Naif Karabatak Yazdı
Kat Farkıyla Kılıçdaroğlu Önde!
Dün kaleme aldığım “Gelin ‘Kongre Toto’ Oynayalım” başlıklı yazımın henüz mürekkebi kurumamıştı ki, (Bilgisayarla yazıyorum ondandır) “Krizler Partisi” CHP’de bambaşka bir kriz daha ortaya çıktı, ülkenin dört bir yanına arz-ı endam etti.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Yargıtay’dan gelen “tüzüğü uygulayın” emrini fırsat bilerek, bir çırpıda “gölgesinde kaldıklarını” tasfiye etti…
5 yadır, birçok mizah dergisine, karikatürlere, fıkralara konu olan genel başkanlığını sağlama almayı amaçlıyor, “Önder Sav korkusunu” yenmeyi düşünüyordu…
Ama kimse böylesine bir adım beklemiyordu…
O beklenmeyen adımı attı, önce Parti Meclisini (PM) toplantıya çağırdı, sonra PM’de kendisine kurulan tuzağın farkına vardığından olmalı ki, PM’ye katılma yerine “kendi MKYK”sını oluşturmayı daha doğru buldu…
Bunu haber alan Önder Sav ise küplere bindi…
“Daha dünkü çocuk” demedi ama ona benzer şeyler söyleyerek, CHP gibi köklü bir partiyi Kılıçdaroğlu’na bırakmayacağını söyledi…
Sonra, kendi eliyle getirdiği, kendi genel başkanına “İç düşman” benzetmesi yaptı…
Onu da eğiteceklerdi, ona da öğreteceklerdi, öğretmenliği seve seve üstlenirdi…
Neler neler?
Kılıçdaoğlu’nun eli armut toplamıyordu tabii.
O da, “Korku İmparatorluğu’nu” yıkmıştı…
Kendisini koltuğa oturtan kişiye “babanın malı mı” diye çıkışabiliyordu…
Kendisini göreve getiren partililerdi, götürecek olan da partililer olmalıydı…
Arkasını bir yerlere (orası neresi?) dayayanların emriyle hareket edemezdi…
Bütün bunlar farklı katlarda yapılıyordu…
Dördüncü katta, Önder Sav, kendi MKYK’sını toplamıştı, yani Kılıçdaroğlu’nun diskalifiye ettiklerini…
Biraz daha yüksekte, on ikinci katta ise “Yeni MKYK” toplantısı vardı…
Dün bazı CHP’lilerle görüşmek istedim; “siz hangi kattasınız?” diye soracaktım…
Sonra “hangi katı destekliyorsunuz” diye merakımı giderecektim…
Belki “oyunuz hangi kata?” diye bir soru da soracaktım…
Telefonlara çıkan CHP’li olmadı…
Hepsinde bir şaşkınlık vardı…
Neler oluyordu, Türkiye’nin en köklü partisinde…
Bu kadar mı köksüzdü?
Oysa Önder Sav, CHP’nin hukukla yönetildiğini, derebeylik olmadığını söylüyordu…
Korsandı “Yeni” diye nitelenen MKYK…
O zaman sabah Yargıtay bu kanunsuzluğa “dur!” derdi…
Sabah ola “hayır” olaydı…
Gece hiçbir CHP’linin gözüne uyku girdiğini sanmıyorum…
Taktiklerini konuşturdular, ellerindeki bütün kozları birer birer ama özenle, ama inatla, ama bin bir ümitle masaya koydular…
Her iki taraf da kararlıydı…
Birisi “babasının malı”nı koruyacaktı…
Bir diğeri “Genel Başkanlığını” ilan edecekti…
Bir başka deyişle her iki taraf da rüştünü ispat için “ayak oyunları” dahil her yolu denedi…
Sabah oldu, hayır oldu…
Yargıtay, “korsan” diye nitelenen “yeni” diye lanse edilen MKYK’na onay verdi…
Böylece “bir kasetlik genel başkan” sıfatını beş aydır taşımak zorunda kalan Kemal Kılıçdaroğlu, “Gölge Genel Başkan” ya da “Derin CHP”ye yenilmedi…
Sular duruldu mu?
Hayır!
Çünkü Kemal Kılıçdaroğlu’na taktik veren, onu destekleyen “kaset skandalıyla” görevden uzaklaştırılan/uzaklaşmak zorunda bırakılan Deniz Baykal’dı…
Baykal’ı uzaklaştıran Önder Sav’dı…
Kemal Kılıçdaroğlu’nu koltuğa oturtan Önder Sav’dı…
Önder Sav’ı uzaklaştıran da Kemal Kılıçdaroğlu…
Perde gerisinde ise Deniz Baykal…
Alın size çok bilinmeyenli bir denklem daha…
“Kongre Toto” oyunumuz kısa sürdü…
Şimdi daha çok oyunumuz var…
Önder Sav, dün tasını tarağını topladı, dönüşü muhteşem mi olur, torunlarıyla oyunlar mı oynar?
Deniz Baykal’ın Kemal Kılıçdaroğlu’na desteği, karakaşı, karagözü için miydi yoksa planını uygulamaya koyduğunun gerçeği miydi?
Kemal Kılıçdaroğlu, kat farkıyla Korku İmparatorluğunu yendiğini sanıyor. CHP’nin tek Korku İmparatoru Önder Sav mıydı, gerisi de var mı?
Bana sormayın, tüyo verirsem, “toto” oynamanın ne esprisi kalır?
Bu soruları en baba CHP’liler bile çözemez, çözmek bize mi kaldı?
ETİKETLER :
CHP Kemal Kılıçdaroğlu Önder Sav Kurultay