30 Yıl Önce 12 Eylül
12 Eylül darbesi, tüm yurtta olduğu gibi Adıyaman’da da derin acılar bıraktı. Darbeden önce başlayan sıkıyönetim uygulaması Adıyaman’da 19 Kasım 1985 tarihinde kaldırıldı ve o tarihe kadar zor günler yaşandı.
30 Yıl Önce 12 Eylül darbesi nasıl yapıldı?. Neler yaşandı ?. İşte O darbenin hikayesi...
27 Mayıs 1960 ihtilalı ve 12 Mart 1971 muhtırası ve aradaki 20 yıllık herc-ü merc yıllarının sonunda yine tanklar sokaklardaydı.
Darbe sonrasında yaşananlar, kağıt üstünde anlatıldığı, hatıratlarda yazıldığı gibi durmuyordu. İdamlar, işkenceler, zulümler, kardeş kavgası, toplumsal çatışma, silahla dayatılan vesayet demokrasisi...Genelkurmay Başkanı Kenan Evren başkanlığındaki komuta kademesindeki cuntacı askerler bir yıl önceden hazırlanan 'Bayrak Harekat Planı'nı uygulamaya alarak 12 Eylül 1980'de devlet yönetimine el koydu.
Saatler sabah 05.30'u gösterirken başkent Ankara'da üç ayrı adresin önüne park eden araçlar Başbakan Süleyman Demirel, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Bülent Ecevit ve Milli Selamet Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan'ı zorunlu ikametlerine götürmek üzere hazır bekliyordu. Alparslan Türkeş evinde bulunamadığı için MGK, 13 Eylül'de bir bildiri ile teslim olmaması halinde suçlu duruma düşeceğini belirtti. Bir gün sonra Türkeş, Ankara Merkez Komutanlığı'na teslim oldu.
Radyolardan darbecilerin ilk bildirisi okunuyordu. Ordu ülke yönetimine el koymuştu. Üç sene boyunca sıkıyönetim altında geçen günler, katliamlar, suikastlar, türetilmiş sağ-sol, Alevi-Sünni çatışmaları ile beslenmiş sokak olayları sihirli bir el dokunmuşçasına o gün bitivermişti. Sıkıyönetim ilan edilmesine karşın durdurulamayan çatışmalardı bunlar. Ya polisin zafiyeti ya da askerin vurdumduymazlığı ile adeta 'darbenin şartlarının olgunlaşması' beklenmişti. Milli Güvenlik Konseyi'nin devlet yönetimine el koymasıyla sokak olayları bitmiş ama bu kez acı ve haksızlıkla dolu ikinci perde aralanmıştı. Zulüm tüm Türkiye'yi esir aldı. Cezaevine atılan yüz binler ile yepyeni mağdurlar oluşturuldu.
Asker, Darbe Kararını 1978'de Verdi
12 Eylül 1980'e uzanan son iki yılda, toplumsal olay ve provokasyonlar, suikastlar ve çatışmalar adeta körüklendi. Maraş, Çorum ve Sivas'taki olaylarda 147 kişi öldü, 1000'den fazla kişi yaralandı. 7 Mart 1978'de Kenan Evren, Genelkurmay Başkanlığı koltuğuna otururken, sıkıyönetim ilanı için iç güvenlik ihlallerinin ardı ardına yaşandığı tartışmalı bir süreç başladı.
Olaylar patlak verdiğinde CHP iktidar, Bülent Ecevit ise başbakandı. Ecevit, olayların kendisini uzun süredir direndiği sıkıyönetim talebine zorlamak için kontrgerilla tarafından çıkarıldığını dile getiriyordu. İstikrarsızlık ve çatışmaların önünün alınmaması, tankların ve cuntacıların yolunu açıyordu. Ülke tam bir iç savaş arenası haline getirildi.
28 Ağustos 1978'de Şanlıurfa'nın HilVan ilçesindeki bir cenaze töreni 'Kürt ayaklanması' diye adlandırılmış ve asker sıkıyönetim ilan edilmesini istemişti. Ancak Ecevit direndi. Bunun üzerine Ordu, Ecevit'i ikna yerine Genelkurmay İkinci Başkanı Haydar Saltık'a darbe planı hazırlama görevini verdi. Saltık'ın başkanlığındaki üç kişilik komisyon darbe için çalışmaya başladı. Bu sırada yaşanan Maraş olayları Ecevit'in direncini kırdı ve sıkıyönetim ilan edildi.
Günde 25-30 kişinin öldüğü siyasal ve toplumsal şiddet olayları bütün hızıyla sürdü. Genelkurmay Başkanı Evren, Milli Güvenlik Kurulu Başkanı sıfatıyla Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk'e bir uyarı mektubu gönderdi.
Korutürk'ün 2 Ocak 1980'de kamuoyuna duyurduğu uyarı mektubunda şöyle deniliyOrdu: "TSK ülkemizin bugünkü hayati sorunları karşısında siyasi partilerimizden bir an önce, milli menfaatlerimizi ön plana alarak, anayasamızın ilkeleri doğrultusunda ve Atatürkçü bir görüşle bir araya gelerek anarşi, terör ve bölücülük gibi devleti çökertmeye yönelik her türlü hareketlere karşı bütün önlemleri müştereken almalarını ve diğer anayasal kuruluşların da bu yönde yardımcı olmalarını ısrarla istemektedir." Siyaset, bu mektuba önem vermedi.
Saltık Paşa ise kendine verilen görevi tamamlamış, tek çarenin tam teşekküllü bir darbe olduğuna ilişkin raporunu Mart 1980'de Evren'e sunmuştu.
6 Nisan 1980'de Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk'ün görev süresinin dolması mevcut bunalımlara bir yenisini ekledi. Siyasi partiler bir isim üzerinde uzlaşmaya varamayınca yeni Cumhurbaşkanı seçilemedi. Cumhuriyet Senatosu Başkanı İhsan Sabri Çağlayangil aylarca vekaleten bu görevi yürüttü. Evren Paşa, 5 Mayıs 1980 günü Başbakan Demirel ile görüşmesinden sonra Brüksel'deki NATO tatbikatına gidiş yolunda Saltık'a darbenin talimatını verdi: "Dönünceye kadar bütün hazırlıklar tamamlansın. Radyo ve televizyona verilecek tebliğler, demeçler hazırlansın.
Brüksel'den dönüşte bu işi halledelim." 16 Haziran 1980 günü Genelkurmay Karargâhı'nda Evren, kuvvet komutanları ve sıkıyönetim komutanlarıyla bir araya geldi. Toplantının resmî adı: Genişletilmiş Sıkıyönetim Koordinasyon Kurulu toplantısıydı. Masada 11 Temmuz 1980'de uygulanması kararlaştırılan darbe planı vardı.
Ancak yeni kurulan Demirel hükümetinin sürpriz şekilde güvenoyu alması darbe tarihinin değişmesine sebep oldu. 1980 sonbaharına gelindiğinde kriz bütün hızıyla sürüyOrdu ve birçok ilde sıkıyönetim ilan edilmesine rağmen şiddet olayları tırmanıyordu. Ve Ordu 12 Eylül günü iktidara el koydu. Yönetim, 6 Kasım 1983'te Turgut Özal'ın sivil hükümetle işbaşına gelmesine kadar Milli Güvenlik Konseyi'ne geçti.
Darbede ABD'nin rolü neydi?
ABD yönetiminin darbeden haberdar olduğu ve darbe gecesi Başkan Jimmy Carter`a "Bizim çocuklar işi bitirdi" anlamında bir mesajın, bir toplantının ortasında iletildiğinin anlaşılması, 12 Eylül'de ABD'nin rolü konusunu da tartışmalara açtı. Dönemin ABD Ulusal Güvenlik Konseyi Türkiye Masası Sorumlusu Paul Henze, bu mesajı önce yalanladı ancak sesli görüşmenin sesli ve görüntülü kayıtlarıyla yüzleştirilen Henze zor durumda kaldı.
Rakamların Dili
Türkiye'yi tamamen değiştiren müdahale sonrasında 650 bin kişi gözaltına alındı, 1,683 bin kişi fişlendi, 50 kişi idam edildi, 171 kişinin 'işkenceden öldüğü' belgelendi...
Gözaltına Alınanlar ve Fişlenenler
TBMM kapatıldı, anayasa ortadan kaldırıldı, siyasi partilerin kapısına kilit vuruldu ve mallarına el konuldu.
650 bin kişi gözaltına alındı. 1 milyon 683 bin kişi fişlendi.
İdam Edilenler, İdam Cezası İstenenler
Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı. 71 bin kişi TCK'nin 141, 142 ve 163. maddelerinden yargılandı. 98 bin 404 kişi "örgüt üyesi olmak" suçundan yargılandı. 7 bin kişi için idam cezası istendi. 517 kişiye idam cezası verildi. Haklarında idam cezası verilenlerden 50'si asıldı (18 sol görüşlü, 8 sağ görüşlü, 23 adli suçlu, 1'i Asala militanı). İdamları istenen 259 kişinin dosyası Meclis'e gönderildi.
İşkenceden Ölenler, Cezaevinde Ölenler
300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü. 171 kişinin "işkenceden öldüğü" belgelendi. Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi. 14 kişi açlık grevinde öldü. 16 kişi "kaçarken" vuruldu. 95 kişi "çatışmada" öldü. 73 kişiye "doğal ölüm raporu" verildi. 43 kişinin "intihar ettiği" bildirildi.
Yurttaşlıktan Çıkarılanlar
388 bin kişiye pasaport verilmedi. 30 bin kişi "sakıncalı" olduğu için işten atıldı. 14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı. 30 bin kişi "siyasi mülteci" olarak yurtdışına gitti.
Sakıncalı Bulunanlar, İşine Son Verilenler
937 film "sakıncalı" bulunduğu için yasaklandı. 23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu. 3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verildi.
Hapsedilen, Öldürülen Gazeteciler
400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi. Gazetecilere 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verildi. 31 gazeteci cezaevine girdi. 300 gazeteci saldırıya uğradı. 3 gazeteci silahla öldürüldü. Gazeteler 300 gün yayın yapamadı. 13 büyük gazete için 303 dava açıldı. 39 ton gazete ve dergi imha edildi.
Dış Borçlar
1980’DE 15,7 milyar dolar OLAN DIŞ BORÇ, 1987’de 40,3 milyar dolar çıkmıştı.
Sıkıyönetim Uygulamasının Kaldırıldığı İller
19 Mart 1984 Bilecik, Bitlis, Burdur, Çanakkale, Çankırı, Gümüşhane, Isparta, Kastamonu, Kırklareli, Kırşehir, Kütahya, İzmir, Sinop
19 Temmuz 1984 Afyon, Amasya, Aydın, Balıkesir, Bolu, Çorum, Muğla, Nevşehir, Niğde, Rize, Sakarya, Tekirdağ, Yozgat
19 Kasım 1984 Denizli, Giresun, Kayseri, Konya, Manisa, Uşak
18 Mart 1985 Antalya, Bursa, Eskişehir, Hakkari, İçel, Kocaeli, Malatya, Kahramanmaraş, Samsun, Sivas, Tokat, Zonguldak
19 Temmuz 1985 Ankara, Artvin, Edirne, Erzincan, İzmir, Ordu
19 Eylül 1985 Trabzon
19 Kasım 1985 Adana, Adıyaman, Ağrı, Erzurum, Gaziantep, Hatay, İstanbul, Kars
19 Mart 1986 Bingöl, Elazığ, Tunceli, Şanlıurfa
19 Mart 1987 Van
19 Temmuz 1987 Diyarbakır, Mardin, Siirt
30 Yıl Sonra 12 Eylül
Sivilleşme yönünde büyük bir adım atıldı.
www.gazeteadiyaman.com
ETİKETLER :
12 Eylül Darbe Adıyaman Türkiye