|
|
|
|
|
|
|
|

 

Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto
Zafer Üskül Ne Demek İstedi?

Zafer Üskül Ne Demek İstedi?
 

 Naif Karabatak Kaleme aldı...

 

Zafer Üskül Ne Demek İstedi?

 

İki gündür düşünüyorum ama bir türlü cevap bulamadım. Sonunda kafamı karıştıran soruyu köşeme alarak, okuyucularımla birlikte bir cevap bulmayı uygun gördüm.

 

Üniversitelerde başörtüsü tartışmaları yazılı ve görsel basında devam ediyor. Hali üzere “tartışma” programlarının “aranan” isimleri de kanal kanal gezerek, vatandaşları aydınlatıyor. Bazıları da karartıyor…

 

Bu hengamede, güzel yurdumun iki güzel ilinden, iki güzel kız çocuğunun “başörtülü derse girme” talebi gündeme “atom bombası(!)” gibi düştü…

 

Sonra savunmaya geçenler oldu, “onların babaları tarikatçı”ydı…

 

Haber, televizyon kanallarında gözümüzün içine sokulurken, birden tüm ekranlarda TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Zafer Üskül arz-ı endam etti.

 

Sayın Üskül, aileleri uyardı, -pardon- tehdit etti; Eğer çocuklarını başörtüyle okula gönderme niyetinden vazgeçmezlerse devlet çocukları alabilirdi…

 

Çocuğun kendi isteğiyle başını örtüp, örtmediği sorusu hepten gereksiz görüldüğünden direkt olarak ailelere mesaj veriliyor, aileler tehdit ediliyordu. Hani çocuk ya…

 

Devlet çocuğumu alacak” düşüncesi sardı bütün benliğimi…

 

İlköğretimde okuyan kızım olmadığından, böyle bir durumla karşılaşma olanağım şimdilik yok ama düşüncesi bile beni şoke etti…

 

Ne yani, çocuğumu “devletin istediği” gibi yetiştirmek zorunda mıyım?

 

Devlet ne istiyor, madde madde yazılı mı; Kaç lira harçlık vereceğimizi bile belirlemiş mi?

 

Benim çocuğumu benden daha iyi mi sevecek, daha iyi mi bakacak, daha iyi mi bağrına basacak, daha iyi mi geleceğini garantiye almak için didinecek?

 

Devlet çocuğumu benim gibi sevebilir mi Allah aşkına?

 

Hem bu devlet dediğimiz, kurum ve kuruluşlardan oluşan yapı, nasıl çocuk yetiştirilmesini istiyor?

 

Mesela ne giyindireceğiz, ne yedireceğiz, hangi ahlakı öğreteceğiz, dini bilgi verecek miyiz, oyunları nasıl olmalı, hangi dizilere bakmalı, hangi kanalları izlemeli, hangi kursa yazılmalı, hangisinden köşe bucak kaçmalı?

 

Bütün bunlar için devlet mi karar verecek?

 

Elbette devlet dediğin, çocuğun hakkını korumalı, istismarına müsaade etmemeli, baskı gördüğünde “hop!” diyebilmeli ama bundan sonrası fazla olmuyor mu?

 

Elbette ki, sayın Üskül’ün gerekçesi “eğitim özgürlüğü” nedeniyle…

 

Haklı da, her çocuk eğitim özgürlüğünden faydalanmalı…

 

Ama her çocuk, ayrım yapmadan her çocuk…

 

İlköğretimde de, lisede de, üniversitede de…

 

O yaştaki çocuk örtünür, örtünmez tartışması benim konum değil. Zaten benim kafamı kurcalayan da “başörtüsü takmalı mı?” kısmı değil, “başörtüsü taktı diye devletin çocuğu alabiliyor” olması…

 

Türkiye, her alanda ilginç bir ülke…

 

Her çocuğun okuma mecburiyeti (bunu siz özgürlüğü olarak okuyun) var, kâğıt üzerinde de olsa bu böyle…

 

Ama okumama özgürlüğü yok…

 

Her erkeğin askerlik yapma mecburiyeti (bunu da vatan borcu olarak okuyun) var, yapmama şansı yok, talebi bile suç…

 

Bizde özgürlük dediğin “mecburiyet” şeklinde kendisini gösteriyor…

 

Sayın Üskül’ün bir diğer gerekçesi o yaştaki çocuğun “kendi kararını veremediği” yönünde…

 

Çocuğu herhangi bir sanat dalına gönderenler, sosyal aktivitelere yönlendirenler, resim, şiir, roman, hikâye, bale, dans, halk oyunları ve daha akla gelebilecek yüzlerce etkinlik ve sanata veya “şiddet içeren” dövüş sporlarına yönlendirirken, çocuğun “kendi kararını veremediği” asla akıllarına gelmiyor.

 

Farklı din ve mezheplerde de bu kaygı ön plana çıkmıyor; “çocuğunuzu alırım ha!” şeklinde bir tehdit kendisini göstermiyor.

 

Ama söz konusu başörtüsü olunca sivri akıllar çalışmaya başlıyor, herkes aslan kesiliyor ve herkes “zorla” kapatıldığı fikrini öne sürüyor…

 

Zorla açtırılanlar”a da ses edilmiyor…

 

Sorun, ilköğretim çağındaki çocuğun başörtüsü takıp takmaması değil…

 

Kaygımın esas kaynağı, başka alanlarda, başka kıyafetlerde, başka yaşam tarzlarında değil de, neden söz konusu başörtüsü olduğunda “devlet çocuğu alır ha!” diye korku salınmaya çalışılıyor?

 

Oysa biliniyor ki, ilköğretim henüz 8 yıl olmadan, özellikle doğu ve güneydoğu başta olmak üzere, yurdun birçok yerinde kızlar ilkokuldan sonra okumuyor, eğitim alamıyor, deyim yerindeyse “cahil” kalıyordu. Ortaokulu bitiren kız sayısı, nüfusa oranla çok azdı, kırsal bölgelerde bu daha da kendisini belli ederdi. Bunun altında yatan yüzlerce neden var ve eğitimciler hepsini de çok iyi biliyor ve yine biliyorlar ki, en baştaki neden “örtü”ydü…

 

O zaman, “çocuğunuzu alırım ha!” deme yerine, o çocuğu önce okula kazandırmak, sonra da hayatın gerçekleriyle yüzleştirmek, aldığı eğitimle daha iyi yetişmesine katkı sağlamak gerekmez mi?

 

Eğer devlet, başörtüsü nedeniyle “çocuğu alma” hakkının kendinde olduğunu sanmaya başlarsa, bir başkası da, çok farklı alanları ortaya sürerek, çocuğun kendi kararını veremediğini hatırlatmaya başlar…

 

Ben Sayın Üskül’ün tehdidinin “kızları okula kazandırma yönünde bir kazanç” olduğunu düşünmüyorum. Hatta kaş yapayım derken, göz çıkarmanın böyle bir şey olduğunu iyice düşünmeye başladım.

 

ETİKETLER : Ak Parti Zafer Üskül Naif Karabatak

 
 SİZDEN GELEN YORUMLAR

 

KAYITLI YORUM BULUNAMADI

 

  Diğer Başlıklar Tüm Haberler
     
 
Geri kalmışlıkta 66’ıncıyız!

Geri kalmışlıkta 66’ıncıyız!

Kalkınma Bakanlığı, illeri gelişmişlik bakımından sıraladı. İlk sıradakiler malum; peki son sırada hangi il var? Listenin son sıralarında Muş, Hakkari

O Şairlerin Sultanıydı

O Şairlerin Sultanıydı

AK Parti Adıyaman Milletvekili ve TBMM İnsan Hakları Komisyon Üyesi Mehmet Metiner, bir döneme damgasını vuran Şair-Yazar ve Dava Adamı necip Fazıl Kı

Adıyamanlılar Dergisi “Sivil Anayasa”yı İşledi

Adıyamanlılar Dergisi “Sivil Anayasa”yı İşledi

Adıyamanlılar Vakfı’nın üç ayda bir çıkarmış olduğu yayın organlarından biri olan “Adıyamanlılar” dergisinin son sayısı Sivil Anayasa ağırlıklı olarak

OGS ve KGS Kalkıyor

OGS ve KGS Kalkıyor

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, yollarda zaman kaybına sebep olan OGS ve KGS'nin EGS adı altında tek sisteme dönüşeceğini

>> Boşansan da aldatamazsın!
>> Erdoğan masasındaki anketi açıkladı
>> Cemaat camide kardeşim
>> Ziyaret Çayı Rekreasyona Hazırlanıyor
>> Necip Fazıl Kısakürek Anılıyor
>> CHP'nin 4+4+4 başvurusu rededildi
>> Ruşen Çakır kimin projesi?
>> Metiner’den Regaip Kandili Mesajı
>> Tarihi affın affı da geldi
>> Bu geceye hürmet edenler afedilir
>> Recep Allah'ın büyük ayıdır
>> Adıyamanlılar 1 Temmuz da buluşuyor
>> 'Poşu' davasında gerekçeli karar
>> Memurlar bugün çalışmayacak!
>> Mağdurlar anlattı vekiller ağladı
>> Abdullah Öcalan Sayın Değildir!
>> Erdoğan,Aydın'la beraber Pakistan'da
>> Tapu Kadastro’da ‘Yenilenen’ Kutlama
>> Terör ve Şiddet Kanal a'da

 

  Bu Haberi Paylasin

Tarih 26.10.2010 08:30:00

Kategori Güncel

  Haberle Ilgili Ayrintilar
  Habere Yorum Ekleyin
  Eklenen Yorumlari Okuyun
  Haberi Arkadasina Postala
  Haberi Sık Kullanılanlara Ekle
  Bu Kategorideki Tüm Haberler
  Bu Kategoriye Abone Ol
  Benzer Haberler...
 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  ANA SAYFA | ARAMA | REKLAM | ARSIV | EDITÖRE YAZ

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.

İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Makro SMS

Adıyaman24 Adıyaman haberleri

 

 

Video Haber

Zaranın sesiyle salavat dinle ( İZLE)

 

   

Politika

Bu Güç, Halkın Gücü

İlericilik Sözde Değil, Özde Olmalı

Metiner: İhlaller tarihe gömülmeli

En Canlısı Milli Görüş Teşkilatıdır

Yeni dönem çok farklı olacak

Yalçın,AK Parti İl Başkanlığına Adayım

Eylem Sokaktan Mahkemeye taşındı

Metiner Kanal A ve Habertürk’te

MHP’lilerden Referanduma “Evet”

Hangi gazeteci hangi partiden aday oldu?

 

Spor

Vali Sodan Alacak İçin Devrede

Foto Özer’den Örnek davranış

Gençlere “Büyük” Spor Salonu

Öğretmenimle futbol oynuyorum’

Adıyamanspor yine kayıp

Adıyamanspor Tarsusla yenişemedi

Adıyamanspor puan hasretine son verdi

Türkiye ikinci maçında Rusyayı da yendi

Şampiyonlar Vali Sodan’ı Ziyaret etti

Adıyamansporda hedef 3 puan