Anayasa Mahkemesi’nin Gerekçesi Tartışılıyor
Anayasa Mahkemesi Yine Şaşırttı
Anayasa Mahkemesinin yeni Anayasa değişikliği paketine ilişkin yaptığı iki maddenin değiştirilmesine ilişkin gerekçesini açıkladı.
Ayşegül Bakır-Necmettin İnan’ın haberi…
Peki, Adıyaman’daki siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları gerekçeli kararı nasıl karşıladı? Gerekçeli karara ilişkin (ulaşabildiğimiz) yaptığımız röportajda karardan memnun olan yok. STK’lar ve siyasiler, 12 Eylül’de yapılacak referandum sonrası anayasanın tümden değişmesini istiyor.
12 Eylül’de “Evet” 13 Eylül’de Yeni Anayasa
Saadet Partisi İl Başkanı Av.Mustafa Alkayış: Anayasa Mahkemesi Başkanı Sayın Haşim Kılıç’ın muhalefet şerhine kısmen tasvip ediyoruz. Ancak; bize göre egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Milletin egemenliğini TBMM temsil eder. TBMM’nin yaptığı yasama çalışmalarının hiçbir kurum tarafından denetlenmemesi gerekir. Anayasa Mahkemesi son dönemde verdiği kararlar ile fiilen senato konumuna getirilmiştir. Bize göre; bu sorunları aşmanın yolu yeni ve sivil bir Anayasadan geçiyor. O yüzden, biz Saadet Partisi olarak; 12 Eylül’deki referandumda ‘Evet’ 13 Eylül’de mevcut Anayasaya ‘Hayır’ diyoruz.
Kararı Millet Verecek
CHP İl Başkanı Ali Murat Bilgiç: Sayın Başbakanın Anayasa Mahkemesine ilişkin kullandığı ‘Anayasa Muhalefet Mahkemesi’ tabiri nedeniyle bir mahcubiyet içinde olması gerekir. Anayasa Mahkemesi hiç kimsenin beklemediği bir karar verdi.
Mahkemeyi bu kadar baskı altında tutarak mahkemenin kararını etkilemesi ve bu yönde siyaset yapması acaba Başbakanda bir mahcubiyet yaratmamış mı? Anayasa Mahkemesi bahsi geçen iki maddenin özünü değiştirmedi; seçimle ilgili bir değişiklik yaptı. Bize göre hukuk devletine ve güçler ayrılığı ilkesine aykırı olan bu iki madde iptal edilmeliydi. Ancak Anayasa Mahkemesi böyle yapmadı. Bu aşamadan sonra karar mercii vatandaştır.
Ben vatandaşın ‘Hayır’ oyu vererek yeni, çağdaş bir Anayasanın yolunu açacağını düşünüyorum. Mevcut değişikliklerin; demokratikleşme, halkın sorunları, Kürt sorunu ve Alevilerin sorunları açısından getirdiği bir değişiklik yok. Sadece AK Parti’nin kendinden sonraki iktidar döneminde Yüce Divan’a gitme durumunda kendi atadığı yargıçlarla yargılanmayı sağlama amacı var.
Ne dokunulmazlıklar kalkıyor ne seçim barajı düşüyor nede memuru grev hakkı geliyor. Yani demokrasi için elzem olan hiçbir değişiklik hayata geçirilmiyor. Eğer AK Parti bu referandumdan da ‘Evet’ sonucunu çıkartırsa yönetim anlayışının doğru olduğuna inanacak ve halkı daha çok ezmeye devam edecektir. Yerelde ve Ankara’da siyaset yapanların şımarıklıkları daha da artacaktır. Halkımız hükümetin sorunlarına sahip çıkmasını, çözüm bulmasını istiyorsa vereceği ’Hayır’ oylarıyla hükümeti uyarmalıdır.
82 Anayasası Değişmeli
MHP İl Başkanı Hüseyin Özgün: Biz MHP olarak; Anayasa değişikliğinin 3-5 maddesini hedef almıyoruz. Biz; Türkiye’nin yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğunu 1982 Anayasasının değişmesi gerektiğine inanıyoruz.
Ancak; Anayasa Mahkemesi iki maddeyi kısmen iptal etti. Bu bizi tatmin edici bir sonuç değildir. Umuyoruz ve bekliyoruz. Çalışmalarımız da o doğrultuda. 12 Eylül 2010 tarihinde yapılacak olan referandumda aziz Türk milleti bölünmeye, parçalanmaya, ayrışmaya, farklılaşmaya, kutuplaşmaya meydan verecek bu Anayasa paketine ‘Hayır’ diyecektir.
Mahkeme Kendisiyle Çelişti
Eğitim Bir-Sen Şube Başkanı Gaffari İzci: Biz referandumdan çıkacak ‘evet’ yüzdesini açık ara öne geçmesini temennisindeyiz. ‘Evet’ oranının yüzde 70’in altına düşmeyeceği kanaatindeyiz. Referandumu çok fazla önemsiyoruz. Türkiye’de artık taşların yerine oturması gerekiyor. Bu da referandumla olacak.
CHP’nin milletin iradesini temsil eden meclise rağmen Anayasa Mahkemesine Anayasa değişikliği için başvurmasını, sivil siyaset anlayışı ile bağdaştıramadığımızı; millete rağmen bir siyaset anlayışı olduğunu her defasında ifade ediyoruz. Millete ve milletin değerlerine karşı olan bu tavır hangi siyasi partiden gelirse gelsin, buna karşı durmaya bugüne kadar devam ettik. Bundan sonra da buna devam edeceğiz. Öncelikli sorun ana muhalefet partisinin yasama ve yürütmenin her aşamasında millete gitmesi gerekirken; bu avuç azınlık aristokrasinin hukukunu tercih etmesi ve çözümü orda aramasıdır.
Anayasa Mahkemesinin CHP’nin bu son başvurusunu reddetmesine ve yayınlanan gerekçeli kararına baktığımızda iki önemli husus ortaya çıkıyor. Bir; Anayasa Mahkemesi referandumu iki küçük değişiklikle kabul etmesi ve CHP’nin başvurusunu reddetmesi, işin doğrusu çoğunluğun beklemediği sürpriz bir karar olmuştur.
Ama başta sivil toplum kuruluşları olmak üzere; ulusal ve uluslar arası medya, konjüktör ve Türkiye’nin sosyal, ekonomik ve hukuk alanındaki özel şartları mahkemenin bu kararı almasında etkili olmuştur. İkinci önemli husus ise; uluslar arası hukuk standartlarına göre Anayasa Mahkemesi hukuki açıdan yanlış yapmıştır. Yetkisini aşmıştır. Bu Türkiye’nin geleceği açısından vesayet rejiminin devam edeceği anlamına gelmektedir. Bu hususu iki gün önce açıklanan gerekçeli kararda Anayasa Mahkemesi Üyesi Engin Yıldırım bizzat kendisi itiraf etmektedir.
Yıldırım şöyle diyor: “Bir Anayasa değişikliği kanununun halkoylamasından önce denetlenmesi mümkün değildir. Bir Anayasa değişikliği kanununun denetlenebilir hale gelmesi için geçerlilik kazanması ve yürürlüğe girmek üzere yayımlanmış olması zorunludur.” Bu ifadelerden de anlaşılacağı üzere mahkemenin değişiklik paketini esastan görüşmesi ve iki maddesinde değişiklik yapması bizatihi Anayasa Mahkemesinin kendisiyle çelişmesidir. Sonuç olarak; millete rağmen siyaset ve hukuk yapan bu elitist zihniyete karşı referandumda ‘Evet’ diyerek; bu vesayet anlayışını ve üstünlerin hukukuna dayalı olan bu zihniyeti sandığa gömecektir.
Yargı, Hukuki Karar Vermiyor
Eğitim-Sen Şube Başkanı İmam Tümen: Türkiye’de Anayasa Mahkemesi başta olmak üzere hiçbir yargı kurumu bağımsız hukuki karar vermiyor. AK Parti’nin kapatılma davasında da hukuki değil, siyasi karar verildi. Anaysa Mahkemesi görev ve yetkileri belirlidir. ‘Anayasayı şekil yönünden inceler’ maddesini hukukçu olmamamıza rağmen hepimiz biliyoruz. Halk der ya; ‘Ne şiş yansın ne kebap’ diye, Anayasa Mahkemesi de aldığı bu gerekçeli kararla ne iktidarı ne muhalefeti üzdü.
Referandumdan çıkacak sonuç önemlidir. Referandum çalışmaları da seçim havasında yapılıyor. Sonuç ne olursa olsun referandum sonrasında Türkiye’de erken seçim olur. Başbakan da ‘Belki Mayısa alabiliriz’ gibi bir sözü ağzından kaçırdı. Anayasa Mahkemesi, HSYK ile ilgili olarak daha çok oylama ile ilgili maddeler var. Bu kısmi değişiklikle oylama şekli eskisi gibi yapılacak. Her ikisinde de siyasi iktidarın etkisi tartışılmaz. Oylamayla ilgili olarak; üç kişi yerine tek tek oylama olsaydı iktidarın etkisi artardı.
www.gazeteadiyaman.com
ETİKETLER :
Anayasa Mahkemesi Mustafa Alkayış Hüseyin Özgün Ali Murat Bilgiç İmam Tümen Gaffari İzci