Lider değil, fikirler değişmeli
Naif Karabatak Yazdı
CHP’de lider krizi anlık şekilde değişiyor. Her an birisi manevra yaparak öne geçiyor, sonra “Ya Baykal dönerse?” korkusu hâkim oluyor. Zaten öne çıkanı da Baykal, anında geri tepiyor...
Kaset skandalıyla başlayan gelişmeler, CHP Genel Başkanını istifaya götürünce “Baykal sonrası” hesaplar da çeşitli şekilde yapılmaya başlandı.
İlginç şeyler de oluyor…
Baykal’ın geri dönmesi için yapılan çabalara rağmen, el altından da yeni genel başkan belirlenmeye çalışılıyor.
Kanımca CHP’de bir hileli bir seçime doğru gidiliyor…
Veya daha açık bir ifadeyle ikili oynanıyor, samimiyet görünmüyor…
CHP Sözcüsü Mustafa Özyürek, NTV’de katıldığı programda Deniz Baykal’ın kafasındaki genel başkan adayının CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu olduğunu söyledi.
Özyürek, Baykal’ın “kafasındakini” kendisinden mi duyduğu, yoksa kafadan geçenleri okuma gibi bir yeteneği mi olduğunu söylemedi…
Ama Baykal’ın Kemal Kılıçdaroğlu’nu işaret ettiğini söyledi…
Eliyle mi, başıyla mı, diliyle mi, gözüyle mi işaret ettiğini de söylemedi…
Belki de CHP’lileri Kılıçdaroğlu ismine alıştırmaya çalıştı…
Yemedi tabii…
CHP’den elini ayağını henüz çekmemiş, kanımca asla da çekmeyecek olan Deniz Baykal, Özyürek’i jet bir şekilde yalanlayarak “Kemal Kılıçdaroğlu’nu işaret etmediğini” söyledi…
Demek ki Mustafa Özyürek, ne kafa okuma yeteneğine sahip, ne de işaret dilinden anlıyor…
***
Bu süreç CHP’lileri kendisine getirir mi bilmem ama ben yine de bazı tüyolar vereyim…
CHP kaset şokuyla vurulduğu günün ertesinde “yandaş” dedikleri basın “ayıp” diyerek kaset haberlerini ya görmedi, ya da üstü kapalı bir şekilde küçük yer verdi…
Oysa yıllardır CHP’nin yılmaz savunuculuğunu yapan “CHP yandaşı” basın, Baykal’ı istifaya çağırdı…
Haberleri istifa istiyordu, yorumlarda istifa çağrısı vardı…
Deniz Baykal, genel başkanlıktan istifa ettiğinin ertesi günde aynı basın, bu defa “işaret” etmişti…
Özellikle Vatan Gazetesi, sürmanşetinde kocaman harflerle “Baykal dönmezse Kılıçdaroğlu” diye adresi göstermişti…
Kılıçdaroğlu, CHP’yi bulunduğu yerden nereye götürü bilinmez ama bu süreçte CHP’li görünen basının skandalı işleyiş tarzıyla Kılıçdaroğlu’nu öne çıkaran tavrını ve sonrasında da Mustafa Özyürek’in Kılıçdaroğlu ısrarını mercek altına almalarını öneriyorum…
İlginç şeyler çıkabilir…
***
Aslında yazının başına aldığım cümleyi soru şekline getirmekte- fayda var…
CHP’de lider mi değişmeli, fikirler mi?
Sahi CHP’nin öncelikle neye ihtiyacı var?
Halkçı olduğunu, solcu olduğunu, sosyal ve demokrat olduğunu söyleyen bir partinin, öncelikle bu misyonları yerine getirmesi beklenmez mi?
Altı okla, bugüne kadar getirdikleri ilkelerin tümüne aykırı davranan bir parti, önce ilkelerine sahip çıkması gerekmez mi?
Elbette lider önemli…
Ama zaten o liderle bir arpa boyu yol alınmamıştı ki?
Deniz Baykal, CHP’nin başındayken oylarını nereden nereye getirdi?
İktidara kaç adım yaklaştı?
Muhalefet görevini ne kadar yaptı?
Halkın özgür yaşaması, demokratikleşmesi, sosyal bir hukuk devleti haline gelmesi, sorunların çözülmesi, kangren haline gelen yaralara merhem sürülmesi gibi konularda üstüne düşeni yaptı mı, yoksa yara kabuk bağlamaya devam etsin diye Anayasa Mahkemesi, Danıştay gibi yargıdan medet mi umdu?
Yoksa sıkıştığında “darbe” mi istedi?
Belki de terör örgütü olduğu iddia edilen ve millete komplo yapan örgütlerin avukatlığını üstlendi…
***
Dün Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Anayasa değişikliğini onayladı…
Kısmen de olsa değişen Anayasa, atık daha özgür ve artık darbecilerin borusu ötmeyecek…
Ve Anayasa’nın değişip değişmemesine milletlin kendisi karar verecek…
Baykal bunu istemiyordu…
O nedenle CHP hep dibe vuruyordu…
Şimdi de değişen bir şey yok…
CHP, Anayasanın onaylanmasından sonra ilk yaptığı açıklamada “Anayasa Mahkemesine gideceğiz” şeklinde oldu…
Aynı tas, aynı hamam…
Ne diye gideceksiniz?
“Biz halktan korkuyoruz” mu diyeceksiniz?
CHP’de lider değişmesi önemli değil, kafalar değişmedikten sonra, halk korkusunu yenmedikten sonra bir arpa boyu yol alamayacakları gibi, gittikçe halktan uzaklaşan bir parti konumuna düşecekler…
Halktan korkan, demokratikleşmeden ürken, sivilleşmekten kaçınan bir solcu ve halkçı parti, tarihe geçecek kadar ilginç…
ETİKETLER :