Mazlumder’den CHP’ye Ziyaret
Mazlumder Sivil Anayasa İçin Devrede
Mazlumder Genel Başkanı Hemşerimiz Ahmet Faruk Ünsal ve Yönetim kurulundan oluşan bir heyet, CHP Genel Merkezinde Genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve Haluk Koç ile görüşerek“Yeni Bir Anayasa’ya İnsan Hakları Bağlamında İlkesel Öneriler” başlıklı çalışmayı sundular.
BDP’den sonra CHP’yi ziyaret eden Mazlumder, yeni Anayasa çalışmaları çerçevesinde Kürt sorunu ve Başörtüsü sorununun çözümüne ilişkin görüşlerini aktarak sivil anasanın gerekliliği üzerinde durdular.
Görüşmeye Mazlumder Genel Sekreteri Duran Özdemir, Genel Başkan Yardımcısı Emrullah Beytar, Cüneyt Sarıyaşar, Genel Yönetim Kurulu üyesi Mehmet Alkış, Ömer Atalar, Mazlumder Ankara Şubesi Başkanı Üstün Bol ve Mazlumder Diyarbakır Şubesi Başkanı Selahattin Çoban da katıldı.
Görüşmede CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na Mazlumder Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal tarafından sorunların çözümüne ilişkin “Kürt” ve “Başörtüsü” başlıklı iki özet çalışma daha sundu.
Ünsal’ın CHP Genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na sunduğu “Yeni Bir Anayasa’ya İnsan Hakları Bağlamında İlkesel Öneriler” şöyle:
Giriş
1982 Anayasası, 1980 askeri darbesi ve sıkıyönetim döneminde, olağanüstü koşullar altında hazırlanıp kabul e(ttirilmiş)dilmiştir. Darbeciler katı ideolojik yapısını; militarist, yargısal ve bürokratik vesayetçi kurumlar yoluyla Anayasa’ya kuvvetle yerleştirmişlerdir.
Bu Anayasa’da; “Başlangıç” kısmından başlamak üzere, temel hak ve özgürlüklerin korunup, geliştirilmesi değil, devletin, ideolojik ve dayatmacı kurumlarının korunması amaç edinilmişti.
Yapılan tüm değişikliklere rağmen, bu Anayasa’nın ruhundaki özgürlükleri lüks gören anlayış değiştirilememiştir. Mevcut Anayasa ile Sünni Müslümanlar, Aleviler, Gayrimüslimler, Kürtler, Lazlar, Çerkezler, Araplar ile tüm etnik ve diğer kimliklere sahip insanlarımızın temel hak ve özgürlükleri yasa yoluyla ihlale uğramıştır.
Vesayetçi rejimin kendini koruma refleksi, tüm insanlarımızı zulme uğratmıştır. Bu zulümlerin giderilmesi için, araç olan devletin yönetim mekanizmasının; ideolojisiz, tarafsız, hak ve özgürlükleri herkes için koruyan, geliştirmeyi amaçlayan bir yapıya sahip, hesap verebilir olması gerekir
MAZLUMDER olarak, yeni bir Anayasa yazmak yerine, ulusal ve ulusal üstü insan hakları mevzuatı kapsamında, yeni Anayasa’nın yapılmasında dikkat edilmesi gereken temel ilkeler, olması gerekenler ile özgürlükçü bir Anayasa’da olmaması gerekenleri önemsemekteyiz.
Irk, din, mezhep, dil, siyasi görüş, cinsiyet, yaş, engellilik ve diğer farklı kimliklerin ve sonuçta hepimizin uğradığı mağduriyetlerinin giderilmesi amacıyla; kendimiz için istediğimizi, herkes içinde isteyebilmemiz halinde sorunların çözümü için adil bir çalışmanın kapısı açılacaktır.
Türkiye’deki hak ve özgürlük problemlerini çözmek, hepimizin hakkı için hep birlikte çalışmayı gerektirmektedir.
İnsan Hakları Bağlamında Öneri Ve İlkeler
1-Devlet Tarafsız Olmalı
Yeni Anayasanın en önemli vasıflarından biri devlet organlarını “nötr-yansız” bir pozisyonda konumlandırmasıdır. Devlet, belli bir görüş doğrultusunda toplumu değiştirip dönüştüren bir cihaz değil, aksine ırklar, dinler, ideolojiler, değerler ve inançlar karşısında eşit mesafede duran “tarafsız bir hakem” olmalı, vatandaşların birbirlerine baskı ve tacizini önleyip güvenliğini sağlayan bir hizmet aracı olarak düzenlenmelidir.
2-Anayasa İdeolojisiz Olmalı
Yeni anayasada, Kemalizm ile bu ideolojiyi besleyen “Atatürk milliyetçiliği” ve “Atatürk ilke ve inkılâpları” gibi kavramlara yer verilmemeli; sivil ve demokratik Anayasa, devletin hukuki ve siyasal tarafsızlığına gölge düşürecek hiçbir ideolojiyi bünyesinde barındırmamalıdır.
3-Anayasanın Başlangıç Kısmı Kutsal Devletten Kurtarılmalı
Tarafsız, ideolojisiz ve araç devlet anlayışını esas alan, kısa bir başlangıç bölümü olmalıdır. Her türlü ayrımcılığı reddeden, farklılıkları kabul eden, hak ve özgürlükleri koruma ve yaşatma temelinde ilkesel ortaklık vurgusunun yapıldığı bir başlangıç kısmı olmalıdır.
4-Değiştirilemez Hüküm Olmamalı
Anayasa’da değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez nitelikte hiçbir hüküm olmamalıdır. Anayasa hükümleri bir araç olup, kutsiyet atfedilmemeli, değişebilir olmalıdır.
5-Hak Ve Özgürlüklerde Pazarlık Yapılmamalı
Temel hak ve özgürlüklerimiz, doğal hukuktan aldığımız doğuştan ve devredilemez haklarımızdır. Yapılacak yasal düzenlemeler, toplumsal hassasiyetleri dikkate almayı gerektirse de, bu endişe; hak ve özgürlüklerimizde veya diğer kişilerin haklarında pazarlık etme hakkımız olmadığını unutturmamalıdır. Kırmızı çizgiler, “ötekiler” için yaşam alanını daraltıyorsa, bir zulüm aracına dönüşür. Kendimiz için ne istiyor isek başkası içinde aynı hakları isteyebilmeliyiz.
Örneğin, sadece “Türk dili” yerine, bireylerin kendi anadillerini, devletin hizmet alma ve verme alanlarında kullanımına imkan tanıyan esnek bir yaşam alanı, ilkesel olarak esas alınmalıdır.
6-Çoğulculuk Ve Özgürlük Esas Olmalı
Toplumu homojenleştirmeyi hedefleyen ve bu sebeple de militer ve otoriter bir içeriğe sahip Anayasa, yurttaşlara zulmün aracı olur. İnsanların farklılıklarını yaşama ve farklılıklarıyla var olma hakkını baskı altında tutan tek tipleştirici Anayasa yerine; etnik, din, dil, kültürel ve diğer farklılıkları reddetmeyen, var olma hakkı tanıyıp varlıklarını idame ettirmelerini destekleyen, tedbirleri alan hükümler yer almalıdır.
Anayasa; kişisel, grupsal, hukuki, siyasal, ekonomik, sosyal, kültürel ve diğer hakları güvence altına alan bir yapıda olmalıdır. Özgürlükler asıl olmalı, birey, devlet mekanizmasına kurban edilmemelidir.
7-Vatandaşlık Tanımında Bir Irk Vurgusu Olmamalı
Türk veya diğer etnik kimlikler ile diğer farklı kimlikler arasında ayrımcı unsurları esas almayan bir vatandaşlık tanımı olmalıdır. “Anayasal Vatandaşlık” temelinde farklı kimlikleri, vatandaşlığın kazanılması veya kaybedilmesinde esas almayan, farklı kimliklerin bir arada yaşamasını mümkün kılan hukuki bir bağ olarak tanımlanmalıdır.
8-Eğitim Hakkı (Herkes İçin) Engellenmemeli
Her bireyin eğitim hakkına sahip olduğu, eğitimde tek tipçi veya ideolojik unsurlar yerine farklılıkların zenginlik olduğu vurgulanmalı, ayrımcılığı besleyen beyanlar kaldırılmalıdır. Anadilde eğitim hakkı, talep eden diğer etnik kimliklere tanınmalıdır. Eğitim kurumlarında etnik veya diğer farklılıklar ile kılık-kıyafetinden dolayı hiç kimse eğitim hakkından mahrum edilmemelidir.
9-Din Ve Vicdan Özgürlüğü (Herkes İçin) Sağlanmalıdır
Devletin din ve inançları belirleyen, yönlendiren yapısı nedeniyle Türkiye’de Sünniler, Şiiler, Aleviler ve Gayrimüslimler sorunlar yaşamaktadır. Bireylerin bir dine inanma veya inanmama özgürlüğü korunmalıdır. Devletin oluşturduğu yeni din yerine, grupların kendilerinin belirlediği din ve inanışlara yaşama ve yayma hakları güvenceye bağlanmalı, hiç kimse, inancını uygulamaktan dolayı resmi mercilerce mağdur edilmemelidir.
Türkiye’de laiklik adına resmi kurum olan Diyanet İşleri Başkanlığı’nı da oluşturarak dine, dindarlara müdahale edilmektedir. Laiklik din ve devlet işlerinin ayrılması olarak tanımlansa da, bunu istemeyen yurttaşlar açısından bir dışlama getirmektedir. Eşitlik ve tarafsızlık ilkeleri esas alınmalıdır. Devletin inanan inanmayan tüm görüşlere eşitlik mesafede durması, hiçbirini öncelememesi ve diğerine müdahale etmemesi şeklinde tarafsızlık ilkesi ile din ve vicdan özgürlüğünü sağlanabilir. Devlet, kişi ve grupların birbirlerine karşı baskısını önlemelidir. Devlet, talebi olan toplulukları, herkese açık olan bir fondan, maddi açıdan destekleyebilir. Ayrıca çok hukukluluk sistemiyle, inanç ve inançsızlık grupları korunup, hukuki güvence sağlayabilir.
10-İktidarın Kullanımı Ve Kuvvetler Ayrılığı
İktidarı atanmış kişi veya kurumlar değil, seçilmiş hükümet, vatandaşlar adına kullanmalıdır. Yasama, yürütme ve yargının erkler ayrılığı ilkesi esas alınmalıdır. Ancak bu yetkiler diktatörlüğe ve yargıçlar devletinin oluşumuna engel olmayacak netlikte düzenlenmelidir.
11- Hiçbir Vesayet Olmamalı
Yeni Anayasada, askerin, yargının, bürokrasinin siyasi iktidar üzerindeki vesayetçi konumuna son verilmeli, seçilmiş sivil otoritenin hâkimiyeti tesis edilmelidir. Bu amaçla öncelikle MGK kaldırılmalı, yerine uzmanlardan oluşan teknik bir danışma kurulu oluşturulmalıdır. Genelkurmay doğrudan Milli Savunma Bakanı’na bağlı ve ona karşı sorumlu hale getirilmelidir. Hükümetin ve sivil mekanizmaların askeri harcamaların mali denetimini sağlayabilmesi için düzenlemeler yapılmalıdır.
12-Yargıda Adalet Esas Olmalı, Bağımsızlık Ve Tarafsızlık Sağlanmalı
Sivil Anayasa, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı ilkeleri dâhilinde hukukun üstünlüğünü hâkim kılmayı amaçlamalıdır. Yargı, kararlarında, devleti değil, adaleti esas almalıdır. Yargı alanında iki başlılığa neden olan “askeri yargı sistemi” kaldırılıp, askeri disiplin işlerine bakan bir konuma getirilmelidir. Kamu görevlilerini koruyan, kurum içinde işlenen suçlar nedeniyle yargılanma iznini, kendi amirinin müsaadesine bağlı hale getirilen sisteme son verilmeli ve herkes, izin alınmasına gerek olmadan, yargı karşında hesap verebilmelidir.
14-Yargısız Yetki Olmamalıdır
Hukuk devletinde idarenin her türlü işlemine karşı yargı yolu açık olmalıdır. Bu çerçevede, Cumhurbaşkanı’nın tek başına yaptığı işlemler dahil olmak üzere devlet mekanizması içerisindeki bütün kurul ve kurumların tüm kararlarına karşı etkin bir yargı yolu oluşturulmalıdır.
15-Siyasi Parti Çalışmalarına En Geniş Özgürlük Sağlanmalı
Siyasal temsil hakkı (herkes için) engellenmemelidir. İdeolojik veya etnik gerekçelerle siyasi partilerin faaliyetleri sınırlandırılmamalı, siyasi partiler her konuda çalışabilmelidir. Siyasi partiler ilkesel olarak kapatılmamalı, suç işleyen parti üyelerine müeyyide uygulanması yoluyla yaptırım sağlanmalıdır. Ayrıca seçim barajının yüksekliği nedeniyle, siyasal temsil hakkı engellenmemelidir.
16-Yerel Yönetimler
Devletin aşırı merkeziyetçi - bürokratik yapısı küçültülmelidir. Atanmışların, seçilmiş yerel idareler üzerindeki vesayetine son verilmelidir. Adem-i merkeziyetçi bir yönetim tarzı benimsenerek, serbest seçimlerle oluşan yerel yönetimlere daha fazla yetki verilmelidir. Merkezi yönetimler, bölgedeki maddi kaynaklardan pay alarak güçlendirilmeli, yerel yönetimlerin mali ve idari yetkileri artırılmalıdır.
17-Temel Hak Ve Özgürlüklerin Sınırlandırılması
Temel hak ve özgürlükler; “bize özgü” kurallar, ideolojik duruş, laiklik ve diğer uluslararası alanda sınırlama sebebi sayılmayacak gerekçelerle sınırlandırılmamalıdır.
Yukarıda belirtilen hak temelli ilkelerin, yeni Anayasa’nın yapılmasında dikkate alınması, insan hak ve özgürlüklerin sağlanması, korunması ve geliştirilmesine katkı sunacaktır.
www.gazeteadiyaman.com
ETİKETLER :
Mazlumder CHP Faruk Ünsal Sivil Anayasa Kemal Kılıçdaroğlu