Ak Partili Dengir Mir Mehmet Fırat:
BDP, Kürtlerin temsilcisi değil
Ak Parti Adana Milletvekili Dengir Nir Mehmet Fırat; "Bu referandumda, BDP’nin kesinlikle Kürtlerin temsilcisi olmadığı oylarla görüldü. Bu onlar için sonun başlangıcıdır" dedi
Türkiye'yi Nasıl Bir Gelecek Bekliyor?
Dengir Mir Mehmet Fırat (Ak Parti Adana Milletvekili): AK Parti Adana Milletvekili hemşerimiz Dengir Mir Mehmet Fırat, referandum sonucuyla BDP’nin Kürtlerin temsilcisi olmadığının ortaya çıktığını belirterek, “referandum BDP için bir kırılım noktasıdır. Artık tehdit, zorbalığın işe yaramadığını gösteriyor. Onlar için sıkıntılı dönem başlıyor. Bu sonun başlangıcıdır” dedi. Fırat referandumdan BDP’ye yönelik çıkan mesajlar konusunda Milliyet’e şunları söyledi:
BOYKOT TUTMADI
BDP Kürtlerin gerçek temsilcisi kesinlikle değildir. Bu referandumda bu iyice ortaya çıkmıştır. Oradaki vatandaşlar boykota uymayarak bunu gösterdiler. Sadece buna Güneydoğu’da diye de bakmamak lazım. İstanbul, Ankara gibi yerlere de bakmak lazım. Boykotun tutmadığını görüyorsunuz. Daha önceki iştiraklere bakınca fazla destek bulamadılar. Bir iki ilde yüzde 10 civarı katılmama oldu. Diğer illerde çok fazla etkisi olduğu kanısında değilim. İlk defa o bölgede sivil toplum örgütleri bütün tehditlere rağmen bir karşı hareket başlattılar. Bu sonun başlangıcıdır.
BDP İYİ DÜŞÜNMELİ
Kürtlerin verdiği mesaj daha çok demokrasi daha çok özgürlük ve eşit vatandaşlık. Zaten demokrasinin sonucu o. Bence o mesajı verdiler. Ayrılma, bölünme değil bilakis birlikteliğin pekiştirildiği bir mesajdı bu. BDP’ye yönelik çok mesajlar verdiler. BDP’nin bunları oturup uzun uzun düşünmesi lazım. O mesajları onların iyi anlaması lazım. Çünkü bundan bir sonuç çıkarması lazım. Yeni bir döneme de giriyoruz artık. CHP içinde de bir hesaplaşma olacaktır kesin. MHP içinde de başladı bu. Bütün muhalefet oturup kendisiyle hesaplaşmanın içine girecektir.
KIRILMA NOKTASI
BDP’ye yönelik de “sizin politikalarınız kabul etmiyorum” anlamı çıkar. 400 tane sivil toplum kuruluşu kalkıp biz “evet” oyu vereceğiz diye deklarasyon yayınlıyorsa, BDP bunlara tehdit savuruyorsa ve bunlar hiç umursamıyorsa bu BDP için bir kırılım noktasıdır. Artık tehdit, zorbalığın işe yaramadığını gösteriyor. Onlar için sıkıntılı dönem başlıyor. Eğer siyasi hareketlerse, siyasetlerini tekrar bir gözden geçirip dizayn etmek mecburiyetinde kendini hissedeceklerdir.
SÜLEYMAN SOYLU (Eski Demokrat Parti Genel Başkanı)
Siyasette iki blok oluştu
Türkiye siyasette iki ana bloğa doğru gidiyor. 1950’de zaten DP ve CHP blokları vardı. Şimdi bu yapı günümüz gerçeği içinde yeniden oluşuyor
Referandum kampanyasında partisinin “hayır” politikasına karşı çıkarak “evet” cephesine destek veren eski DP Genel Başkanı Süleyman Soylu, referandumla birlikte Türk siyasetinde “demokrat” ve “cumhuriyetçi” olmak üzere iki ana bloğun oluşmaya başladığının ortaya çıktığını söyledi. Soylu, sorularımıza şu yanıtları verdi:
Türkiye’de merkez sağ ile sol arasındaki yüzde 65-35 oy bandına uygun bir sonuç referandumda ortaya çıkmıştır. Referandumdaki yüzde 58 oyun büyük çoğunluğu sağ oy karakterini temsil eder. Ancak oy üzerinden çok ince hesaplar yaparak kafaları karıştırmayı da anlamlı bulmam.
İKİ BLOK OLUŞUYOR
Bu referandumun sonuçlarını, 2007 ve 2009 seçimlerinden ayırararak analiz etmemek gerekir. 2007 seçiminde cumhurbaşkanı seçiminin önemli bir etkisi oldu. Seçmen, cumhurbaşkanlığı seçiminde yaşanan gelişmelere karşı demokratik bir tavır ortaya koydu. 2009 seçimlerinde ise CHP ve MHP eksenine doğru bir kayma oldu.
Referandum seçim sonuçlarıyla birlikte analiz edildiğinde görünen manzara şu: Türkiye siyasette iki ana bloğa doğru gidiyor. Birincisi cumhuriyetçi bir blok. İkincisi demokrat bir blok. Türkiye’nin normalleşmesi için de bu çok doğru bir gelişme. 1950’de zaten DP ve CHP blokları vardı. Şimdi bu yapı günümüz gerçeği içinde yeniden oluşuyor.
VESAYETE TASFİYE
Referandum da eski siyaset tarzının, vesayet siyasetinin artık tasfiye olduğu da tescil edildi. Vesayet artık kalktı. Türkiye askeri demokrasinin kodlarını bıraktı. Bu aynı zamanda eski Türkiye’nin tasfiye edilmesi yeni bir Türkiye’nin kurulmasıdır. Aynı zamanda Türkiye için AB süreci de bir başka açıdan yeniden başlamaktadır. Bu aynı zamanda bu yeni sürecin de tanımlanmasıdır.
BOYKOT TABLOSU
Ben BDP’nin boykot kararını doğru bulmadım. Ancak boykot nedeniyle ortaya çıkan sonucu önemli görüyorum. Bu sonuç, Kürt meselesinin çözümünü, bu soruna çözüm bulunmasının gerekliliğini birinci noktaya taşımşıtır. Türkiye’yi yönetenler bu mesajı almalı, bu tabyola iyi okumalıdır. Referandum yükselen promilliyetçiliği de gündemden çıkaran bir süreci başlattı.
Kaynak: Abdullah Karakuş Milliyet
ETİKETLER :
Dengir Fırat Boykot BDP Kürtler Temsilci