Ergenekoncu ittifakçı neden suskun
Danıştay saldırısı sonrası Saldırgan Alparslan Arslan’ın Türban için eylemi gerçekleştirdiği söylentileri sonrası bugünlerde ortaya çıkan Kamera kayıtlarının silindiği olduğu raporu sonrası Yazarımız Ramazan Toprak…Ergenekoncu İttifakçıların neden sustuğunu sordu…
İşte o Yazı...
Danıştay cinayeti, “kamera kayıtlarının teknik bir arıza nedeniyle silindiği” yalanı sonrası, TÜBİTAK’ın verdiği, “görüntüler kasıtlı olarak silinmiş” raporu ile yeni bir seyre kavuştu.
“Türban cinayeti”, “laik cumhuriyete sıkılmış kurşun” diye okunan cinayet, CHP’nin Başkanı Deniz Baykal’ın Hükümeti istifaya davet etmesi ile kapsamlı bir kampanyaya dönüşmüştü. HSYK’nın peş peşe yayımladığı, hak-hukuk kokan bildirileri de cabası..
TÜBİTAK’ın, “görüntülerin kasıtlı olarak silindiği” raporu sonunda Ergenekon medyası sus pus oldu. Ahmet Necdet Sezer, emekliliğin keyfini çıkarmakta. CHP’nin Başkanı, anayasa değişikliklerinin gerçekleştirildiği şu günlerde Sebahat Akkiraz konserleri dinlemekle meşgul ve Danıştay’a silahlı baskın yaparak bir hakimi öldüren Alpaslan Arslan da paşa paşa cezaevinde yatmakta.
Danıştay binasının güvenlik sistemlerini OYAK Savunma ve Güvenlik Sistemleri A.Ş yapmış. Konuyla ilgili Genel Kurmay’dan bir ses yok henüz.
Danıştay gibi bir kurumun, o gün kameraları çalışmıyor.. Belinde silah taşıyan katil, elini kolunu sallayarak toplantı halindeki odaya geliyor, silahını çekip mermileri hakimlerin üzerine boşaltıyor.. Kameralar “bozuk” x ray cihazı da “düt düüüt” demediği/diyemediği için geriye katilin olay mahallinden sıvışıp kaçması kalıyor ki, polis, katili enseleyip yakalıyor. Bu son kısım, planları alt üst eden süreci de başlatıyor.
Sonra?
“Dini motifli bir cinayet” izlenimi için gerekli dekorlarla süslenmiş olayı bu zaviyeden ele alıp yargılamak kalıyor.
Sonra?
Dört yılın sonunda TÜBİTAK’tan bir rapor ulaşıyor mahkemeye: “kameraların bozuk olduğu yalan, birileri görüntüleri kasıtlı olarak silmiş..” Ve başa dönüyor her şey:
1-Olayın görüldüğü mahkeme, kameraların neden çalışmadığını, katilin toplantı odasına kadar nasıl geldiğini sormadan geçiştiriyor.
2-Dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, CHP’nin başkanı ve bir takım kuruluşlar ile Ergenekon medyası “irtica azdı” demek için hasretle bekledikleri kampanyaya start veriyorlar ve küfrün, aşağılamanın, “çekin gidin” demelerinin bini bir para etmiyor..
17 bin faili meçhul cinayet dosyası hala “meçhul” olarak beklemekte..
Üç bini aşkın köyün bir takım devlet görevlileri eliyle yakıldığı bilinmekle beraber bunun kimler eliyle ve ne adına yapıldığına dair bir tek satır yok.
Silah ve uyuşturucu ticaretindeki zincirlemede yer alan üniformalı çetelere dair resmin bütününe ulaşılmış değil..
Kamera kayıtları bahsi, resmin bütününü görmek noktasında üstü örtülemeyecek açıklıkta bir bilgi ve zihni açıklık verecek gibi görünüyor
ETİKETLER :