İçinizden biri Mustafa Salman!
Genel Yayın yönetmenimiz Naif Karabatak,Göreve Geldikten sonra Şimdiye kadar adı sanı bilinmeyen ESOB'a içinde Konferans salonuda bulunan Muhteşem bir bina kazandıran " İÇİMİZDEN BİRİ MUSTAFA SALMAN'ı " yazdı...
İşte o yazı...
Siyasilerin sıkça kullandığı ama pek de uymadığı bir slogan var; “İçinizden biriyim!” diye. Aslında herkes içimizden birisi. Sonuçta hepsi insan ve hepsi bu ülkenin çocukları. Dışımızdan birisinin olması zaten mümkün değil.
Peki, bu slogan neden kullanılıyor ve neden “içimizden biri” olmayanlar, içimizden birilerini alt etmek için çabalıyor veya içimizden biriymiş gibi davranmak için kırk takla atıp, ele güne rezil oluyor…
Bunun örneğini AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de yaşadık…
Onlar içimizden birisiydi…
Öncekiler de öyle ama onlar “bizi kabul etmeyerek” içimizden birisi olmuşlardı nasılsa…
Halkı hiçe sayan, geldiği yeri unutan veya çok farklı yerlerden gelerek hep tepeden bakan bir yapıyla sadece oy zamanı “bizden biri” olmaya çabalamış, oyu aldıktan sonra da gerçek yüzünü göstererek tepeden bakmaya, küçümsemeye, hor görmeye, ötelemeye, kendisinde bir cevher var sanmaya devam etmiştir.
Üst makamları “babasının çiftliği” sanan bir kısım elit kesim, Anadolu’dan hiç kimsenin görev almaması gerektiğine kendisini inandırdığında, pastayı “taşralı”yla bölüşmeye niyetli olmadığından var güçleriyle saldırmaya başlamışlardı…
Oysa ne Recep Tayyip Erdoğan ne de Abdullah Gül, görevi aldıktan sonra onlardan kötü iş yapmadı, aksine hem daha iyi iş yaptı, hem halkı yok saymadı…
Siyasetini tartışabilirsiniz, yaptıklarının bir kısmını beğenmeyebilirsiniz ama bugüne kadar gelen başbakan veya cumhurbaşkanından daha kötü yaptığını, “o makama layık olmadığını” söyleyemezsiniz.
“İçinizden biriyim” derken, gerçekten içimizden birileri olduğunu 7 yıllık süreçte anladık.
Buna rağmen, “içimizden birisi” olup, koltuğu kaptıktan sonra “sırça köşke çıkanlar”da ne yazık ki oldu…
Sırça köşke çıkanları da, halk gibi yaşayanları da, yetimin hakkını koruduğu gibi yetkilerini “hizmet” için kullananları da bu halk iyi biliyor…
***
Adıyaman, uzun bir süredir esnafların seçimine kilitlendi…
“İçinizden biriyim” sloganını tümden üzerinde taşıyan, meslekten gelen, dişiyle, tırnağıyla Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanlığı’na seçilen ve dört yıldır da bu görevi “elinin erdiği, yüreğinin yettiği”nce yapmaya çalışan Mustafa Salman, yeni bir seçimle karşı karşıya…
Yine seçime “içinizden biriyim” diyerek hazırlanıyor…
Bu söze uygun bir yaşam tarzıyla…
Seçim süreci olunca esnafları dinleyip nabız tutma şansımız da oluyor…
Kimi destek verecek, kimi destek vermeyecek…
Destek verenlerin, “içimizden biri” diye destek vereceğinden kuşku duymuyorum…
Daha önce adı sanı bilinmeyen bir odayı “gözde STK” haline getirme gibi önemli adım atan, kiralık binadan “sahip” olunan binaya geçilen, başka kurumları kıskandıracak Konferans salonu ve lokale kavuşturan kişi, “içlerinden biri”ydi…
Onun yaptığını yapma arzusuyla dolu olanlar elbette olacaktır…
Bütün kentlerde halkla birebir ilişkisi olan, ekonomiyi direkt etkileyen, toplumun çok önemli bir kesimi kuşkusuz esnaflardır…
Esnafların daha iyi durumda olması, kentte yaşayanların tümünü olumlu etkilediği de bir gerçektir. O nedenle esnafların sorunlarını, sıkıntılarını, dertlerini dile getirecek “güçlü bir STK”ya ihtiyaç olduğu da kesindir…
Sorunu yaşayarak bilen, sorunu çözme konumuna yükseldiği takdirde daha bir aşkla, daha bir sevgiyle çözmeye çabalayacağı da bir başka gerçektir.
“İçinizden biriyim” sloganının ESOB’da da 4 yıldır gerçeğe dönüştüğünü görmek güzel bir şey…
Keşke bütün STK’larda, bütün siyasi partilerde “içinizden biriyim” diyenler bunu gerçekten söylese…
Gerçekten hayatının tümünde buna inansa ve bunu uygulasa…
İnanın o zaman çok daha müreffeh bir ülkede yaşarız…
Bakın, daha düne kadar “soğuk” olan Çankaya, şimdi ne kadar sıcak…
ETİKETLER :