CHP’lilerin Bu Telaşı Niye?
CHP’liler bugünlerde çok kızgınlar. Adeta ateş püskürenler var. Haklılar da, CHP’li birisi, merhum da olsa Hitler’e benzetilmiş…
CHP’yle Hitler düşüncesinin ne alakası var, değil mi?
Asıl konuya geleceğim ama önce CHP’lilerin tepkisini çok çocukça bulduğumu da belirtmek istiyorum; hem çocukça, hem samimiyetsizce…
Çünkü Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, durup dururken, ortada hiçbir şey yokken çıkıp, “Eğer illa Hitler'e benzetecek bir siyasi figür arıyorlarsa, kendi genel merkezlerindeki eski genel başkan fotoğraflarına baksınlar. Orada Führer'e özenip, kendisine 'Milli Şef' dedirtmiş genel başkanlarının Hitlervari bıyıklarının altından kendilerine gülümsediğini görecekler” demedi…
Peki, nereden icap etti?
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Başbakanı Churchill’e, hükümeti de Hitler’e benzetti.
Bunun üzerine başbakan da aynı üslupla cevap verdi…
Yani siyasi üslupta bir seviye aranıyorsa öncesine neden bakılmıyor?
Öncesine tepki göstermeyip, sonrasına göstermek çocukçadır ve samimiyetsizdir.
Sonra işi “memleket meselesi” ne getirdiler…
İnönü Malatyalıymış da, o zaman Başbakan bütün Malatyalılardan özür dilemeliymiş…
Hani tam bir ırkçı düşünce…
Faşist bir yaklaşım…
Ne alaka diye sorarlar adama…
Bu nedenle CHP’lilerin tepkisini hiç ama hiç umursamıyorum. Umursamam için CHP’lilerin, Genel Başkanlarına da, Başbakana da “lütfen seviyeli tartışalım” mesajı göndermeleri gerekiyor.
Değilse aynı boş tartışma devam ediyor demektir.
***
Gelelim asıl konumuza…
Atatürk’ün yanında hep “İkinci Adam” olarak kalan, onun ölümünden sonra da “Birinci Adam” olan, bununla yetinmeyip kendisini “Milli Şef” ilan eden, Atatürk’ün resimlerini Türk Lirasından atıp, kendi resmini koyan, Kur’an okumayı yasaklayan, ezanı Türkçeleştiren, ülkeyi kıtlık ve yokluğa mahkûm eden, ekmeği bile karneye bağlayan başarısız siyasi bir isimdir İsmet İnönü…
Atatürk’ün yanında “silik” kalmasıyla hep eleştirilirken, Atatürk’ten sonra da “diktatör” gibi bir yöneticilik yaptığı söylenir…
Ama buna karşın da Cumhuriyet kurulana kadar birçok kahramanlığı var, imza attığı güzellikler var…
Kısaca hatasıyla sevabıyla bir İsmet İnönü var…
CHP’lilerin kızdığı merhum İsmet İnönü’nün Hitler’e benzetilmesi değil…
Kanımca onların kızması CHP’li birisine Hitler benzetmesi yapılmasıdır…
İşte burada merakım bir kat daha arttı…
Acaba neden?
Merhum İnönü değil de, mevcut CHP’lilerden birisi, hatta Genel Başkanı Deniz Baykal için “Hitler” benzetmesi yapılsaydı tepki nasıl olurdu diye…
Değişmezdi…
O zaman tepkiler İnönü için değil, İnönü sadece bir bahane…
Bunun altında yatan nedir öyleyse…
Gelin Hitler’e bir bakalım…
Öncesinde hiç tanımadığı Yahudilere karşı, sonra birden bire bir düşmanlık besliyordu…
Bir başka ırkı, bir başka dine mensup olandan adeta “tiksiniyor”du…
Ülke için “zararlı mahlûk” olarak algılıyordu…
Korkuyordu da…
Sanal bir korku yaratmıştı kendince, Yahudiler Alman hükümetini devirecekti…
Her yeri ele geçireceklerdi…
O zaman önce kendisi davranmalıydı…
Balyozu indirmeli, kafese koymalı, yakıp, yıkmalıydı…
Yaptı da…
Tarih boyunca en büyük ırkçı Hitler’di…
Faşistti bir başka deyişle…
***
Bu açıdan bakınca CHP’yle Hitler’in hiçbir benzer yanı yoktur…
Birisi solcu parti, bir diğeri ırkçı faşist…
İşte asıl sorun da burada…
CHP, bir türlü sol olamadığından ne olduğunun iç kavgasını yapmakla meşgul…
MHP’den daha milliyetçi, sağcıdan daha sağcı, ırkçıdan daha ırkçı, devletçilerden daha devletçi bir kimliğe bürünebiliyor. Bir tek halkçı olamıyor bu da tüm CHP’lilerde bir rahatsızlığa sebep oluyor.
Üst kademelerin kişisel tercihleri, partinin ideolojisiyle taban tabana zır bir duruma geldi.
Bu nedenle de “bize mi dedi?” diye bir psikoza giriyorlar ve en ufak eleştiride aşırı bir alınganlık gösteriyorlar…
Çünkü kendi içlerinde de aynı muhasebe yapılıyor…
“Biz neciyiz?” diye soruyorlar…
“Sol bu mu?” diye sorguluyorlar…
“Halkçılık böyle bir şey mi? diye araştırmaya başlıyorlar…
“Darbeleri savunmak, solun literatüründe var mı?” diye kaygı duyuyorlar…
“Demokratik açılımla herkesin özgürce yaşaması için verilen mücadeleye karşı çıkmanın solculuğun hangi misyonunda yazdığı”na bakıyorlar…
Ve “darbe anayasasını, darbecileri savunmanın solla ne alakasının olduğunu” merak ediyorlar…
Bir de Ergenekon gibi örgütlenmelerin avukatlığının yapmanın solun hangi kitabında yazdığını da merak ediyorlar…
Tam bu kafa karışıklığını yaşarken, birisi çıkıp, İnönü’yü bıyığından dolayı da olsa Hitler’e benzetiyor…
Irkçı birisine…
İşte o zaman bütün kafa karışıklığı yüzlerine vurulmaya başlıyor…
Sorgulama artınca, karşı atağa geçip, bastırmak için tepki gösteriyorlar…
Yoksa CHP’nin tepkisi İnönü için değil…
Bizzat kendi içlerinde çözemedikleri tezatlara bir cevaptır…
ETİKETLER :