Yazıcıoğlu’nun yakın arkadaşı konuştu
Bir dönem BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu’nun yakınında yer alan Adıyamanlı Abdurrahman Mete, Sakıp Sabancı’nın Rahmetli Yazıcıoğlu’na Teklifini ve çok anısını paylaştı
Ropörtaj Emin Yeşil...Fotoğraflar Murat Buluğtekin
1969 Adıyaman doğumlu olan Abdurrahman Mete, Adıyaman’nın Muhsin Yazıcıoğlu’nun birinci memleketi olduğunu söyledi.
Abdurrahman Mete gençlik döneminde başladığı aktif siyasi hayatına, 1992’de Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarının kurduğu BBP ile devam etti. Partinin çeşitli kademelerinde görev yapan Mete, zamanla BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun en yakın dava arkadaşı olarak 25 Mart 2009 yılına kadar siyasi hayatına devam etti.
Tarih 25 Mart 2009’u gösterdiğinde Türkiye K.Maraş’tan gelen bir haberle adeta yıkıldı. BBP Genel Başkanı ve beraberindeki ekibi Kahramanmaraş’tan Yozgat’a götüren helikopterin düştüğünü haber kanalları son dakika anonsu ile geçiyorlardı. Helikopterde bulunan BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve 6 kişi hayatını kaybetmişti.
Abdurrahman Mete 29 Mart 2009 seçimlerinde Büyük Birlik Partisi’nden Sultangazi Belediye Başkan Adayı olarak seçim çalışmalarını sürdürürken, Kahramanmaraş’tan gelen haberle adeta yıkıldı. 25 Mart 2009 tarihinde “Siyasetten soğudum” diyen Abdurrahman Mete, Yazıcıoğlu’na en yakın olan isimlerden diriydi.” Babam” dediği Muhsin Yazıcıoğlu’nu anlatırken gözleri dolan ve onu çok özlediğini belirten Mete, “Rahmetli Genel Başkanımız Muhsin Yazıcıoğlu ile 18 yıl beraber siyaset yapmanın gururunu yaşıyorum” dedi.
YAZICIOĞLU; SAKIP SABANCI’NIN TEKLİFİ KARŞISINDA UTANDI
İstanbul Kadıköy’de bir nikâha katılmak için Rahmetli Genel Başkanımız Muhsin Yazıcıoğlu ile beraber nikâhın olduğu adrese gittik. Türkiye’nin en popüler isimleri bu nikâhtaydı. Nikâh salonuna girişimizde Sayın Yazıcıoğlun’u rahmetli Sakıp Sabancı kapıda karşılamıştı.
Genel Başkanımıza sarılan Sabancı, “Başkanım benim param helaldir. Ne olur bir yemek yiyelim” diyerek yemek davetinde bulundu. Daha sonra benim organizasyonumda Sabancı ikiz kulelerde Rahmetli liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu ve rahmetli Sakıp Sabancı yemekte bir araya geldiler. Bu yemekte Sakıp Sabancı, Yazıcıoğlu’na Büyük Birlik Partisi’ne bir otobüs hediye etmek istediğini ifade etti. Genel Başkanımız bu teklif karşısında birazda utanarak “Hayır Sakıp abi ihtiyacımız yok” diyerek bu teklifi kibar bir şekilde ret etti.
MUHSİN YAZICIOĞLU, BAŞBAKAN’I TUZAKTAN KURTARDI

Rahmetli Genel Başkanımız Muhsin Yazıcıoğlu’na Sayın Başbakanımız Recep Tayip Erdoğan’a yönelik bir komplonun yapılacağına dair istihbarat gelmişti. Sayın Erdoğan o dönem İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanıydı. Benim bizzat bulunduğum ve şahit olduğum bir ortamda Yazıcıoğlu ve Erdoğan bir araya geldiler.
Rahmetli Genel Başkanımızın Sayın Erdoğan’ı uyardığı ve daha öncede gündeme gelen bu komplo şekilde gelişti.” Milli Görüş’ün Erbakan’dan sonraki lideri olacağı konuşulan, dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Siirt’te partisinin düzenlediği bir mitingde okuduğu bir şiir nedeniyle Diyarbakır DGM tarafından yargılanıp, Nisan 1998’de 10 ay hapis ve 716 milyon TL para cezasına çarptırılmıştı. Karar Yargıtay 8. Ceza Dairesi tarafından da onanırsa, Erdoğan’ın siyaset hayatı bitecekti.
Bazı üst düzey askeri ve sivil erk sahipleri, bu davanın yakın takipçisi durumunda olduklarından, Erdoğan’ın işi oldukça zor görünüyordu.
Recep Tayyip Erdoğan’ın etrafındaki çember gün geçtikçe daralıyordu. Çevresindeki bazı arkadaşları, dışarıdan birilerinin etkisiyle, siyasi hayatını bitirecek olan bir kararın çıkmasını önlemek için, yüksek mahkemeden bazı kişilerle bir araya gelip görüşmesini önerdiler. Görüşmek isterse, gerekli girişimleri yapabileceklerdi. Görüşmede, masaya her türlü olasılığın ve teklifin konulması yararlı olacaktı. Başka bir deyişle, istedikleri kararın çıkması için, denileni yapacaklarını hissettireceklerdi.
Erdoğan, çevresindekilerin bu yöndeki önerisini kabul etti ve görüşme zemininin ayarlanması için yetki verdi. Süratle işe koyulan arkadaşları, kısa süre sonra randevuyu kopardıkları müjdesini vereceklerdi. Yükseklerdeki bazı isimler, Ankara’da bir mekânda bir araya gelmeyi kabul etmişlerdi.
Ancak görüşmeden bir ya da iki gün önce, Erdoğan’ın telefonu çaldı. BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, hayati bir konuyla ilgili görüşmeleri gerektiğini bildiriyordu. Derhal Yazıcıoğlu’nun yanına gitti. Muhsin Yazıcıoğlu, “Yapacağınız görüşmeye sakın gitme. Bu konuyla ilgili bir daha da benzer bir girişimde bulunma. Görüşme yerinde size suçüstü yapılacağı bilgisi geldi. En iyisi git cezanı çek” dedi.
Yazıcıoğlu’nun sözleriyle büyük şaşkınlık yaşayan Recep Tayyip Erdoğan, “Allah senden razı olsun” diyerek söyleneni yaptı.
MUHSİN YAZICIOĞLU SÜREKLİ TEHDİT ALIRDI
Rahmetli Genel Başkanımız sürekli tehdit alırdı. Mesela 28 Şubat sürecinde REFAH-YOL hükümeti kurulamadı. Seçimlere yakın bir zaman kala dönemin ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz, BBP Genel Merkezi’nde Yazıcıoğlu’nu ziyaret etti. O dönem ANAP’ın baraja takılma durumu söz konusu olduğundan genel başkanımıza İttifak olmaları yönünde teklif de bulundu.
O dönem Mesut Yılmaz ayrıca, Cem Boyner’in genel başkanlığını yapmış olduğu Yeni Demokrasi Harekâtı ile de ittifak çalışmaları içerisindeydi. Rahmetlinin Refah Partisi ile ittifak yapması gönlünde yatıyordu.
Fakat o zaman Oğuzhan Aslıtürk “Partilerini kapatıp gelsinler ”deyince rahmetli bu söze çok kızarak, ANAP ile ittifak yaptı. Fakat o dönem bir türlü hükümet kurulamıyordu. Rahmetli Mesut Yılmaz’ı arayarak “Neden bu hükümet kurulmuyor” diyerek, Yılmaz’a hükümetin kurulması için 1 hafta zaman veriyor. 1 hafta sonrada hükümet kurulmayınca, rahmetli genel başkanımız Mesut Yılmaz ile tekrar görüşerek, neden kurulmadığını tekrar sordu.
Mesut Yılmaz “ Bir takım güçler hükümetin kurulmasına izin vermiyor” demişti. O zaman DYP ve Refah Partisi görüşmeleri başlıyor. Üç oya ihtiyaçları var. Partimizin de o dönem 8 Milletvekili var. Rahmet genel başkanımız kehlen desteklemişti. Nitekim Rahmetli Yazıcıoğlu’na Başbakan yardımcılığı, 3 tane devlet bakanlığı,20’e yakın Müsteşarlık teklifinde bulunulmuştu.
Rahmetli genel başkanımız bunu rüşvet olduğunu söyleyerek kabul etmedi. “Adam gibi hükümet olursanız arkanızdayım” demişti. O dönem rahmetli Yazıcıoğlu’na tehditler gelmeye başlamıştı. Hatta görüşme talep edilmişti. Rahmetlinin aracı olarak gelen kişi ile görüşmesinde onu kimlerin yolladığını sordu.
Gelen kişi “Onların gücü var” diyerek imalı konuşuyordu. Rahmetli “Git onlara deki benim adım Muhsin Yazıcıoğlu ben öyle uzaktan bir şey yapmam, direk gelir yanında icraatımı yaparım” dedi. 28 Şubat sürecinde “Namlusunu millete çevirmiş halka selam durmam” diyen bir tek rahmetli genel başkanımızdı.
DARBEYİ ÖNLEDİ
Rahmetli Yazıcıoğlu Refah-Yol hükümetini kehlende olsa dışarıdan destekliyordu. O dönem hatta darbe olacak gibi söylentiler vardı. Rahmetli Genel başkan o zam darbe an Cumhurbaşkanı ve Başbakanı ziyaret ettikten sonra bir basın toplantısı düzenledi. Hatta o gün bekleniyordu. Rahmetli bu basın toplantısında Türkiye’nin İran ve Cezayir olmayacağını, fakat Suriyeleşmesine de izin vermeyiz demişti. Şimdi bu Suriyeleşme derken? Rahmetli şunu kastetmişti. Orda bir bas hükümeti var. Diyelim %20 bir bas varsa, %80 bir suni insan var. Fakat %20 ele geçirmiş ve yılardan beri Suriye’yi yönetiyor. Yani rahmetli genel başkanımızın Suriyeleşme dediği olay o. Ve darbe rahmetlinin dediği bir cümle ile önlenmiş oldu.
ADIYAMAN BİRİNCİ MEMLEKETİYDİ

Rahmetli Genel Başkanımız Muhsin Yazıcıoğlu için Adıyaman birinci memleketiydi. Sivaslı olmasına rağmen, rahmetli için Adıyaman’ın yeri ayrıydı. Adıyaman’da bulunan toplumun dinamiklerinden Menzil tarikatı ile bir bağlantısı vardı. Muhammed Raşit Erol hazretleri zamanından bu yana Yazıcıoğlu Menzil tarikatı ile sürekli temas içerisinde ve sık sık Menzil köyüne ziyaretler gerçekleştirirdi. Gönül dostları diye tabir ettiğimiz Cemaat içindeki saygın insanlarla temasları olduğunu biliyordum.
Rahmetli için Adıyaman çok farklıydı. Benimde Adıyamanlı olmamdan dolayı, zaman zaman Adıyaman’a yapmış olduğu ziyaretlerde bende bulundum. Nitekim BBP’nin Sivas’tan sonra en yüksek oy aldığı illerin başında Adıyaman gelirdi.
SİYASETTEN SOĞUDUM
Rahmetli Genel Başkanımız Muhsin Yazıcıoğlu ile 18 yıl beraber siyaset yaptım. Onun gururunu yaşıyorum. Rahmetli sağ iken ben hep yanındaydım. Rahmetlinin ölümünden sonra siyasetten biraz soğudum. Rahmetlinin yokluğu hissediliyor.
www.gazeteadiyaman.com
Erdoğan’ın yükseklerden bazı isimlerle görüşeceği mekânda, istihbarat birimleri ortak operasyon için düğmeye basmışlardı. Her türlü görüntüleme ve kayıt tertibatı yerleştirilmişti. Masaya herhangi bir şey konulması halinde de suçüstü yapacaklar, Erdoğan’ın siyasi hayatını sonsuza dek bitireceklerdi.
ETİKETLER :
Muhsin Yazıcıoğlu BBP Abdurrahmen Mete Sakıp Sabancı