Tekstil Atölyesinden Radyo Programcılığına
Radyo programcıları arasında çok özel bir yere sahip olan RENGARENK adlı radyo programı ile binlerce insanın gönlünde taht kuran Adıyamanlı Ahmet Yılmaz ile sizler için bir söyleşi gerçekleştirdik…
Röportaj: Emin YEŞİL & Fotoğraf ve Görüntü: Murat Buluğtekin
“Yeni bir bakış, yeni bir tat, yeni bir hissediş. Hüznün, sevincin, aşkın. Her duygunun farklı tarz müzikler ile karşılığını bulduğu renkli bir dünya. Şiirler ile gönüllere tatlı bir tebessüm. Mevlana’dan öğütler ile düşüncelerimize yeni bir ufuk. Herkes ruhuna giydirilmiş rengi bizimle bulsun diye. Bin bir renk, Rengarenk. Buyurun hep birlikte renklenmeye” diye anlatıyor Radyo Program Yapımcısı Ahmet Yılmaz Radyo 7’de yapmış olduğu programı…
1994 yıllında memleketi Adıyaman’dan İstanbul’a göç eden Yılmaz, hedefleri ve ideallerinden hiçbir zaman vazgeçmedi. Bir tekstil atölyesinde başlayan iş hayatı, bugün Türkiye’nin en çok dinlenen radyoları arasında yer alan Radyo 7’de devam ediyor...
İşte Ortaokul ve Liseyi dışarıdan bitirdikten sonra bugün radyo programcılığı, oyunculukla devam eden ve genç kuşaklara örnek olacak bir başarı hikâyesi…
RADYOCULUK HİKÂYENİZ NE ZAMAN BAŞLADI?
Benim radyoculuk hikâyem 199-94’lü yıllara gider. Türkiye’de ilk özel radyoların kurulmasından itibaren, bende de sıkı bir radyo merakı vardı. Küçüklüğümden beri sıkı bir radyo takipçisiydim. İlk başlarda, gün gelecek bende bir radyocu olacağım diye bir düşüncem yoktu. Ama üniversite ile beraber bu imkan oluşmaya başladı. Sadece okul ve dersler beni tatmin etmiyordu. Çünkü iş benim hayatımda sürekli olmuştu. Okuldan kalan boş zamanlarımı yatarak ya da cafe kenarlarında oturarak geçirme düşüncesinde değildim.
Ve Edirne’de üniversite ile beraber radyoları araştırmaya başladım. Orada küçük bir deneyimim oldu. Edirne’de 2004-2006 yılları arasında kaldım. Daha sonra tekrar ÖSS sınavlarına girerek, başta bölüm değiştirmeyi düşündüm. Bu kararımdan vazgeçerek İstanbul Üniversitesi’ne geçiş yaptım. 2006 yılında İstanbul Üniversitesi Arkeoloji bölümünde eğitim hayatımı sürdürürken, yerel bir radyoda bir fiil her gün program yapmaya başladım.
Yaklaşık 3 ay boyunca orda çalıştıktan sonra, bu işin teknik eğitiminin alınmasını kanaat getirdim. Ve başka bir yerel radyoda işin mutfağını öğrenmek için çalışmaya başladım. Yaklaşık 1 sene boyunca orada teknik olarak hem prodüksiyon hem de arka departmanda görev alarak bütün donanımları öğrendim. Ardından ilk ulusal radyom olan Marmara Fm’de program yapmaya başladım. Marmara Fm’de AYIŞIĞI isimli şiir programı ile dinleyicilerimle buluştum. Ve yerelden, ulusala radyoculuk hayatım böylece başlamış oldu.
ŞU ANDA RADYO 7’DE YAPMIŞ OLDUĞUNUZ PROGRAM HAKKINDA BİLGİ VERİR MİSİNİZ?

AYIŞIĞI adlı programımı Marmara Fm’de 1,5 yıl ircaa ettim. Sonrasında 2009 yıllında vatani görevimi yapmak üzere askere gittim. Askerlik dönüşü Radyo 7’de AYIŞIĞI isimli programım ile dinleyiciler ile buluştum. Daha sonra ki! Dönemlerde programın adını RENGRENK yaptık. Fakat program formatında bir değişiklik yapmadık. Hayata dair konuşmalar, şiir, gönlümüzden geçen düşüncelerimizi RENGARENK programında dinleyicilerimiz ile buluşturuyoruz. Ve karşılığını bulduğumuzda da mutlu ve memnun oluyoruz.
DİNLEYİCİLERLE DİYALOĞUNUZ NASIL?
Radyoculuk öyle bir şey ki! Mikrofonun tadını almış birisi, kolay kolay bu mesleği bırakamıyor. Yani fırsatını buldukça ilk etap da hemen bu işe devam etmek istiyor. Mikrofon başında konuşup da binlerce insanın sizi dinlediğini düşünmek ve onlardan gelen tepkileri algılamak, Türkiye’nin değişik illerinden, ilçelerinden, köylerinden, yurtdışından size gelen o geri dönüşümler, size tarifi imkansız bir haz ve mutluluk veriyor. Dinleyicileriniz ile güzel bir şeyler paylaşabiliyorsanız, maddi ve manevi anlamda onların hayatında güzel başlangıçlara sebep olabilecek mesajlar verebiliyorsanız, bu mutluluk kat ve kat artıyor.
RADYO DIŞINDA NELER YAPIYORSUNUZ?
Radyoculuğun dışında tiyatro eğitimi aldım. Şu anda da tiyatro çalışmalarım devam ediyor. Bu bağlamda oyunculuk başladı. Biliyorsunuz oyunculuk Türkiye’de moda. Biz onun modasından önce birazda meslek olarak bakıyoruz. Şu anda STV’de yayınlanan Kollama adlı dizide sivil polis karakteri ile oyunculuğumu sürdürmekteyim.
ÖRNEK ALDIĞINIZ BİR İSİM VAR MI?
Ben çok sıkı bir radyo dinleyicisiydim. Örnek aldığım bir isimden ziyade, birçok isim var. Radyoculukta en çok beğendiğim kişiyi soracak olursanız? İbrahim Sadri diyebilirim. Bunu dışında birçok meslektaşımız, ağabeyimiz, bu işi bugünlere taşıyıp başarılı işlere imza atan değerli arkadaşlarımız var. Yani iyiyi, güzeli doğru bir şekilde dinleyiciye ve halka faydalı olan yapımlar gerçekleştiren birçok arkadaşımız var. Doğru işlerin sahibi olan herkesi seviyorum, takdir ediyorum ve örnek alıyorum kendime.
MESLEĞİNİZİN ZORLUKLARI NELERDİR?
Türkiye’de maalesef birçok sektörde olduğu gibi bu sektörde de, işin hakkını yerine getirip karşılığını alabilenler var. Birde alamayanlar var. Bu işe gönüllü, bu işe sevdalı, bu işi başarılı bir şekilde yapan arkadaşlar maalesef emeğinin karşılığını alamıyorlar. Yani daha profesyonel, daha hakkaniyetle hareket edecek işverenlere ihtiyaç var. Aynı zamanda işini hakkı ile yapanların istihdama ihtiyacı var. Bu sıkıntıları da inşallah aşarız.
DJ İLE RADYO PROGRAM YAPIMCISI ARASINDAKİ FARK NEDİR?
Günümüzde insanların daha çok müziğe odaklanması, şarkı, türkü dinlemek istemeleri Dj’liği ön plana çıkardı. Dj’lik bana çok daha basit, çok daha kalıplaşmış, rutin, bir iki anons dan ibaret bir şey gibi geliyor bana. O yüzden ben kendimi hiçbir zaman Dj olarak tarif etmiyorum. Ben radyo yapımcısı ve sunucusuyum.
Mikrofonun başına geçtiğimde 2 saatlik bir dilim içerisinde dinleyenlere verdiğimiz mesajlar var. Okuduklarımızdan, hayata dair paylaşımlarımızdan, onlara kazanç sağlayabilecek ya da bizi iyiye yönlendirebilecek mesaj içerikli temalı program gerçekleştiriyorum. Son yıllarda rağbet müzik den yana oldu için çok da konuşmalar istenmiyor.
Bu bağlamda bizde müziğin sesini biraz daha yükselttik. Dinleyenlerimize, şiirler, Allah dostlarından örnek olabilecek paylaşımlar ve hayata dair özlü, sözlü paylaşımlar sunuyoruz programımızda. Netice itibarı ile radyo programcısı ve sunucusu tarifini ben daha doğru kabul ediyorum. Dj çok basit bir kavram olarak benim dünyamda yer alıyor.
RADYONUN HAYATINIZDAKİ ÖNEMİ NEDİR? RADYO PROGRAM YAPIMCISI OLMASAYDINIZ. ŞU AN HANGİ İŞİ YAPMAK İSTERDİNİZ?

Arkeoloji bölümü mezunuyum. Arkeoloji ülkemizde iş istihdamı olarak maalesef çok iyi bir potansiyele sahip değil. Fakat ben bölümü severek, isteyerek ve şu anda da sevmeye devam ederek bitirdim. Her insanın bir sevdiği meslek vardır. Radyoculuk da benim yapımla direk örtüşen mesleklerden birisi.
Mikrofonun başında zamanın nasıl geçtiğini anlayamıyorum. Bunun yanında oyunculuk çok istediğim mesleklerden birisiydi. Onu da şu anda bir fiil gerçekleştiriyorum. Radyo ile oyunculuk arasında zaten o zamana yetişemiyorum. Hatta geçtiğimiz hafta setten programa gelemedim ve dinleyenlerimizle buluşmadık. Dolayısıyla radyoculuk ve oyunculuk benim hayal ettiğim, sevdiğim mesleklerden zaten. Başka bir meslek hiç aramıyorum açıkçası.
HEDEFİNİZ NEDİR?
Hedefim, bu işte en iyi olmak. İnsan yaptığı işin en iyisini yapmak için niyet etmeli, bu yönde çaba sarf etmeli, bende buna adayım. Bunun daha iyi olabilmesi içi neler yapılabilir? Oyunculuk, televizyon ayağı belki bir televizyon programı ile bu sürdürülebilir. Bunlar ilerleyen zamanlarda düşündüğüm projeler.
1996 yılından bu yana bir fiil bu işin içerisindeyim. Bugüne kadar iyi geldik. Ben iyi gelmeyi de sadece kendime saymıyorum. Allah yolumuzu açtı. Onun dilmesiyle gerçekleşti. Ben tüm kalbimle buna inanıyorum. Yoksa bizde çok büyük bir keramet yok. Bunun daha iyi olabilmesi için, daha başarılı olması için biz elimizden geleni ardımıza koymuyoruz. Gayret bizden, başarı Allah’tan
RADYO PROGRAMCISI ADAYLARINA NE GİBİ MESAJINIZ OLUR?
Bu işi düşünüyorlarsa bir kere konuşma olarak kendilerini çok geliştirmeleri gerekiyor. Okuyup araştırmaları gerekiyor. Mutlaka bir üniversite okumalarını istiyorum. Eğitimsiz hiçbir şey olmuyor.
MESLEK HAYATINIZDAKİ BİR ANINIZI BİZİMLE PAYLAŞIRMISINIZ?
Yerel bir radyodan bir demo istendi benden. Demomu sundum. Radyonun müdürü “Hayır, olmaz. Şimdilik yapmayalım” dedi. O söylem benim için bir kırılma noktasıydı. Normalde ben orda mesleği bırakma durumuna gelmiştim. Artık bu yolun bittiğini ve kapandığını düşünmüştüm. Sonrasında oradan çıkarak direk ulusal bir radyoya gittim. Yayın yönetmenine demoyu sundum. Yayın yönetmeni dinledi ve “Hemen başlayalım Ahmet” dedi. Ve bu bende müthiş bir şevk ve yol oldu bana. Bu meslekte buralara geldik.
SON OLARAK NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?
Güzel olan kendimize, ailemize, çevremize, ülkemize faydalı olabilecek her şeye ama her şeye destek verebilelim. İyinin yanında yer alalım. Kötülüklere karşı olalım. Yeri geldiği zaman bunu tepki olarak da ortaya koyalım. Bol bol okuyalım, cehaletten uzak duralım. Mümkün mertebe çocuklarımız, kardeşlerimiz okusunlar. Hem sevgili hemşerilerimize hem de ülkemizin farklı illerinden gelip de İstanbul’da hayatlarını sürdüren kardeşlerime şunu söylemek isterim.
Birçoğumuz Anadolu’nun herhangi bir şehrinden geliyoruz İstanbul’a. Hayallerimiz ve hedeflerimiz var. Bir işe girip çalışmaya başlıyoruz. Ve bu hedeflerimizden kopuyoruz. Ben 1994 yılında İstanbul’a geldim. Ve tekstil atölyesinde işe başlayarak ben bu yola adım attım. Sonrasında lise ve ortaokul dışarıdan ardından örgün eğitim üniversite. Daha sonrasında bu yolla koyuldum ve bu noktalara geldim.
Sonuç olarak, mutlaka hedeflerimiz olsun, ideallerimiz olsun, okumaktan vazgeçmeyelim, bir taraftan çalışırken, diğer taraftan da okulumuzu dışarıdan bitirelim. İdealleriniz ve hedefleriniz doğrultusunda mutlaka çaba sarf edin, yılmayın, gayret gösterin. İnanıyorum ki! O çabanın ve gayretin peşinde mutlaka başarı gelecektir. Okuyalım, okuyalım, okuyalım… Rabbim inşallah yarınlarımızı güzel kılsın.
AHMET YILMAZ KİMDİR?
Yılmaz, 1982 yılında Adıyaman’nın Gerger ilçesinde doğdu. İlkokulu memleketinde okuduktan sonra 1994 yılında İstanbul’a geldi. Ortaokul ve Liseyi Açık öğretimden tamamladı.2004 yılında Trakya Üniversitesinde Lisans öğrenimine başladı. 2 yıl Edirne’de öğrenim gördükten sonra 2006 yılında İstanbul Üniversitesine geçiş yaptı. İstanbul Üniversitesindeki lisans eğitimi ile birlikte Radyoculuğa ve Oyunculuğa başladı.
Radyoculuk ve Oyunculuk üzerine çeşitli kurslarda eğitim gördü. Mesleki donanımını artırdı. Birkaç yerel radyoda çeşitli programlar icra ettikten sonra 2008 yılında ulusal yayın yapan bir radyoda yayın hayatına devam etti. Farklı dizilerde oyuncu olarak birçok karakter canlandırdı. 2009’un Ağustos ayında vatani görevini yapmak üzere askere gitti.17 Ocak 2010 tarihinde kısa dönem Çavuş olarak askerliğini tamamlayıp terhis oldu. Yılmaz, Askerlik dönüşü Oyunculuğa ve Radyoculuğa kaldığı yerden devam etmektedir.
Söyleşinin Videosunu izlemek için LİNK'i tıklayın...
http://tr.sevenload.com/videolar/wtlYCZm-gazeteadiyaman
www.gazeteadiyaman.com
ETİKETLER :
Radyo 7 Adıyaman Gerger Ahmet Yılmaz