Naif Karabatak Yazdı
Gelin “Kurultay Toto” Oynayalım!
Türkiye’nin en köklü partisinde, olayların en köksüz şekilde olması bir tesadüf olamaz. Neyin ne olacağı konusunda çok seçenek var, şıklardan hangisini beğenirsen al. Partiye “hükmeden” partililer veya yönetim olmadığından, alınan kararların ve ortada dolaşan iddiaların hangisinin gerçeğe dönüşeceği de bilinmiyor…
Bütün bunlar bilinmeyince, bu defa iş şansa bırakılıyor…
Şans deyince de, akla toto, loto geliyor…
Hazır şıklar da çok, beğen beğen al, al al beğen…
Mesela, “CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu köşkte verilecek resepsiyona katılacak mı?” sorusu, neredeyse iki hafta gündem oluşturdu…
Sayın Kılıçdaroğlu, ne “katılacağım” dedi, ne de kesin bir dille “katılmayacağım” diye cevap verdi…
Ne yaptı?
“Bekleyin görürsünüz”
Bekledik, katılmadı…
Beklemiyor olsaydık da katılmayacaktı…
Ama o kendisinden emin değildi…
Çünkü tek başına da, yönetimiyle de karar alamıyordu…
Her zaman aldığı kararların aksine durum ortaya çıkıyordu.
O zaman işi şansa bırakmak gerekirdi…
“Ya tutarsa” deyip, göle maya çalmanın âlemi yoktu…
Tutmaması çok daha büyük bir ihtimaldi…
O zaman “ya olacak, ya olmayacak” deyip, kafaları karıştırmaya da gerek yoktu…
“Bekleyin” denirdi, “bekleyin canım, az kaldı, görürsünüz” deyip, işi geçiştirmek en iyisiydi…
O zaman, siyasi kulislerde de bir tahmin yarışı alır giderdi…
Belki bahse tutuşanlar olurdu…
“Ya şundadır, ya bunda..” diye oyunlar oynanır…
“Oooo, ondurma, canım ister dondurma” diye de yepyeni çocukça oyunlar üretilebilirdi…
Belki Milli Piyango İdaresi, “CHP Toto” diye yeni bir şans oyununu bahis severlere sunardı…
Böylece CHP’nin ilk kez milletine bir faydası olurdu…
Nasıl demeyin, bahislerden elde edilecek gelirin bir kısmı, Çocuk Esirgeme Kurumuna, bir kısmı Sosyal Yardımlaşmaya ve bir kısmı da daha başka hayır kurumlarına gider, millete bir hayırları olurdu…
Hani “Hayır”ı da çok seviyorlardı…
“Nıck” diyorlardı sıkışınca…
Sırada “Kurultay Toto” var…
CHP’nin antidemokratik tüzüğünde bir iki rötuş gerekiyor…
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya “ihtar” vermeye hazırlandığını söyledi…
Tüzük değişmeliydi…
Bilinen ise “tüzük kurultayda değişir”di…
Ama bu CHP’nin yorulmasına, yolda kalmasına, süvarinin değişmesine yol açabilirdi…
Zaten zorla “kaset” olayı süvariyi değiştirmişti…
Söz konusu AK Parti olsaydı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bütün kanunları zorlar, hatta Google efendiye danışıp, “kurultaya gerek var! diye sert bir üslupla emredebilirdi…
Ama söz konusu CHP olunca, riske girmeye gerek yok, önüne gelmeyen dava için peşinen fikir açıklardı…
“Kurultaya gerek yok” deyip, yüreklere su serpmek istedi…
Ama su biraz sıcak olmalı ki, bazı kesimleri acıttı…
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu “kurultaya gerek yok” diyor, tıpkı başsavcı gibi…
Kılıçdaroğlu’ndan sıkılanlar ise “kurultay isteriz!” diye tempo tutuyor, ahengi bozuk bir şekilde…
İmza da topluyorlar…
Yargı “gerek yok” dediği halde, “yok canım, gerek var. Yapalım kurultayı, değişelim genel başkanı” niyetleri öne çıkıyor…
Umdukları gibi çıkmamıştı Kılıçdaroğlu…
Arada bir cızırtı edip, moralleri bozuyordu.
Ne o öyle demokratikleşme, başörtüsü falan filan…
İki de bir hata mı düzelteceklerdi…
Ama Kılıçdaroğlu bu defa sözünün arkasında durmaya niyetli…
Yani kurultaya gidilmeyecek…
Gölge Genel Başkan Önder Sav da kararlı, kurultaya gidecek, imzalar bile tastamam…
Şimdi soruyorum, “CHP kurultaya gidecek” diyenler, “gitmeyecek” diyenler ve “bu kadar zor soru sorma kardeşim, biz kâhin miyiz” diyenler…
Alın elinize kuponu, “Kurultay Toto” oynayın…
Sonunda kaç milyar var, onu da Milli Piyango İdaresi açıklasın…
Her şeyi de devletten(!) beklemeyin canım…
***
Bunu önce yapsaydın!
84 yaşında yeniden genel başkan olan Necmettin Erbakan, dün Türkiye Partisi Genel Başkanı Abdullatif Şener’le görüşmüş. Muhtemelen ittifak görüşmesi…
Gazetecilerin “Seçimden önce TP ile güç birliği olabilir mi” sorusuna, Erbakan, “Ülkemiz milletimiz için gereken neyse hepimiz seve seve bunu yerine getiririz” diye cevap vermiş…
Keşke “gerekeni” seve seve Recep Tayyip Erdoğan ve ekibi partisinden ayrılacağı zamanda yapsaydı…
Keşke “gerekeni” seve seve Numan Kurtulmuş ve ekibine “komplo” kurduklarında da yapsaydı…
Her şey çok daha farklı olur muydu diye düşündüm bir an, olur muydu?
ETİKETLER :
CHP Kurultay Naif Karabatak Toto