Yazarımız Fethi Akar’ın Kaleminden
“Hızla büyüyen üniversite”
Sitemiz yazarıda olan Adıyamanlı usta Gazeteci Fethi Akar, Kanal T Televizyonu için Adıyaman Üniversitesi’nde çekim yaptı, televizyonda yayınlandıktan sonra da kaleme aldı.
Yazarımız Fethi Akar’ın kaleminden Adıyaman Üniversitesi…
Adıyaman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Gündüz ile “Haberin Gündemi” programı için hoş bir sohbet toplantısı da yapan Akar, gördüklerini kaleme aldı. İşte Fethi Akar’ın Adıyaman ve Adıyaman Üniversitesi izlenimleri.
Gittim Gördüm
Bir kuş gibi süzülen uçaktan Adıyaman ve her biri nakış nakış işlenmiş tarlaların resimlerini çektim. Atatürk Barajı üstünden dolaşan uçağımız, havaalanına indiğinde beni, kameraman arkadaşım Süha Kapkı ve yapım sorumlumuz Uğur Mert’i Üniversite çalışanı Hacı Yusuf Taşkıran karşıladı.
Hep çevre illerin havaalanlarına inmiştim. Bu defa köyümüzün üstünden geçerek memleketimin havaalanına inmenin mutluluğunu yaşadım. Yeni kurulmuş bir havaalanı değildi ancak ilk kez bu mutluluğu tattım. Anlatılmaz bir duygu, tarifsiz bir güzellikti.
Otelimize yerleşip biraz dinlendikten sonra Adıyaman Üniversitesi’ne doğru yola çıktık.
Otel çıkışı bize katılan Genel Sekreter Yardımcısı Gülşen Kırpık ile şehir turu yapmamızın ardından, tarihi Cendere Köprüsü önünde durduk. Hacı Yusuf’a: “Cendere Köprüsü burada değil ki nasıl gelmiş buralara” diye sordum. “Rektör Hocamız getirdi” dedi. Meğer yerleşke girişine tarihi köprümüzün şeklini vermişler. İçeri girmez Nemrut’un da geldiğini gördüm. Arkadaşlara: “Rektör Hoca’nın maşallahı var bakar mısınız 2150 metre yükseklikteki heykelleri de kopartıp getirmiş” dedim. Gülüştük hep birlikte. O heykeller aslına uygun bir şekilde heykeltıraşlar tarafından yapılıyormuş. Nemrut’un tanıtımı için.
Çocuklar gördüm. Hepsinin üstünde Türk Bayrağı resimli tişörtler vardı. Gülşen Hoca’ya: “Hayırdır Hocam bu çocuklar ne yapıyor” diye sordum.
“Üniversitemizin 23 Nisan etkinlikleri” dedi. Adıyaman ilçe ve köylerindeki okullardan ile Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu’ndan çok sayıda çocuğumuz üniversitenin davetlisi olarak şehre gelmişlerdi. Konuştum onlarla hayatlarında hiç şehir görmemişler. Yedikleri yemeklerin dahi ne olduğunu bilmiyorlardı. Ancak hepsi üniversitede okumak için bir an önce büyümek istiyorlardı. Rektör amcaları onlar için eğlenceler de düzenlemişti.
O programlar bitti. Sıra bize geldi. Prof. Dr. Mustafa Gündüz dedikleri gibi varmış. Atom Karınca desek sanırım doğru bir tabir olur. Koskoca kampusun içini yürüyerek gezmeye başladık. Güneş tüm sıcaklığıyla üstümüzde. Her biri birbirinden en az 200 metre uzaklıkta bina ve inşaatlarını geziyor sohbetler ediyorduk.
Yorulmuştum. Rektör’ün hızına yetişmek ne mümkün? O anlatıyor ben ve ekibim hayran kalıyorduk. Bir ara Gündüz’e ‘yeter artık hocam ağzımız dilimiz kurudu’ diyeyim dedim. Sonra ‘iyi de birlikte değil miyiz’ derse rezil olurum korkusuyla demekten vazgeçtim. Durmak yok yürümeye devam… Ne bize eşlik eden diğer hocalar, ne de bizler o hıza yetişemiyorduk. (İnanmayan varsa gitsin Mustafa Gündüz ile dolaşsın)
Tek tek gezdik tek tek bilgiler aldık. Tam bu noktada bir şey itiraf etmek istiyorum; Prof. Dr. Mustafa Gündüz’ün geziyi bitirmesi için bahaneler ortaya attım. Ne mümkün. Çok sayıda işi telefonla halletti. Hatta bir ara gitti. İşini halletti geri döndü.
Yine durmak yok yürümeye devam...
Sınıra geldiğimizde rahatladık. Sağ olsun Sayın Hocam herkese yaptığını bize de yapmıştı. Allah’tan Araştırma ve Uygulama Hastanesi’ne araçla gittik. Yoksa halimiz perişandı. İşin şakası bir yana muhteşem işler yapılıyor Adıyaman Üniversitesi’nde. O gezerken bizleri yoran binalar ve Aslan Amca’nın öncülüğünde yapılan peyzaj çalışmaları bittiğinde karşılaşacağımız manzara gözlerimin önüne geliyor. İnanın yorulmaya değdi.
Merak etmeyin gezdiğimiz binaları da anlatacağım. Mimari olarak da kendinden söz ettirecek o bilim yuvaları. İşte gezdiğimiz yerler;
Fen Edebiyat Fakültesi İnşaatı,
Merkezi Laboratuar İnşaatı
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İnşaatı
Mediko-Sosyal Binası İnşaatı
MYO Tadilat
Üniversite Ana Girişi İnşaatı
Araştırma ve Uygulama Hastanesi
Güneş Enerjisi
Yerleşke İçi Asfalt Çalışması
Merkezi Kafeterya
Şimdi bunların hepsinin içini doldurmaya kalksam patron kızar. O yüzden çok beğendiğim Mediko-sosyal ve hastane inşaatını anlatacağım. Mediko-Sosyal binasının kaç kapısı olduğunu hala anlamadım. Dolaştık dolaştık aynı yere çıktık. Dehliz desem değil. Tünel desem tünel değil. Ne dersek diyelim mimarisiyle muhteşem bir yapı. “En çok oradan keyif aldım” desem doğrudur. Bittiğinde öğrenciler ve çalışanların da keyif alacaklarından eminim. Spordan sağlığa kültürden eğlenceye sayısız imkana sahip olacaklar.
Araştırma ve uygulama hastanesine gelince. Adıyaman için büyük bir kazanç olacak. Çünkü şehirde yaşayan çok sayıda kişi, Malatya, Gaziantep, Adana, Ankara, İstanbul gibi illere gidiyor. Üçüncü düzey sağlık hizmetinin verileceği hastane 29 Ekim’de açılacak.
Gönül günlerce kalıp ilin heyecanına ortak olmayı isterdi. Ancak Adıyaman’a gelmişken, tarihi yerleri görmemek olmazdı.
Prof. Dr. Sayın Mustafa Gündüz ve ekibiyle vedalaştık.
Perre Antik kentten başladık, gerçek Cendere Köprüsü’nden devam ettik.
Sonra bir baktık ki, Nemrut’ta güneşin batışına eşlik ettiğimiz yerdeyiz.
Güneşi uğurladık, baraj kenarında eşsiz lezzetteki alabalığın tadına baktık.
Kısacık bir geziydi belki ama dolu doluydu.
www.gazeteadiyaman.com
ETİKETLER :