Bugün Dünya AİDS Günü
AİDS'liyi Dışlamayın,Destek Olun!
Adıyaman Sağlık Müdürü Dr.Mehmet Emin Taş, Hiv virisü kapan kişileri toplum tarafından dışlanmamalı, onlara destek olmalı, onların da bizlerle aynı haklara sahip olduğununun unutulmaması gerektiğini söyledi.
1 Aralık Dünya AİDS Günü nedeniyle bir mesaj yayınlana İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Emin Taş, “Her yıl 1 Aralık, Dünya AİDS Günü olarak kabul edilmiş ve bu tarihte çeşitli etkinlikler düzenlenmiştir.
AİDS; HİV nedeniyle oluşan, gerekli önlemler alınmadığı takdirde ölümle sonuçlanan bir hastalıktır. Dünyada her gün 7.000 kişinin bu hastalığa yakalandığı tahmin edilmektedir. Bu hastalığa yakalanan kişilerin çoğu en verimli çağ olan 25 yaş altındaki gençlerdir. Metropol iller ve turistik illerde daha fazla vaka görülmekle birlikte vakalar hemen hemen tüm illerimizde mevcuttur. Bildirilen kişilerin yüzde 15’i yabancı uyrukludur.” dedi.
AİDS için halen kesin olarak bilinen bir tedavi yöntemi bulunmadığını da söyleyen Taş, “Bu sebeple korunmak, tehlikeli ve ölümcül virüsün yayılmasını önlemek için uygulanabilecek tek yoldur. AİDS; Cinsel ilişki, kan ve kan ürünlerinden ve anneden bebeğe geçiş olmak üzere 3 yolla bulaşır.” dedi.
İl Sağlık Müdürü Dr.M. Emin Taş, “HIV bulaştıktan sonra, kişinin yaşam koşullarına ve vücut direncine göre AIDS hastalığı belirtileri 5-10 yıl, belki de daha sonra ortaya çıkar. HİV enfekte kişi, bu sürede sağlıklı görünüştedir. Gerekli önlemleri almazsa hastalığı başkalarına bulaştırabilir. Bu nedenle herhangi bilinen bir rahatsızlığı olmayan sağlıklı bireylerin de düzenli aralıklarla gerekli kan tetkiklerini yaptırması bulaşmayı önleme ve korunmada önemli yer tutar.
HİV/AİDS günlük yaşamdaki sosyal ilişkilerle, yanaktan yanağa öpüşmek ile, aynı kaptan yiyip içmek ile, aynı kıyafetleri kullanmak ya da tuvalet/banyoyu kullanmak ile bulaşmaz. Bununla birlikte bu enfeksiyonu kapmış kişiler toplum tarafından dışlanmamalı, onlara destek olmalı, onların da bizlerle aynı haklara sahip olduğunu unutulmamalıdır.
Çocukları ve gençleri hayatın bir gerçeği olan cinsellik konusunda aydınlatmalı ve hastalıklardan korunma yollarını anlatmalıyız. Cinselliği yok saydığımız zaman çocuklarımız bu konuya daha çok ilgi duyarlar ve başka yerlerden yanlış bilgilerle donanırlar. HİV’e karşı koruyucu önlemlerin alınmasında gönüllü danışmanlık ve halk eğitim merkezlerinin büyük rolü olmuştur.” dedi.
HIV/AIDS Hakkında Bilgi
HIV/AIDS hastalığı ilk defa 1981 yılında Amerika Birleşik Devletleri (ABD)'nde ve Haiti'den gelen göçmenlerde tanımlandı ve hastalığa "AİDS" (Acquired Immuno Defîciency Syndrome) Kazanılmış Bağışıklık Yetmezlik Seendromu Virüsü adı verildi. 1984 yılında ise AİDS'e neden olan virüs "HIV" (Human Immunodefıciency Virüs) (İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü) izole edildi.
Bu virüs vücudun savunma gücünü zayıflatmakta, yıkmakta ve normal koşullarda tedavi edilebilen hastalıklar, savunma gücü yetersiz kaldığından tedavi edilememekte idi.Hastalık 1980'li yıllardan bu yana tüm dünyada din, dil, ırk, cins, ülke ayırımı yapmadan hızla yayılmaya devam etmektedir. 1990'lı yılların başlarından beri bulaşma pek çok ülkede en sık korunmasız yapılan cinsel temas ardından ise damar içi madde kullananların ortak paylaştığı enjektör ile olmaktadır.
HIV enfeksiyonu sadece erişkinleri değil, bebek, çocuk, genç, yaşlı herkesi tehdit edebilen, henüz virüsü tam olarak vücuttan atmayı sağlayabilecek tedavisinin ve aşısının bulunamadığı bir hastalıktır. Kullanılan ilaç tedavisi ile, HIV/AIDS hastalığından ölümler azalmış, ölümcül bir hastalık olmaktan çıkıp yaşam boyu ilaç kullanımını gerektiren bir tür kronik hastalığa dönüşmüştür.
HIV Nedir?
Human Immunodeficieny Virüs (İnsan Bağışıklık Yetmezlik Virüsü) kelimelerinin baş harfleri ile adlandırılmış HIV virüs, bağışıklık sisteminin içine yerleşerek, bireyin bağışıklık sistemini zayıflatan bir virüstür.
HIV Pozitiflik Nedir?
Kanında HIV virüsü bulunan kişilere HIV pozitif denir. Bu kişiler aynı zamanda kanında antikor bulunan seropozitif (Anti-HIV testi=ELISA testi pozitif) kişilerdir.
AİDS Nedir?
AİDS bulaşıcı bir virüs hastalığıdır. Mikrobu HIV (hiv) adı verilen virüstür. HIV girdiği vücudun, mikroplara karşı koyma yeteneğini sağlayan bağışıklık sistemini etkileyip yok eder. Direnci azalan vücutta, HIV in etkisinin yanı sıra, çeşitli mikroplar da hastalıklara neden olurlar.
HIV/AIDS Bulaşma Yolları
HIV bulaşıcılığının üst düzeyde olan bir virüs olmamasına rağmen, mutlaka korunulması gereken bir virüstür. HIV tek başına yaşamını idame edemeyen bu nedenle mutlaka konak ihtiyacı olan bir virüstür. Virüs açık hava şartlarında uzun süreli canlı kalamamakta, oksijenle temasta kısa sürede ölmektedir. Standart sterilizasyon uygulamaları virüse karşı korunmada yeterlidir. Virüsün bulaşma yolu temelde vücut sıvıları ile olmaktadır, bu nedenle kan, meni gibi virüsün daha yoğun olduğu vücut sıvılarının virüsün iletiminde yeri büyüktür. Ancak tükürük, ter, gözyaşı ve idrar gibi vücut sıvılarında virüs bulunmamaktadır. Bu nedenle öpüşmek, tokalaşmak, ortak duş-banyo alanlarını ve tuvaletleri kullanmakla bulaşmaz. HIV enfeksiyonu esas olarak üç önemli yolla bulaşmaktadır:
1.Korunmasız cinsel ilişki:
HIV enfeksiyonunun en sık bulaşma şeklidir. HIV, korunmasız (kondom, kılıf, kaput, prezervatif kullanılmadan) yapılan her türlü cinsel temasla bulaşabilmektedir.
2.Kan ve kan ürünleri ile bulaşma:
Kanda virüsün yoğun miktarda bulunması nedeni ile, virüsü taşıyan kişilerden alınmış kan ve kan ürünleri ile hastalık bulaşabilmektedir.
3.Anneden bebeğe bulaşma:
HIV enfeksiyonu gebelik süresince, doğum sırasında vücut sıvıları ve emzirme sırasında süt ile bebeğe geçebilmektedir.
HlV'ın Bulaşmadığı Durumlar:
• Dokunmak, tokalaşmak, sarılmak ile,
• Gözyaşı, ter, tükürük ile,
• Aynı yerde oturmak, aynı havayı solumak ile,
• Aynı havuzu, banyoyu, tuvaleti, saunayı,"-duşu paylaşmak ile,
• Giysilerin ortak kullanılması ile,
• Tabak, çatal, kaşık, bıçak, bardak paylaşılması ile,
• Telefon kulaklığı, kapı tokmağı ile,
• Sivrisinek, böcek, arı sokması ile HIV bulaşmamaktadır. KORUNMA
HIV enfeksiyonu önlenebilir bir hastalıktır ve diğer hastalıklarda olduğu gibi korunma önlemleri tedaviden çok daha etkili ve ucuzdur. Cinsel eğitim ve HIV/AIDS eğitim programlarının cinsel etkinlikler üzerinde uyarıcı etkisinin olmadığı ve bu etkinlikleri artırmadığı; tam tersine cinsel davranışı etkileyerek, azaltarak ya da kondom kullanımını artırarak riskli cinsel davranışları azalttığı saptanmıştır.
Cinsel yolla bulaşmaya karşı korunma: En sık görülen bulaşma yolu cinsel temasla olduğu için bu yolla korunma büyük önem taşımaktadır. Kondom ve doğru kondom kullanımı, hastalığın cinsel yolla bulaşmaya karşı en güvenli ve basit korunma yoludur.
Kan ve kan ürünleri ile olan bulaşmaya karşı korunma: 1987 yılından beri de ülkemizde kan ve kan ürünleri HIV yönünden test edilmektedir. Organ ve doku nakilleri öncesinde gerekli testlerin yapılması HIV geçiş riskini en aza indirmektedir.
Damar içi madde kullanımı alışkanlığının önlenmesi, tedavi edilmesi, ortak enjektör kullanımı risklerinin anlatılması bu grup hastalarda HIV bulaşma riskini azaltmaktadır.
www.gazeteadiyaman.com
ETİKETLER :
Adıyaman Sağlık Müdürü Dr.Mehmet Emin Taş HİV Virüsü AİDS