Klasikler Kepaze Olursa…
Editör'den...
Bir süredir ülkemizde “okuma”ya ağırlık veriliyor. Bu gelişme, yarınlarımızı emanet edeceğimiz çocuklarımız için güzel haber. Daha çok okuyan, daha çok bilgi ve kültürle donatılan nesiller demektir.
Ama kazın ayağı hiç de öyle değil…
Bazı “fırsatçı” yayınevlerinin Türk ve Dünya klasiklerini adeta kepaze edecek tarzda piyasaya sürmesi ve bunların da elden ele dolaşması farklı bir tehlikeyi de beraberinde getiriyor.
Çok kötü tercüme, facia denecek sadeleştirme, kötü baskı, eksik konu ve “özetleyeyim” denirken, konuyu tarumar eden bir yapının ortaya çıkması edebiyatımızın katledilmesi manasına geliyor.
Ülkemizde olduğu gibi ilimizde ve ilçelerimizde de okuma kampanyaları yapılıyor, öğrencilerimiz, velilerimiz kitap okuyarak bu kampanyanın tutmasını sağlıyorlar.
“Ucuz” olsun diye alınan birçok kitabın kepaze bir baskı ve içeriğinin olması, okumanın faydasının değil, “yanlış bilgilenme” nedeniyle zararının olmasına neden olmaktadır.
“Ucuz etin tiridi olmaz” diye söyleyen atalarımıza kulak verip, “doğru” klasiklere yönelmek gerekir. Okumak iyidir ama kötü yazılmış bir eseri okumak hiç de iyi değildir.
Genç dimağları okumakla doyuralım derken, onları yanlış bilgilerle, kötü tercüme ve komik sadeleştirmelere mahkûm etmeyelim.
Elbette ki bunda en büyük sorumluluk “tavsiye” etme konumunda olanlara düşüyor.
Naif Karabatak
ETİKETLER :