Kendisini dinleyeni ağlatan sanatçı
Son zamanların yükselen değeri Türk Halk Müziği sanatçı Adıyamanlı Tuncay Okutan şöhret basamaklarını bir bir tırmanırken,Kişiliği,Efendiliği ve Mütevaziliği ile de takdir toplamaya devam ediyor...Yazarımız Mehmet Metiner'de,Tuncay Okutanı kaleme aldı
İşte Mehmet Metiner'in yazısı...
Dinlerken ağladığım sanatçı…
Tuncay Okutan genç ve eğitimli bir ses…
Halk müziğini o kadar güzel okuyor ki, dinlerken kendinizden geçiyorsunuz…
Sadece halk müziğini değil rahmetli Ahmet Kaya parçalarını çok güzel okuyor…
Sahiden farklı bir sesi ve duruşu var…
Müziğe kendi rengini vermesini biliyor…
Henüz yaşının baharında…
Ama yetenekli mi yetenekli…
Duruşu da tam bir sanatçı duyarlılığını yansıtıyor…
Elindeki sazını konuşturuyor sanki…
Bağlamasına diyecek yok…
Sahne performansı da öyle…
Dinlerken büyülendiğimi hissettim bir an için…
Geçen ay Sultanahmet’teki Yer altı sarnıcında izlerken/dinlerken yüreğimin müthiş kabardığını hissettim…
Vaktin nasıl geçtiğinin farkına bile varmadım…
Hem sesi alıp götürdü beni o has müzik ülkesine, hem de yürek iklimime olağanüstü bir dinginlik kattı sazıyla ve sözüyle…
İzleyicilerin/dinleyicilerin arasında yabancılar da vardı…
Yeryüzünün her yerinden İstanbul’u gezmeye gelen turistler…
Nasıl alkışladıklarını görmenizi isterdim…
Demek ki müziğin o evrensel tınısını da çok iyi taşımasını biliyor sevgili Tuncay…
Onlar alkışladıkça ben gurur duydum…
Çünkü Tuncay benim hemşehrim…
Babası da benim dostum…
Adıyaman’ın Besni ilçesinden…
Ama o artık Türkiye’ye ait…
Türkiye’nin dört bir yandan yüreğini konuşturuyor…
Türkiye’nin müzik iklimine kendinden bir ses, kendinden bir tını katmaya çalışıyor…
O güzel sesi ve yüreğiyle çoktan ulusala kendini taşımış bence…
Henüz yeterince tanınmamış olması onun ses kalitesiyle alakalı değil…
Onun eksikliğinden kaynaklı değil…
O ayrı bir fasıl…
Müzik piyasasın kuralları çok ayrı…
Orasına girmek bu yazının konusu değil…
Elinizden tutan yoksa sesinizin kalitesi tek başına ne yazık ki anlam ifade etmiyor…
Kanımca Türkiye’de bir çok kaliteli ses bu yüzden ya hak ettiği yere gelemeden sönüp gidiyor, ya da İstanbul’un o sert ve hileli dalgaları arasında boğulup gidiyor…
Tuncay henüz hak ettiği yerde değil, ama önü açık bir sanatçı…
Onun sesi yakın bir zamanda Türkiye’nin sesine dönüşecek…
Dönüşmeli…
O bunu hak ediyor….
Sadece sesi ve yorumuyla değil efendiliğiyle de, saygısıyla da…
Son zamanlarda izlediğim en iyi seslerden biri…
Ne yalan söyleyeyim, yer altı sarnıcındaki konserini izlerken müthiş gurur duydum…
Ve türkülerini dinlerken bir güzelcene ağladım…
Mahsuni ve Ertaş gibi ustaların parçalarını ne güzel okuyor, ne içten okuyor bir dinleseniz diyorum…
Hem türküleri seslendirirken o yüreğime işleyen sesinden, hem de hemşehrim olduğundan dolayı gurur duydum…
Geçen Pazar günü Adıyaman’ın Kahta ilçesinde İzol aşiretinin dayanışma toplantısında dinledim…
Dün gece de Sultanahmet’teki yer altı sarnıcında dinledim tekrar…
Defalarca dinlesem de bıkmayacağım bir ses olduğunu gördüm…
Aynı hazzı/lezzeti aldım…
Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş Genel Müdürü Nevzat Bayhan’a teşekkürlerimi iletiyorum, bu güzel ve genç sese sahip çıktığı için…
Sadece İstanbul’daki değil diğer illerdeki belediye başkanlarımızın da bu yeni sesi halkla buluşturmalarını diliyorum…
Müzik bizim duyarlılığımızdır…
O türküler hepimizin hassasiyetlerini taşıyan sözler içeriyor…
Bir de güzel söylendiğinde müthiş bir sinerji oluşuyor…
Kendi kültürümüze, kendi seslerimize sahip çıkmalıyız diyorum…
Yolun açık olsun diyorum sevgili Tuncay’ım!
Not: Duydum ki Eyüp Savcısı dostum Mehmet Demir HSYK üyeliğine adaylığını koymuş. Referandum sürecinde “evet”in anlamını katıldığı ülke tv’deki programlarda en iyi ve en cesur bir biçimde anlattığına şahit olduğum sevgili dostuma başarılar dilerim.
ETİKETLER :
Mehmet Metiner Tuncay Okutan Amet Kaya