız şartsız milletin elinde olduğunun bir göstergesi olduğunu söyledi.
Referandumun hem demokrasi hem de çalışma hayatı adına çok önemli olduğuna işaret eden Gündoğdu, "Referandum paketinin onlarca eksiği var ama bu paket bu güne kadar Anayasayı sadece 'darbeler yapar' anlayışından kurtulma fırsatı olarak gördük. Eğer referandumdan 'Hayır' çıksaydı anamız ağlamaya devam edecekti. Çünkü bu milletin anasını ağlatıyorlar, ekmeğini yok ediyorlar ve kaostan besleniyorlar. Memur-Sen sendikacılığını yapmada tarafsızdır ama haktan, adaletten ve özgürlükten yana taraftır. Bir taraftan darbecilere ev sahipliği yaparak, darbecilere selam gönderenler, diğer tarafta darbe savarlığını ortaya koyan Memur-sen vardır" dedi.
Sendika olarak milletin sesi olmaya gayret gösterdiklerini ve kuruluş aşamalarının bu olduğunu belirten Gündoğdu, "Bu Anayasanın bazı mevzuat kirlerinden arınması gerekiyor. Emasya protokolünün kalkması bir arınmadır, Başbakanlık Takip Kurulunun kalkmış olması bir arınmadır, ama maalesef Cumhurumuzun 61 model TSK İç Hizmet Kanununda Cumhuru koruma görevi askerimize verilmiştir. Dünyanın hiçbir ülkesinde Cumhuru koruma görevi güvenlik güçlerinin işi değildir, cumhuriyeti koruma görevi güvenlik güçlerinin işi değildir. Cumhuriyeti Cumhur korur; halk korur. Polis ve asker iç ve dış güvenlikten sorumludur. Bununda kaldırılması gerekir" şeklinde konuştu.
Başörtüsü sorununun da bir an evvel çözülmesi gerektiğine işaret eden Gündoğdu, "Bu ülkede idamlık mahkumlara bile, terörist başlarına bile haddini bildirmek için mecliste hiddetlenip ayakta katlıklarına tanıklık etmediğimiz Başbakan ve Bakanların, haddini bildirdiği Merve Kavakçı yüzde 99'u Müslüman olan bu ülkenin seçtiği bir milletvekiline Bayanlar Tayyör Giyer iç tüzüğü gereğince haddi bildirilmiştir.
Türkiye adına utanılacak bir tablodur. Artık başörtüsü yasağının, mecliste, üniversitelerde ve kamu kuruluşlarında konuşuluyor olmaması lazım. Yeni Anayasada olmazsa olmaz gördüğümüz temel değişimler biriside Anayasamızın nitelikleri ile ilgili değil, bu niteliklerden demokratik, sosyal, hukuk, laik tanımlarından laikliğin tanımı ile ilgilidir. Artık Türkiye'de laikliğin dindarı dövmenin sopası olmaktan çıkarmak zorundadır. Anayasada laiklik tanımı ile her önüne gelenin kendine göre tanım yapmasının önüne geçilmelidir" diye konuştu.
Genel Yayın Yönetmenimiz Naif Karabatak’ın, “Memur Sen AK Parti’nin arka bahçesi mi?” sorusuna, memur Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu şöyle cevap verdi:
“Memur Sen, hiçbir partinin arka bahçesi, ön bahçesi değildir. Memur Sen, AK Parti kurulmadan önce kurulan bir sendikadır. O tarihte Memur Sen’in ortaya koyduğu bir takım ilkeleri, sayın Başbakanımızın benimsiyor olması veya hükümetin yaptığı olumlu girişimleri Memur Sen’in destekliyor olması, bir partinin arka bahçesi olduğu anlamını taşımaz, bazı ortak noktalarda hemfikir olduğunu açıklar. Kaldı ki, öğretmenlerimiz ve kamu çalışanlarımızla ilgili bir çok sıkıntılı durumda en sert duruşu gösteren de Memur Sen olmuştur.”
www.gazeteadiyaman.com
ETİKETLER :
Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu Adıyaman Ak Parti