Eğitim-Bir-Sen İstanbul Barosu'na Faks Gönderdi
İstanbul Barosu’na Hukuk Hatırlatıldı
Memur-Sen Konfederasyonuna bağlı Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen) Adıyaman Şubesi, sivil toplum örgütü temsilcileri ve meslek lisesi öğrencileri, Danıştay'ın aldığı karara tepki göstermek amacıyla ortak basın açıklaması düzenledi.
Basın açıklamasının ardından katılımcılar, İstanbul Barosu'na faks gönderdi.
Demokrasi Parkı önünde basın açıklaması yapan Eğitim-Bir-Sen üyelerine Saadet Partisi İl Başkanı Av. Mustafa Alkayış, Sağlık-Sen Adıyaman Şube Başkanı Abdulkadir Bozan ve meslek lisesi öğrencileri de destek verdi. Danıştay'ın ideolojik kararlar aldığını dile getiren Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Gaffari İzci'nin konuşması sık sık atılan sloganlarla kesildi.
Katsayı uygulamasının adaletsiz bir uygulama olduğunu kaydeden İzci, "Millete haddini bildirmeye ve milletin değerlerini hükümsüzleştirmeye dönük bir yaklaşım olarak ortaya çıkan, milletin siyasi tercihleriyle şekillenen yönetimi darbelere layık oyunlarla işbaşından uzaklaştırarak yeni yaklaşımın kararlarını uygulamaya dökecek bir yönetimi işbaşına getirerek inanca ve inanana karşı hücuma geçen 28 Şubat Darbesi'nin en rijit uygulamalarından birisi olan 'Adaletsiz Katsayı Uygulaması' adeta bir yargı korumasına alınmış gözüküyor.
Ülkemizde demokratikleşmeye dönük adımlar ve açılımlarla milletçe kucaklaşmaya, topyekun kalkınmaya ve özetle 21. yüzyıla yakışır bir sistem örülmeye çalışılırken 1960 Darbesi'nin doğurduğu, 1980 Darbesi'nin beslediği, 28 Şubat 1997 Darbesi'nin dinamikleştirdiği çeşitli yapılar, gestapo mantığıyla direnç göstermeye devam ediyor. Bugün ordunun kendi alanına çekilmesi yönünde güçlü adımlar atılırken, 28 Şubat kalıntısı EMASYA protokolü lağvedilirken, bazı mihraklar 'Başörtüsü Yasağı'nı ve 'Adaletsiz Katsayı Uygulaması'nı 28 Şubat'ın sembol kalıntıları olarak bayraklaştırıyor ve evrensel hukukun tüm ilkelerini ayaklar altına alma pahasına zulmün, adaletsizliğin ısrarla devamını sağlama savaşı veriyor" dedi.
İzci, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Eşitlik, eşitler arasında olur' sözüyle 'kastçı' yaklaşımını ortaya koyan İstanbul Barosu'nun ilk müracaatıyla konunun Baro'nun üzerine vazife olmayışını, uygulamanın bilimsellikten uzak oluşunu, mesleki eğitimi baltalayışını, meslek liselerindeki öğrenci kalitesine olumsuz etkide bulunuşunu, meslek liselilerin geleceğini karartışını dikkate almadan 'illa katsayı' kararı veren Danıştay 8. Dairesi, YÖK'ün üniversiteye girişte farklı katsayı uygulaması öngören 17 Aralık 2009 tarihli kararının yürütmesini İstanbul Barosu'nun yeni bir müracaatına istinaden oy birliğiyle durdurdu. Bugünkü tablo, yargının yürütmenin alanına giren hususlara müdahalesi anlamına gelmektedir.
Önceki kararlarında katsayının belirlenmesinde YÖK'ün yetkili olduğunu ilan eden Danıştay, hangi hakla kendisini YÖK'ün yerine koyarak katsayıyla ilgili birim dayatmaktadır? Danıştay'ın aldığı kararlar, milletimizin bayram sevinciyle karşıladığı kararların iptaline yöneliktir. Bu durum yargıya olan güveni zedelemektedir.
TBMM'nin ve Hükümet'in derhal harekete geçerek, gerekli anayasal ve yasal düzenlemelerle yargının kendisini yasama ve yürütmenin yerine koymasının önüne geçmesini, adaletsiz, hukuksuz, darbe ürünü tüm uygulamaları sona erdirmesini bekliyoruz."
Basın açıklamasının son bulmasıyla birlikte katılımcılar hep birlikte Telekom bayiine giderek, İstanbul Barosunu eleştiren ve baroların yapması gereken işlerin hatırlatıldığı fakslar gönderdi. İstanbul Barosu'na onlarca kişi faks gönderirken, dışarıda meslek lisesi öğrencileri sloganlar atmaya devam etti. Daha sonra gruplar olaysız bir şekilde dağıldı.
Eğitim-Bir-Sen 18 Yaşında
Eğitim-Bir-Sen Şube Sekreteri Neşet Taner de, Eğitim-Bir-Sen’in 18 Yaşına Girmesi Nedeniyle Bir Açıklama Yaptı.
Eğitim-Bir-Sen Şube Sekreteri Neşet Taner, “Türkiye’nin önemli fikir ve sanat adamlarından Mehmet Akif İnan’la bin yıllık mede- niyetimizin havzasından bes- lenmiş bir grup arkadaşı tarafından 14 Şubat 1992 tarihinde kurulan Eğitim-Bir-Sen, hak ve özgürlük mücadelesiyle geçen 18 yılı geride bırakmış bulunuyor. Şairliğini, entelektüel kimliğini, hocalığını, hatipliğini, Anadolu coğrafyasının çelikleştirdiği mücadeleci kişiliğini hak ve özgürlük mücadelesinin mayası olarak ortaya koyan Mehmet Akif İnan, büyük Türkiye rüyasını gerçekleştirmenin ve medeniyetimizi yeniden ayağa kaldırmanın eğitimi ve eğitimciyi sorunlarından arındırmakla mümkün olacağına inanmıştır.” dedi.
Taner, “Edebî verimleriyle bir zirve olan Mehmet Akif İnan, sorunun bir parçası olarak yaşamaktansa, çözüme dair öneriler ortaya koyma düşüncesiyle, gayretlerini toplumsal mesafe alışa yoğunlaştırmış, 1992 yılından vefatına kadar ilmek ilmek Eğitim-Bir-Sen’in örgütlenmesine, yok sayılan Anadolu insanının görüşleriyle teşekküllü bir güç halinde bünyeleşmesine, eğitimcilerin sorunlarının tespiti ve çözümüne ilişkin gündem oluşturulmasına, eğitimin köklerden kopmadan 21. yüzyılın soran, sorgulayan, düşünen standartlarıyla donanmasına emek harcamıştır.
Akif İnanlardan devraldığımız bayrağı bugün çok daha ileriye taşıyabilmiş olmanın, ülkemizin yüz ağartıcı, saygın, etkin bir sivil toplum kuruluşunu el birliğiyle vücuda getirmiş olmanın onurunu yaşıyoruz. Eğitim-Bir-Sen’in teşkilat kadrosunun ve üyelerinin tüm gayreti; eğitim çalışanlarının ekonomik sıkıntılardan arındırılarak, tüm enerjilerini eğitim hizmetine yoğunlaştırabilmelerini, eğitim ortamlarının eğitim hizmeti alan öğrenciye, eğitim hizmeti veren öğretmene yaraşır düzeye eriştirilmesini temin etmektir. Eğitim-Bir-Sen, örgütsel gücü ve birikimiyle üyelerinin sosyal ve meslekî gelişimlerini sağlamanın yanısıra Türkiye’nin daha demokratik, özgürlüklerin daha fazla yaşanabildiği bir ülke haline dönüştürülmesini sağlamak için de yoğun çaba sarf etmektedir.” dedi.
Taner, “Eğitim-Bir-Sen, bugün yurt genelinde örgütlü, 150 bini aşkın üyesine yenilerini ekleme azminde, milletimizin aydınlık geleceğini inşa etme aşkıyla dolu idealist kadrolarıyla, Türkiye’nin iftihar duyacağı bir müessese konumundadır. Bu gurur verici eser, eğitimden başlamak üzere, aşama aşama tüm kamu hizmetlerinin ve tüm toplum hayatımızın adil, demokratik, özgürlükçü, sağlıklı ve verimli bir yapıya kavuşturulması için birer “dava adamı” şuuru içinde çalışan tüm üyelerimizin ortak eseridir.
Biliyor ve inanıyoruz ki bu eser, bugün olduğu gibi gelecekte de sendikal mücadelemizin kapsam ve muhtevasının zenginleştirilmesi, anlamlandırılması bağlamında çok daha diri bir ruhla yaşatılacak ve korunacaktır.
Eğitim-Bir-Sen, yurdumuzun her bir köşesindeki teşkilatlarıyla eğitime, kültüre, sanata, düşünceye dair 18 yılda ortaya koyduğu çaba ve etkinlikleriyle haklı bir gururu yaşamakta ve gelecekte, bugüne kadar sergilediği başarılı sendikal misyonu daha da geliştirerek sürdürmeyi amaçlamaktadır. Sendikacılığı hak arama davası olarak gören, darbesiz bir Türkiye özlemi çeken, birlik ve beraberliğe, kardeşliğe önem veren Eğitim-Bir-Sen’in kuruluşunda, büyümesinde, tanınmasında, bugünlere gelinmesinde emeği geçen tüm dost ve mensuplarımızı minnet ve şükranla anıyor, nice 18. yıllara diyoruz.” dedi.
ETİKETLER :