İşkence, Zulüm, Baskı ve Daha Neler!
12 Eylül’den Ürperten Anılar
12 Eylül’de neler yaşandı, Karabelalar bu halka ne yaptı, Pirin Palas denen yerde vatandaş nasıl ağırlandı, işkence iddiaları, faili meçhuller, gidip bir daha dönemeyenler ve daha neler neler…
Ayşegül Bakır-Necmettin İnan’ın haberi…
12 Eylül 1980 tarihinde, ülke askeri bir darbeyle uyandı ve o günden sonra Türkiye’nin birçok yerinde acı yaşandı.
Peki, askeri darbe ve sıkıyönetim Adıyaman’da nasıl yaşandı?
Acaba Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın da katıldığı “Referanduma Evet” mitinginde AK Parti İl Başkanı Yaşar Güleş’in atıfta bulunduğu “Pirin Palasları, Karabelaları halk unuttu mu?”
12 Eylül’ün 30’uncu yılında Anayasa değişikliğinin halkoyuna sunulacağı tarihe yaklaşırken, www.gazeteadiyaman.com olarak, vatandaşların anılarını sayfalarımıza yansıtmaya başlıyoruz. Konuşmak isteyen, bugüne kadar sakladıklarını açığa vurmak isteyenlere sayfalarımız açık.
Muhabirlerimiz, o dönemi anlatmak isteyenleri dinliyor ve anlatılanları okuyucularımıza aktarıyoruz. Bir dönemi anlatmak, o dönemi de aydınlatmaktır aynı zamanda…
Hüseyin Çalışır (41-Serbest Meslek): Ben 12 Eylül darbesi olduğu zaman lisede okuyordum. ‘Karabela’ lakaplı yüzbaşı Ferit Yılmaz bizim ‘Milli Güvenlik Bilgisi’ dersimize giriyordu. Sınıfta ve okulda öğrencilere baskı yapıyordu. Köylülere işkence yapıyordu. Köydeki erkekleri soyarak; kadınları üstlerine bindiriyordu. Erkekleri falakaya yatırıyordu. Alevi köylerindeki erkeklerin bıyıklarını kestirip; onlara yediriyordu. Bu bıyık kesmeden dolayı o zaman köylülerden biri intihar etmişti. Biz bu işkencelere çok maruz kaldık. O yüzden de referandumda ‘Evet’ diyeceğim.
Zeynal Beyhiş (51-Şoför): Evimize rahat girip çıkamıyorduk. Asker sürekli kimlik kontrolü yapıyordu. ‘Nereye gidiyorsun?’ ‘Nerden geliyorsun?’ gibi sorular soruyorlardı. Evimizin içine kadar girip, arama yapıyorlardı. Asker annemi işaret ederek; ‘Bu kim?’ diyordu. ‘Annem’ deyince inanmayıp ismini söylememi istiyorlardı. Pirin Palas’ta çok işkence ettiklerini duyduk. Orada öldürdüklerini etraftaki tarlalara gömüyorlarmış diye duymuştuk. Referandumda tabi ki ‘Evet’ diyeceğim.
Mehmet Aslan (50-Güvenlik Görevlisi): Ben o yıllar öğrenciydim. 12 Eylül döneminde genelde sağ-sol işlerine karışan öğrencileri ezdiler.
Sükut olan öğrencilere herhangi bir şey yapılmadı. Bizim buraya ‘Karabela’ denilen bir yüzbaşı geldi. Adıyaman’daki Alevi köylerine işkence etti. Özellikle dağ kesimindeki Alevi köylerine çok işkence ettiler. Pirin Palas’ta suçlu suçsuz herkesi öldürdüler. Pirin Palas eskiden okulmuş. 12 Eylül’de işkence yapılan yerdi; şimdi ise üzerine hastane (Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi) yapmışlar ama altı mezarlıktır.
Ben bir kere dayak yedim. Çarşıda bir arkadaşımla şakalaşırken kavga ettiğimizi düşünen askerler üstümüze yürüdüler. Şaka olduğunu anlatmamıza rağmen inanmayıp bizi esaslı bir dövdüler. Ama buna rağmen de referandumda oyum hayır olacak.
www.gazeteadiyaman.com
ETİKETLER :
12 Eylül Darbe zulüm Baskı