Köse,Nevruz’un Kutsal Anlamı Var
CHP Milletvekili Şevket Köse, Nevruz’un birçok anlamı olduğu gibi kutsal anlamı olduğunu da söyledi.TBMM’de gündem dışı söz alan CHP Adıyaman Milletvekili Şevket Köse, Nevruz’la ilgili görüşlerini anlattı.
Köse’nin TBMM’de yaptığı konuşma şöyle;
“21 Mart Nevruz Bayramı ve Önemi üzerine gündem dışı söz almış bulunmaktayım. Sözlerime başlarken yüce heyetinizi sevgi ve saygıyla selamlarım.
Yeni gün anlamına gelen Nevruz, dünya tarihinde çok önemli bir yere sahiptir. Nevruz, sadece bir etnik kökene, dine, mezhebe, millete mal edilemeyecek kadar geniş kapsamlı bir bayramdır. Asya’dan Balkanlara kadar, çok geniş bir coğrafyada Nevruz, bayram havasında kutlanmaktadır. Ülkemizde Nevruz Müslüman-Hıristiyan, Alevi-Sünni, Türk-Kürt ayrımını ve kültürler arasında önyargıları ortadan kaldırıp, dostlukları kuran, kardeşlik duygularını geliştiren bayram olarak kutlanmaktadır. Nevruz, sosyal barışa katkı sağlamaktadır. Bundan dolayıdır ki, Nevruz ateşi, bütün kötülükleri ve düşmanlıkları yok etmek anlamındadır. Bu ateş, barış, dostluk ve kardeşlik için yakılmaktadır.
Nevruz tarihsel kökleri geçmişe dayanan bir gelenektir. Eski tarihlerde Nevruz’da, hükümdarlar tarafından ihtiyaç sahiplerine yardım edilirdi. Ve Nevruz’u bayram havasında kutlamak için şenlikler düzenlenirdi. Hükümdarlar gibi, halk da Nevruz’u büyük coşkuyla kutlardı. Bu coşkuya doğa da eşlik ederdi. Bahar ile birlikte, doğa, yeni ve renkli elbiselerini giyerdi. İnsanların mutlu, doğanın güzel olduğu yerde sıkıntı olmazdı. İnsanların ümitleri yeşerir ve geleceğe güzel bakarlardı. İşte bundan dolayı birçok ülkede Nevruz, hâlâ yılbaşı olarak kutlanmaktadır.
Nevruz’un bir de kutsal anlamı vardır: İlk insan olan Hazreti Adem'in bugün doğduğuna inanılır. Ayrıca; Hazreti Nuh’un gemisinin bugün karaya ulaştığına inanılmaktadır. Böylesine kutsal anlamları olan nevruzun, Alevilerin dünyasında da ayrı bir değeri ve kutsallığı vardır. Aleviler nevruzu, diğer ismi "Ebu Turab" olan, Hazreti Ali'nin doğum günü olarak kabul etmektedirler. Ebu Turab'ın Türkçesi "toprağın oğlu" demektir. Yani Aleviler Nevruz’da, toprağın dirilişini, canlanmasını ve hayat bulmasını, Hazreti Ali'yle özdeşleştirirler. İşte Nevruz’un bu kutsal yanı, insanların ortak değerlerini oluşturmaktadır.
Toplumsal barışın sağlanabilmesi için, elbette ki Nevruz tek başına yeterli değildir.
Her şeyden önce, bir toplumun ekonomisi bozuksa o ülkede barışın sağlanması mümkün mü? Devlet, denetleyici olacağım diye, ekonomiden elini çekerse, fabrika açıp işsizliği azaltmazsa, üreticiyi desteklemezse, memuruna, işçisine, emeklisine, esnafına, öğrencisine, işsizine sahip çıkmazsa, o ülkede barışı sağlamak hayaldir. Böyle bir durumda Nevruz buruk kutlanır ve barış sağlanamaz. Bu yüzden, Nevruz’un anlamlı olabilmesi ve barışa hizmet edebilmesi için, öncelikle ekonomik sorunların çözülmesi gerekir. Çünkü; ekonomisi düzgün, sağlıklı ve eğitimli bir gelecek kuşak, Nevruz’un bahar bayramı olarak kutlanmasını sağlar. Devlet her yurttaşına, dil, din, etnik köken ayrımı yapmadan sahip çıkarsa, onları bilinçlendirirse ancak o zaman Nevruz amacına ulaşır.
Nevruz, aynı zamanda UNESCO tarafından, evrensel bir kültür mirası olarak kabul edilmiştir. UNESCO’nun bu kararı, Nevruz’un evrensel bir bayram olmasına katkı sağlamıştır. Ben de Nevruz’un bu öneminin farkında olarak Meclis Başkanlığı’na bir yasa teklifi sundum. Şüphesiz her bayram gibi Nevruz Bayramı da iyiliğin, güzelliğin ve umudun tekrar dirildiği ve çoğaldığı gündür.
Ne yazık ki yeniden umutlanmaya, iyiliği ve güzelliği çoğaltmaya ihtiyacımız olan günlerden geçmekteyiz. Bu nedenle, Nevruz’un öneminin anlaşılması, sürekli olarak hatırlanması ve bu bilincin yaygınlaştırılması amacıyla, Nevruz’un kutlandığı 21 Mart günü tatil edilmelidir.
Bu yılki Nevruz kutlamalarında kötü görüntülerin görünmemesi şüphesiz hepimizi sevindirmiştir. Bu durum Nevruz’un anlamına fazlasıyla yakışmıştır. 2 gün önceki Nevruz kutlamalarında Trabzon’da kolbastı oynandı, horon tepildi. Adıyaman’da halaylar çekildi, zılgıtlar atıldı. Efeler, seğmenler oyunlar oynadı. Ülkemizin her yanında örste demirler dövüldü, yakılan ateş üzerinden atlanırken dilekler tutuldu. Herkes halaylar, şiirler, türküler ve şarkılar eşliğinde Nevruz kutladı.
Büyük ozanımız Ahmed Arif’in ‘Dağlarına bahar gelmiş memleketimin’ sözleri de bize Nevruz’u hatırlatmaktadır. Bu düşüncelerle, sevgi, barış ve kardeşlik duyguları içinde yurttaşlarımızın Nevruz Bayramı’nı kutlar, yüce heyetinize saygılarımı sunarım.
İçerde (Ahmet Arif’in Şiiri)
Haberin var mı taş duvar?/Demir kapı, kör pencere,/ Yastığım, ranzam, zincirim,/ Uğruna ölümlere gidip geldiğim, /Zulamdaki mahzun resim, /Haberin var mi?/ Görüşmecim, yeşil soğan göndermiş, / Karanfil kokuyor cıgaram/ Dağlarına bahar gelmiş memleketimin...”
www.gazeteadiyaman.com
ETİKETLER :