Baykal'dan Onurlu Bir İstifa
Kim ne derse desin, -mahkeme kararına rağmen- internette dolaşan o malum görüntülerden sonra CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın istifa etmesini “onurlu bir istifa” şeklinde değerlendiriyorum ama karşı çıktığım yönler de var…
Öncelikle Baykal, görüntüleri yalanlamadı…
Hatta tahminlerin aksine, 7 yıllık değil, birkaç haftalık bir görüntü olduğunu söyledi…
“Komplo” derken de, görüntüleri yalanlamak için çaba harcamadı, özel hayatın gizliliğine vurgu yaptı.
Buna elbette kimsenin itirazı olamaz.
Siyasi parti liderleri, magazin basınının malzemesi olmamalı…
Kimin eli kimin cebinde türü ilişkiler, magazin basınının geçim kaynağıysa, bunu sağlayanların da geçim kaynağı olduğu kesin…
Ama siyasiler öyle değil…
Onlar da insan, onlar da hata yapabilir ama bu “özel hayatları deşifre etmeye” kadar gitmemeli…
Daha önceki komplolardan alınan dersle olsa gerek, hiç kimse görüntülerden dolayı Baykal’a veya Baytok’a bir şey demiyor…
Eleştirilen konu, görüntüde genel başkanla milletvekilinin olması…
Kesinlikle eminim ki, Baykal’ın bir başka kadınla görüntüsü ele geçseydi, tıpkı Ali Kırca’nın olayındaki gibi “komplo” geri teperdi…
Ama bu farklı…
Evet sonuçta bu bir komplodur…
Her komplo da kuşkusuz bir tezgâhtır…
Var olan veya olmayan bir durumdan kamuoyunu ciddi şekilde etkileyecek bir şeyler ortaya koymaktır…
Görüntüler doğru da olsa komplodur, yanlış da olsa…
Baykal’ın istifa etmesi, malum görüntülerin doğru olup olmaması anlamına gelmez.
Elbette doğru da olabilir, yanlış da, kurgu da, montaj da…
Bütün bunlar, “siyasi hesabı bir başka şekilde çözme” fikrini çürütmez…
Kurultayda, sandıkta veya her hangi bir konuda yenemediğinizi belden aşağı vurmakla yenmenin çirkin şeklidir.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın dünkü istifasını “onurlu bir istifa” şeklinde değerlendiriyorum ama hemen hiç alakasız bir partiyi suçlu ilan etmesini de yanlış buluyorum…
Baykal, başına gelen onca işten sonra halen kumpası kimlerin kurabileceği, kimlerin işine yarayacağını hesap edememesi acıdır…
Bunca yıllık siyasi tecrübesine rağmen bu komplodan AK Partiyi suçlaması, hatalardan ders almadığının da bir göstergesi…
Eğer ben AK Parti Genel Başkanı olsam, Baykal gibi “iktidar istemeyen” bir muhalefet partisi isterdim.
Neden Baykal’a kumpas kurayım ki?
***
Baykal’ın istifası kimi çevrelerce “görüntülerin doğruluğu” anlamına geldiği şeklinde yorumlandı…
Bu aslında yanlış bir değerlendirme…
Görüntüler doğru da olsa, yanlış da olsa bu suçlamayla sürekli karşı karşıya yaşanacağı kesin…
Özellikle parti içi muhalefette çok etkin bir şekilde kullanılacağını tahmin etmek için kahin olmaya da gerek yok.
Yine o görüntüler, partililerin hafızasındayken, Baykal’ın meydanlara çıkması da mümkün olmayacaktı…
O zaman en iyisi istifa etmek, “komployu şantaj olarak kullanmak” isteyenlere fırsat vermemekti…
Belki bu görüntüler istifası için yayıldı…
Ama istifa etmemesi halinde olacaklar, bundan daha kötü olacaktı.
Kanımca Baykal, düşündü, ailesiyle istişare etti ve en doğru kararı verdi.
İnsanların özel hayatının böylesine çirkin bir şekilde ortaya dökülmesi bana göre de ahlaksızlıktır, küçüklüktür, ayıptır…
Ama buna rağmen de yaşananları yok farz etmek mümkün değildir.
Korkarım ki, “tabandan gelen istek” Baykal’a bir kez daha hata yaptırmaz…
Bu aşamada Baykal’ın istifası herkesin mutabık olduğu doğru bir davranıştı.
Doğru davranış, “taban istiyor” bahanesiyle bertaraf edilmemeli…
ETİKETLER :