Naif Karabatak
Adıyaman'da Sporda 30 Kayıp Yıl
Aslında yazının başlığının “kültürel etkinliklerde 30 kayıp yıl” yapacaktım ama ağırlıklı olarak sporu işleyeceğimden “sporda 30 kayıp yıl” yazmayı uygun gördüm.
Geçenlerde spora olan ilgisi hayli yüksek bir dostumla sohbet ederken ilgimi çeken konular gündeme geldi. Adıyaman’da yaşayan birisi olarak o tarihleri gözümün önüne getirip, hafızamda bazı notlar aldım ve şimdi sizlerle onu paylaşacağım, bakalım 30 kayıp yıl nasılmış…
Adıyaman’da herhangi bir göreve gelenler, koltuğa kurulduğu andan itibaren tüm sorunları hallettiklerini sanırlar. Bu sadece Adıyaman’a has bir durumda değil, “küçük düşünenlerin” düştüğü yanılgının somut bir örneği aslında.
Görev almadan önce atıp tutanlar, nedense görevi aldıktan sonra eleştiriye tahammül edemez, eleştiri getirenleri de “bozgunculuk”la suçlarlar…
Kendisi göreve geldiyse sorun zaten yok demektir…
Adıyamanlı gençlerin spor yapması, kültürel etkinliklerde bulunması, mesleki bilgi ve becerilerini geliştirmesi, kabiliyeti olduğu alanlarda başarı yakalaması, o yöne kanalize edilmesi, bunun için imkan verilmesi.. bütün bunlar görev almayanlar için önemli, görevde bulunanlar içinse fuzulidir…
***
Gelin hafızamızı tazeleyelim…
Ama hafıza tazelerken de kimseyi kırmak, gücendirmek veya suçlama niyetinde olmadığımı söyleyeyim. Sadece 30 yıl önce neydik, şimdi neden daha iyi olamıyoruzu sorgulayacağım…
30 yıl önce Adıyaman folklorda “dünya birinciliği” kazanmış bir ildi…
Derneklerin, Halk Eğitim’in yanında “ilköğretim” okullarında bile önemli başarılara imza atan ekipler vardı; Türkiye birinciliği örneğinde olduğu gibi…
Şimdi folklor deyince “bando takımı” gibi karşılamalarda, törenlerde gerdan kırmak akla geliyor…
30 yıl önce Adıyaman’da Atatürk Stadyumu vardı, şimdi de aynı stadyum var…
30 yıl önce Cumhuriyet Kapalı Spor Salonu vardı, şimdi de var…
Yine o tarihlerde Adıyaman’ın nüfusuna göre ihtiyaca cevap verecek bir Halk Eğitim Merkezi salonu vardı, şimdi de var…
Bir de Adıyaman Üniversitesi’nin iki salonu…
Esnaf Kefalet Kredi Kooperatifi, Esnaf Odaları ve Ziraat Odası’nın “kendilerine yetecek kadar” olabilecek “mütevazı” salonu…
30 yıl önce Adıyaman’da 7-8 tane sinema vardı, şimdi henüz emekleme aşamasında olan bir sinemamız var, bir de üniversite’de sinema izleme şansı…
30 yıl önce Judo’da Türkiye birinciliği vardı, uluslararası yarışmalarda da önemli dereceler, şimdi yok…
30 yıl önce Adıyaman’da kıyasıya yarışan “Amatör Kulüpler” vardı; şimdi Toplum Destekli Polis olmazsa mahalle takımı bile kurulamıyor…
30 yıl önce Genç Milli Takıma futbolcu gönderebiliyorduk, şimdi Adıyamanspor’a bile gönderemiyoruz…
30 yıl önce Adıyaman’da bir Nöyfel Bozdoğan vardı, şimdi de Nöyfel Bozdoğan var ve o Adıyamanspor Kulüp Başkanı…
Bir başka Bozdoğan çıkmamış…
30 yıl içerisinde birkaç olumlu gelişmeden birisi “hakem” konusunda olabilir, o da şahsi gayretlerle…
***
30 kayıp yılda neler yapıldı dersiniz?
Neredeyse hiçbir şey…
Günü kurtarma derdinde olanlar, “Altınşehir Stadını” spor kamuoyuna “büyük yatırım” diye yutturabilirler ama kimseyi kandıramazlar…
Özel girişimcilerin “halı saha” çalışması olmazsa Adıyaman’da gençlerin spor yapacağı bir alan bile yok.
Ne büyük parklarımız var, ne bahçelerimiz, ne piknik alanlarımız, ne spor salonlarımız, ne kültürel aktivitelerin yapılacağı alanlar, ne konferans, ne tiyatro, ne panel, ne konser…
Bol bol kahvehane, internet kafe ve kafeler var…
Yapılmak istenen etkinlikler ilgi görmüyor, amatör kulüpler ilgisizlikten birer birer kapanıyor veya “birkaç formaya” muhtaç hale getiriliyor…
Bir ilin gelişmişliği caddeleriyle, sokaklarıyla, binalarıyla, ekonomisiyle ölçülebilir ama bir ilin asıl gelişmişliği sinemasıyla, tiyatrosuyla, sporuyla, sanatıyla, gazetesiyle, kitabıyla, dergisiyle, televizyonuyla ve radyosuyla ölçülebilir…
Şimdi 30 yılda durum böyleyse, sahi sporda ve kültürel etkinliklerde kendimizi “kazançlı” sayabilir miyiz, bunu diyecek var mı?
***
Akif Anlatılacak…
“Kültürel etkinlik” deyince yarınki yarışmayı not düşmemek olmaz. Adıyaman Belediyesi Kültür ve Sosyal işler Müdürlüğü’nce düzenlenen Mehmet Akif Ersoy konulu Kompozisyon, Şiir ve Resim Yarışmasının ödül dağıtımı, yarın akşam Hisar Düğün Salonunda yapılacak…
Öğrenciler Akif’i yazıyla, şiirle ve resimle anlatacaklar…
En iyi anlatanlar, laptop, notebook ve fotoğraf makinesi kazanacak…
Birinci olanların okulu da bundan nasiplenecek ve projeksiyon cihazı alacaklar…
Ödülü gençler alacak, onların ilgi alanına girer. Benim merak ettiğimse onların minik dünyasında o büyük şair nasıl anlatılacak…
Merakla bekliyorum…
ETİKETLER :