Türkiye artık Eğitimde merkez ülke
Türkiye’nin bölgesinde üstlendiği etkin politika meyvelerini vermeye başladı. Türkiye’nin öncülüğünde kurulan uluslar arası Üniversiteler Konseyi son olarak Kazakistan’da Eğitim-Öğretimde Kalite ve Verimlilik” isimli uluslararası bilimsel ve uygulamalı bir konferans gerçekleştirildi.
Nevzat Çiçek'in haberi...
Kazakistan Cumhuriyeti Bilim ve İlim Bakanlığı’na bağlı Yabancı Diller ve Mesleki Kariyer Üniversitesi ile Almatı Kazak-Türk Sosyal ve Teknik Enstitüsü’nün açılışının beşinci yıldönümü nedeniyle düzenlenen konferansa Eşbaşkan seçilen, Uluslararası Üniversiteler Konseyi (IUC- International Universities Council) Başkanı Orhan Hikmet Azizoğlu, “; Dilde, dinde, kültürde ve tarihteki birlikteliğin ancak eğitimle sürdürülebileceğine vurgu yaptı.
Azizoğlu, dostluk ve kardeşliğin devamı için kurulan manevi köprülerin yanı sıra, Yüksek Öğretim Kuruluşları ve Üniversitelere yönelik yeni adımlar atılması gerektiğini ifade ederek, eğitimde ortak değerler oluşturmak için yapılan işbirliği çalışmalarının Orta Asya ve Türkiye arasındaki ilişkileri somut bir şekilde yapılandıracağının altını çizdi.
Uluslararası Üniversiteler Konseyi (International Universities Council - IUC) geçen Nisan ayında Türkiye’nin öncülüğünde kuruldu. Onursal başkanı YÖK Başkanı Prof. Yusuf Ziya Özcan’ın yaptığı konseyin Genel Başkanlığı’na Orhan Hikmet Azizoğlu getirildi. İlk olarak Kıbrıs’ta elliyi aşkın ülkeden 106 rektörün katılımıyla “Uluslararası Yükseköğretim ve Bilim Çalıştayı (International Higher Education Workshop-IHEW)” çalış tayı düzenleyen konsey çalışmalarına devam ediyor. Konsey son olarak Kazakistan Yabancı Diller ve Mesleki Kariyer Üniversitesi ve Almatı Valiliği tarafından Kazakistan’da “Eğitim-Öğretimde Kalite ve Verimlilik” isimli uluslararası bilimsel ve uygulamalı bir konferans gerçekleştirildi.
Eğitime yönelik konuların geniş kapsamlı olarak ele alındığı konferans süresince, Orta Asya ve Türk Dünyası’nın deneyimli akademisyenleri bir araya gelerek, uluslararası boyutta ve bilimsel düzeyde görüşlerini paylaştılar. Konferansa, Kazakistan ve Türkiye’nin yanında, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, Azerbaycan, Rusya, Çin, Mısır, Kuveyt, Suudi Arabistan, Fransa ve Amerika’dan üniversite rektörleri ve akademisyenler katıldı. , Uluslararası Üniversiteler Konseyi (IUC- International Universities Council) Başkanı Orhan Hikmet Azizoğlu, bu tür faaliyetlerin henüz başlangıç olduğunu; Orta Asya ve Türk Cumhuriyetlerdeki üniversiteler ile Türkiye üniversiteleri arasında ortak yüksek öğretim programları oluşturmak üzere, işbirliği protokollerinin gerçekleştirilmesi için, Uluslararası Üniversiteler Konseyi’nin gerekli girişimlerde bulunacağını ve destek olacağını söyledi.
“TÜRKİYE ARTIK EĞİTİMDE DE MERKEZ ÜLKE”
Oluşturulan birlik konusunda basına dün bir açıklama da bulunan Orhan Hikmet Azizoğlu, özellikle Orta Doğu Coğrafyası başta olmak üzere Türkiye’nin eğitimde de artık merkez ülke olma yolunda ilerlediğini ve bunun adımları neticesinde Ankara’nın dünya üniversiteler merkezi olduğuna işaret etti.
Orhan Hikmet Azizoğlu, Dünya Üniversiteler Konseyi bağlamında Türkiye’nin artık eğitimde de merkez ülke olma yolunda ilerlediğine vurgu yaparak “Yaşadığımız coğrafya artık bir çekim merkezi oluyor” dedi. Azizoğlu, “Bizim yaşadığımız coğrafyanın, Dünya’nın çekim merkezi olmasının nedeni; medeniyetlerin, tarihin ve evrensel dinlerin ve değerlerin, yani insanlık tarihinin, doğduğu ve yaşadığı yer olmasıdır.
Zengin tarihsel, kültürel, manevi birikimi ve yer altı zenginlikleri açısından ekonomik gücü, stratejik ve jeopolitik konumunun önemi gibi değerler, bir yandan bu coğrafyayı siyasal çekim merkezi haline getirmekte, diğer yandan ise bu coğrafyadaki toplumların kendi iradesiyle karar verme özgürlüğü engellenmektedir. “ dedi.
“TÜRKİYE AKADEMİK DURUŞU İLE TOLUMU BİRLEŞTİREN BİR KONUMDADIR”
Yusuf Hikmet Azizoğlu, “Bizler, günümüzde Batı toplumunun gelişmiş akademik, bilimsel veya teknolojik olanaklarını paylaşırken, proje ve düşüncelerimizi kendi değerlerimizle birlikte hayata geçirme olanaklarını bulmalıyız.
Bugün tek temennimiz ve çabamız, sınırları devletler tarafından çizilmiş ülkeler yerine, sınırları öncelikli olarak insani değerler ve kavramlar ile belirlenmiş bir Dünya’yı hedeflemek olmalıdır. Dünyamızın gelecekteki rotası da budur.
Türkiye, bu anlamda jeopolitik konumu, dünyanın 16. büyük ekonomisine ulaşmış oluşu; Birleşmiş Milletler’de yaptırım gücüne sahip, saygın bir üye olması; Bölgenin ve Dünya’nın güvenliği ve istikrarını sağlamaya yönelik önemli kuruluşlardan olan Nato’nun güçlü ve güvenilir bir üyesi olması; Avrupa Birliği ülkelerinin stratejik açıdan belkide en önemli parçası oluşu, gibi bir çok nedenle, Dünya geleceğini şekillendirecek kuşkusuz en önemli etkenleri muhafaza etmektedir.
Ülkemiz, Batı ile Doğu arasında köprü ve birleştirici bir rol üstlenen, köklü bir devlet geleneğine sahiptir.
Öncelikle Orta Asya İslam ülkeleri ve toplumlarının demokratik, çağdaş rejim ve yaşam tarzıyla, gelişmiş ekonomisi ile, Dünya ailesinin saygın üyesi olması nedeniyle itibar ettiği, önder kabullendiği Türkiye, akademik duruşu ve yapısıyla da toplumları birleştiren konumdadır.
“ÜNİVERSİTELERİMİZ DOĞU VE BATI ARASINDA BİRLEŞTİRİCİ ROL ÜSTLENECEK”
Bu doğrultuda üniversitelerimiz de Batı ve Doğu arasında birleştirici rol üstlenerek, üniversiteler arası gelişmişlik düzeyinde evrensel denge oluştururken, aynı zamanda üniversiteler ve akademisyenlerin tüm dünya için barış ve güven elçileri olmasına önemli katkılar sağlamış olur. Politikacıların ve devletlerin fikir ve düşüncelerine saygı ve güvenle itibar edilebilir bir ortamda, insanların yaşam standartlarını yükseltecek ortak ekonomi projeleri üretilmesi, akademisyen ve entelektüellerimizin üstlenmesi gereken görevlerden olmalıdır.
Günümüz konjonktüründe kabul gören, coğrafyadaki lider ülke olma konumumuzdan dolayı üniversitelerimiz ve Yüksek Öğretim Kurumlarımız, yine ülkemiz ve coğrafyamız için birleştirici rolümüzü güçlendirici ve kalıcı kılacak, yararlı ve kabul görebilecek fikirler, projelerle katkı sağlamalıdır.
Bölge insanının dünyaya yön veren stratejik konumuna yeniden gelme idealini gerçekleştirmeyi bir misyon olarak üstlenmesi gerekenler, şüphesiz ki akademisyenler, düşünürler ve entelektüellerdir.
Bu vizyon, toplumsal yaptırımların beraberinde ancak sanat, akademi ve medya yoluyla hayata geçirilebilir. “dedi
KISACA ULUSLAR ARASI ÜNİVERSİTER KONSEYİ:
Onursal Başkanı YÖK Başkanı Prof. Yusuf Ziya Özcan’ın yaptığı Uluslar Arası Üniversiteler Konseyi Kurucu Başkanlığını İstanbul Yeditepe Üniversitesi Mütevelli Heyeti Danışma Kurulu Başkanı Orhan Hikmet Azizoğlu yürütüyor. Merkezi Ankara’da olan Konseyin kurucu rektörleri arasında Afganistan Kabil Üniversitesi Rektörü Prof. Hamidullah Amin, Pakistan Lahor Üniversitesi Rektörü Prof. M. A. Rauf, Kongo Cepromod Üniversitesi Rektörü Prof. Nsaman-O-Lutu, Kosova Üniversitesi Rektörü Prof. Basri Caprıgı, Kamerun Yaundo Üniversitesi Rektörü Pprof. Oumarou Bouba, Bahreyn The Kingdom Üniversitesi Rektörü Prof. Yousouf Abdulgaffar ve Kırgızistan Manas Üniversitesi Rektörü Süleyman Kayıpov bulunuyor.
Her bölgeden birer üniversitenin katılımıyla oluşturulan Konsey’in kurumsal olarak kendi hinterlandımızda bulunan üniversiteler arası birliktelik zeminlerini oluşturmak için çalışacak. Bu noktada bölgesel düzeyde yapılacak yıllık konferanslar, öğrenci ve öğretim üyesi değişimleri, kütüphaneler arası elektronik paylaşım imkânları ve diğer akademik faaliyetlerin yürütülmesi amaçlanıyor.
www.gazeteadiyaman.com
ETİKETLER :
Türkiye Eğitim Üniversite Yusuf Ziya Özcan