Kılıçdaroğlu kimin adamı?
Bir konuda yanıldığımı itiraf etmeliyim. Dersim kökenli, yani Alevi ve Kürt kökenli birine CHP’nin teslim edilemeyeceğini varsayıyordum... Sitemiz Başyazarı Mehmet Metiner CHP'de gelinen süreci kaleme aldı....
İşte o yazı...
Deniz Bitti! Kılıçdaroğlu kimin adamı?
O kaset görüntüleri servis edilmemiş olsaydı Baykal istifa eder miydi? Etmezdi.
Peki, Baykal partisinin başında kalsaydı Kılıçdaroğlu aday olur muydu? Olmazdı. Sanırım buna cesaret edemezdi.
Baykal o görüntüler için “komplo” dedi. Örgütü de kendisine inandı. Baykal birden gözyaşları içinde “mağdur” konumuna oturtuldu.
Baykal’ın istifasını hararetle CHP yandaşı köşe yazarları istedi. Kılıçdaroğlu’nun ismi de gene onlar tarafından dillendirildi.
Zaten nicedir Kılıçdaroğlu’nun ismini telaffuz eder dururlardı. Hepsinin ortak gerekçesi şuydu: “Baykal’lı CHP ile AK Parti’nin önünü kesmek mümkün değil! Bir tek Kılıçdaroğlu’yla CHP iktidar alternatifi olabilir.”
BAYKAL KOMPLOCULARI BİLMİYOR MU?
Hem “komplo” deyip hem “istifa” etmek hiç inandırıcı değildi.
Komplocuların amacı, Baykal’ı alaşağı etmek ve CHP’yi dizayn etmek idiyse Baykal’ın buna direnmesi gerekmez miydi?
Baykal’ın basın toplantısındaki bir cümle nedense dikkatten kaçırıldı: “İstifamla CHP’yi dizayn etmek isteyenlerin önünü açıyorum.”
Ne demek istemişti acaba Baykal?
CHP’yi tanzim etmek isteyen güç odakları kimlerdi?
Baykal tüm bu yaşananlardan sonra çıkıp konuşmalı.
Çünkü Baykal darbenin asıl kimlerden geldiğini çok iyi biliyor.
BAYKAL YANLIŞ HESAP YAPTI
Hükümeti “istifa” kartını kullanarak hedef tahtasına oturtmasının bir tek nedeni vardı: Örgütünü kendi liderliği etrafında kenetlemek, parti içinde kendisine rakip olarak çıkacakların önünü kesmek ve kurultay günü gelip çattığında da tekrar örgütünün ortak çağrısıyla partisinin başına görkemli bir biçimde geçmek.
Baykal’ın senaryosu buydu.
CHP’yi Baykalsız dizayn etmek isteyen güç odakları ustaca manevralarla ve yedeğine aldıkları medya gücüyle Baykal’ın bu atraksiyonunu boşa çıkarttılar.
Sanırım Baykal, Önder Sav gibi en yakınındaki isimlerin birden bire kendi aleyhine dönerek partinin başına tekrar geçme imkanını ortadan kaldırmış olmalarını, dahası kendisinin olurunu alma gereği bile duymadan Kılıçdaroğlu’nun arkasında hizalanmalarını içi kan ağlayarak izlemiştir.
Şimdi partideki Baykalcılar, Kılıçdaroğlu ve ekibini “komploculuk” ve “ihanet”le suçluyorlar.
“Kompluculuk vadisi”nde Kılıçdaroğlu’nun yerinin olduğuna inanmıyorum. Çünkü onun kişiliği ve yapısı buna müsait değil.
KILIÇDAROĞLU KİMİN ADAMI?
Örgüt Kılıçdaroğlu’na “evet” dediyse, bunda asıl belirleyici olanın halk desteği olduğunu görmezlikten gelmemek lazım.
Burada sorun şu: Bir yanda halkın liderliğe taşıdığı Kılıçdaroğlu var, öbür yanda CHP’yi tanzim etmek isteyen güç odakları…
CHP’yi klasik çizgisinde tutarak halkla buluşturmak isteyen güç odaklarıyla Kılıçdaroğlu’nun ne kadar örtüşüp örtüşmeyeceği hem yeni dönemin çatışma alanlarından birini oluşturacak, hem de CHP’nin geleceğini tayin edecek bence….
BAYKAL SİYASİ SANTRANÇTA MAT OLDU
Kim ne derse desin, bence Baykal yeniden dönmek istiyordu.
Ancak Baykal’ı silmeye kararlı odaklar, Baykal’ın dönüş niyetini boşa çıkartacak yeni bir hamlede bulundular.
Baykal fena halde mat oldu.
Sonucun böyle olması, Baykal’ın niyetini doğru okumadığımız anlamına gelmiyor. Siyasi analizlerin ömrü, ne yazık ki entrikaların ve ayak oyunlarının hızına yetişemiyor. Sanıyorum Baykal bile bu sonucu öngörmüyordu.
CHP İLGİNÇ BİR PARTİ
İddiam o ki…
Bir: Bu görüntüler servis edilmemiş olsaydı Baykal’ın liderliği aynen devam edecekti. İki: Bu görüntülere rağmen Baykal istifa etmeseydi Baykal’ın örgütsel gücü karşısında ezileceklerini varsayanlar Baykal’a zahiren biat etmeyi sürdüreceklerdi.
Sizce de ilginç değil mi?
Peki, “Liderimizi komploya kurban verdirtmeyiz!” diyerek gözyaşı dökenlerin Baykal’ın tekrar dönüşüne karşı çıkmaları ilginç olmanın ötesinde düşündürücü değil mi?
NEREDE YANILDIM?
Bir konuda yanıldığımı itiraf etmeliyim. Dersim kökenli, yani Alevi ve Kürt kökenli birine CHP’nin teslim edilemeyeceğini varsayıyordum.
Dersim katliamcısı bir partinin başına Dersim kökenli bir ismin gelecek olması, doğrusu tarihin ironisi gibi duruyor.
Benim açımdan sevindirici…
Bakalım Dersimli Kılıçdaroğlu, Alevi ve Kürt açılımı, daha doğrusu Türkiye’nin demokratikleşmesi gibi en temel konularda CHP’yi nasıl bir yerde konumlandıracak.
Bence asıl mesele, CHP’nin liderliği değil kendini nasıl bir yerde konumlandıracağı meselesidir.
ETİKETLER :