Daha Çok Demokrasi,Daha Sivil Bir Hayat İçin
Adıyaman Evet Platformu Oluşturuldu
Adıyaman Barosu Avukatlarından ve Adıyaman Barosu eski Başkanı Av.Nazım Pektaş öncülüğünde “Referanduma Evet Platformu” oluşturuldu.
Pektaş, platformla ilgili ilk bilgiyi Güney FM’de Naif Karabatak’a açıkladı. Platform, ilk resmi açıklamasını da bugün yapacak.
Genel Yayın Yönetmenimiz Naif Karabatak’ın hazırlayıp sunduğu, 93.5’de yayın yapan Güney FM’de, her hafta Cuma günleri saat 15.00 ile 16.00 arası yayınlanan “Naif Karabatak’la İz” programına konuk olan Av.Nazım Pektaş, Evet Platformu ve anayasa değişikliğiyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
Evet Platformu’nun bugün basın toplantısıyla kamuoyuna tanıtılacağını söyleyen Av.Nazım Pektaş, platforma her görüşten, her düşünceden, her kimlikten önemli isimlerin yer aldığını, ancak sadece aktif siyaset yapanların platforma davet edilmediğini söyledi.
Kamuoyunun yakından tanıdığı ve güven veren 150 kişinin platform için imza verdiğini söyleyen Pektaş, vatandaşa “Evet” demelerinin neleri değiştireceğini anlatacaklarını söyledi.
Anayasa değişikliğinin halk tarafından yeterince bilinmediğini, iyice anlatılmadığını söyleyen Pektaş, “Bu değişiklik her şeyi halletmiyor, sorunların hepsini çözmüyor ama en önemlisi surda bir gedik açıyor” dedi.
Anayasa değişikliğini de değerlendiren Pektaş, Karabatak’ın sorusu üzerine kadınlara verilen haklar ve pozitif ayrımcılığı şöyle açıkladı.
“Bu ilk madde kadınlar, engelliler ve çocuklarla ilgili bir pozitif ayrımcılık var. Şimdi siz de de çok iyi biliyorsunuz ki, kanun önünde herkes eşittir. Farklı davranılamaz, farklı değerlendirilemez, bir başkasına veya belli bir zümreye imtiyaz tanınamaz. Bu anayasada değişik yerlerde ifade edilmiştir. Fakat bu değişiklikle birlikte kadınlar, çocuklar, engelliler, şehit yakınları, dul ve yetimleri ile ilgili olarak bir pozitif ayrımcılık kabul edilmiştir.
Pozitif ayrımcılıktan kasıt, bu saydığımız gruplarla ilgili olarak yasal düzenlemelerde, onları dikkate alan, öne çıkaran maddelerin çıkarılmasının anayasaya engel teşkil etmemesi için. Yani onları güçlü kılacak bir kanun maddesi yapıldığında, hiçbir şekilde anayasaya aykırılık iddiasında bulunulamayacak, çünkü anayasada bu garanti altına alınmış. Engelliler için keza öyle, çocuklar için öyle.
Çocuklar için ne var derseniz, son yıllarda ülkemizde, maalesef hemen hemen her gün çocuk istismarından kaynaklanan olaylar oluyor. Bu ülkenin bir ayıbıdır, Türkiye’nin geri kalmışlığıdır. Bu maddeyle bunun önüne geçmek, çocukların korunması için önemli bir adımdır.
Engelliler zaten yıllardır, bu ülkede hep lütufla hayatlarını idame ettirdiler. Yapılan her şey onlara lütuf olarak sunuldu. Ama öyle olmaması gerekirdi. Sonuçta engelliler bu ülkenin özel insanlarıdır. Hepimiz engelli olmaya çok yakınız.
Genel Yayın Yönetmenimiz Naif Karabatak, “Bütün bunları sıralarken, ‘dezavantajlı kesim’ diye bahsedilir. Kadınlar, çocuklar, engelliler, şehit yakınları, emekli dul ve yetimler. Bir kesim daha var. Kanun önünde herkesin eşit olduğu belirtilmesine rağmen, bu ülkede bazıları çok eşittir, bazılarıysa hiç eşit değildir. Yüksek Askeri Şura kararlarına geleceğim. YAŞ kararlarıyla ordudan atılan on binlerce asker var.
Suçunun ne olduğunu bilmiyoruz, hatta suçunun ne olduğunu kendisi de bilmiyor. Belki gerçekten suçlu, belki savunma hakkı olsa suçsuz olduğu anlaşılacak veya bağımsız bir yargıda yargılanma hakkı elde etse suçsuz olduğu ispatlanacak.
Görevine geri dönecek, maaşı kesilmeyecek, mağdur olmayacak, ailesi, çoluk çocuğu bir parça ekmek için didinmeyecek. Şimdi bu anayasa değişikliğiyle, belki de en önemlisi YAŞ kararları yargı denetimine tabii tutuluyor. Bu durum bugüne kadar da adaletsiz değil miydi, siz herkesin hukuk önünde eşit olduğunu söyleyeceksiniz, ama bir kesimi dışlayacaksınız.” Sorusuna, Av. Nazım Pektaş şöyle cevap verdi;
“Denetim mekanizmasının olmadığı bir yapı, düzgün çalışmaz. Adil ve adaletli kararlar alması düşünülemez. Denetim mekanizmasının olmadığı yerde, belli bir süre sonra siz isteseniz de istemezseniz de, o kurumun bir hâkimiyet içgüdüsüyle, her olayda hâkimiyet içgüdüsüyle hareket edeceği doğaldır.
Ben şunu yaparım beni denetleyecek kimse yok, kimse beni sorgulayamaz, zaten bunun hesabını da kimseye vermem. Ben bunun gerekçesini bile açıklamam. Yani nedir, YAŞ kararlarıyla bir kısım asker ordudan ihraç ediliyor, niye ihraç edildiğini bile bilmiyor.
Ordu disiplinine uymamıştır veya irticai faaliyetlerde bulunmuştur. Kavram çok geniş. İrticai faaliyette bulundu derken, ney yapmış, nasıl bir faaliyet, acaba namaz kılmayı da mı irticai faaliyet olarak görüyor, ya da Kur’an okumayı.
Onun bir kere değerlendirilmesi lazım. Acaba irticai faaliyeti, devletin esasını değiştirip, Şeriat yönetimi getirmeyi mi planlamış, buysa zaten sivil mahkemede de suç kapsamında. O zaman bu darbe için çalışan, metinler hazırlayan, planlar hazırlayanlar neden YAŞ’ta değerlendirilmiyor, ordudan ihraç edilmiyor, aksine terfi edilmesi için uğraşılıyor gibi bir ikilem var.
Bu açıdan YAŞ kararlarının yargı denetimine açılması, o kurumun daha demokratikleşeceğine, aldığı kararların daha sağlıklı olmasını sağlayacağı düşünüyorum. Bence çok ileri bir adımdır bu.”
Pektaş, referanduma evet deme gerekçesini de şöyle açıkladı; “Sadece YAŞ kararları, sadece sivillerin askeri mahkemede yargılanması, sadece Anayasa Mahkemesi, sadece HSYK değil, daha insancıl, daha medeni ve daha modern bir anayasa, Avrupa ülkeleri seviyesinde, demokratik bir taslak olduğu için evet diyoruz. Bütün bunların hepsi batı tipi demokrasiyi yerleştirmek amacıyla yapılmıştır. Vatandaşa bütün bunların izah edilmesi gerekir.” dedi.
Fişleme konusunda ise Av.Nazım Pektaş, şunları dedi: “Bu değişiklikle fişlenme tarihe karışıyor. Fişlenme konusunda enteresan bir şey var, kim, kime karşı, niçin ve kimin düşüncesine göre veya kimin düşüncesine aykırı olduğu için fişleniliyor? Fişlenmenin özü zaten yanlış, zaten suç, yanlışın içerisinde bir yanlış daha işleniyor. Ben davranışımla fişlenmeyi hak ediyorsam ve bu bir suç ise o zaman yargı ne işe yarıyor, devletin gücü nerde? Suçluların nasıl yargılanacağı belli. Devlet niye savunma kalkanını sürekli hazırda tutup, bu tehlikeli, şu tehlikeli diye fişlesin?”
www.gazeteadiyaman.com
ETİKETLER :
Adıyaman Nazim Pektaş Avukat Naif Karabatak Evet Platformu