Sinüzit Toplumun Yüzde 10’unu Etkiliyor
Özel Sani Konukoğlu Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Altan Yıldırım, sinüzitin toplumun her yıl yüzde 10’unu etkileyen bir rahatsızlık olduğunu söyledi.
Doç. Dr. Yıldırım, Özel Sani Konukoğlu Hastanesi’nde halka açık konferanslar kapsamında ‘’Kronik Sinüzit ve Tedavisi’’ konusunu anlattı.
Sinüzitin sinüslerin iltihaplı hastalığı olduğunu anımsatan Doç. Dr. Yıldırım, ‘’Pratik olarak, sinüzit burun etrafındaki sinüs adı verilen boşlukların bakterilerle oluşan enfeksiyon halidir’’ dedi.
Grip virüslerinin sinüs etrafında iltihap yaptığına dikkati çeken Doç. Dr. Yıldırım, şöyle decam etti:
‘’Grip virüsleri önce burun içinde iltihap oluşturarak nezle (rinit) haline neden olmaktadır. Nezle ise burun içindeki örtüde şişme ve sinüs ağızlarında tıkanma yapmaktadır. Sinüs ağızlarındaki bu tıkanma sinüs salgılarının burun içine akışını engellemektedir. Bu salgıların sinüs içini doldurması ile bakterilerin rahatça üreyip sinüzit oluşturmasına uygun ortam hazırlar.
Her durumda grip virüsleri nezle (rinit) yolu ile dolaylı da olsa sinüzite neden olabilir. Bu nedenle artık sinüzit terimi yerine rinosinüzit terimi kullanılıyor. Rinosinüzit burun içini ve sinüslerin içini kaplayan iç örtünün iltihabi hastalığıdır.’’
Sinüzitlerin oluşturdukları hastalık sürelerine göre akut (ani gelişen) sinüzit, subakut (aniden az) sinüzit, sık tekrarlayan ani sinüzit durumu, kronik (müzmin) sinüzit olarak sınıflandırıldığını belirten Doç. Dr. Yıldırım, kronik sinüzitin akut döngüsünün (müzmin sinüzitin alevlenmesi) ise 12 haftadır olan rahatsızlıkların şiddetini artırması durumu olduğunu bildirdi.
SİNÜZİT NE KADAR YAYGIN
Doç. Dr. Yıldırım, toplumun her yıl yüzde 10 kadarını etkileyen sinüzitin önemli bir kısmının, özellikle akut (ani) veya sık tekrarlayan akut (ani) sinüzit hallerinin, hastalar sinüzit olduklarının farkına varmadıklarından dolayı önemsenmediğini ifade etti.
Sinüziti oluşturan nedenlere de değinen Doç. Dr. Yıldırım, şu değerlendirmeyi yaptı:
‘’Grip virüsleri, burun içi alerjileri, doğuştan gelen bazı kalıtsal hastalıklar devamlı bir sinüzit haline neden olabilir. Bağışıklık sisteminin zayıflaması, astımlı hastalarda ve aspirine karşı hassasiyeti olan hastalarda hava yollarını döşeyen iç örtüde iltihap diğer insanlara göre daha kolay oluşur ve bu kişilerde sinüzit yaygındır. Burun bölgesine alınan ciddi yaralanmalar, sinüzit tedavisinde uygulanan sinüs cerrahisi doğru zamanlama ve teknik ile uygulanmazsa (hasta akut (ani) sinüzit sahasında iken ve/veya deneyimsiz ellerde) sinüs ağızlarında travmaya sinüzite neden olabilir. Bu nedenle sinüs bölgesine yapılacak herhangi bir cerrahi girişim öncesi hastaya 4 haftalık bir ilaç tedavisi mutlaka uygulanmalı ve hasta akut (ani) safhadan tamamen uzaklaştırılmalıdır.’’
HANGİ RAHATSIZLIKLARDA SİNÜZİT AKLA GETİRİLMELİDİR
Bu rahatsızlıkların büyük ve küçük rahatsızlıklar olarak 2 ayrı sınıfta değerlendirildiğini vurgulayan Doç. Dr. Yıldırım, ‘’Koku almada zayıflık, burun tıkanıklığı, genize doğru olan akıntı, yüz bölgesinde dolgunluk ve ağrı varlığı büyük rahatsızlık grubunu teşkil ederken, ateş, öksürük, geçmeyen yorgunluk hissi, ağız kokusu, diş ağrısı, kulak ağrısı küçük rahatsızlık grubunu teşkil etmektedir’’ diye konuştu.
Büyük rahatsızlık grubundan 2 tanesi veya büyük rahatsızlık grubundan 1 tanesi ile birlikte küçük rahatsızlık grubundan 2 tanesini yaşayan kişinin sinüzit hastalığı olabileceğini belirten Doç. Dr. Yıldırım, ‘’Kesin tanı kulak burun boğaz hekimi tarafından yapılan burun içi endoskopik muayenede iltihabi akıntının izlenmesi ve/veya bilgisayarlı tomografide sinüs içlerini dolduran salgı birikintisinin görüntülenmesi ile konulur’’ dedi.
SİNÜZİT NASIL TEDAVİ EDİLİR
Doç. Dr. Yıldırım, sinüzit tedavisinde öncelikle 4 hafta boyunca süren bir ilaç tedavisi olması gerektiğini söyledi.
‘’Böylece hasta kesin olarak akut (ani) sinüzit safhasından çıkartılır’’ diyen Doç. Dr. Yıldırım, sözlerini şöyle tamamladı:
‘’Dört hafta sonra hasta burun içi endoskopik muayene ve bilgisayarlı tomografi ile kontrol edilir. Hala burun içinde iltihabi akıntı hali izleniyorsa ve/veya bilgisayarlı tomografide sinüs içerisinde salgı birikintisi görüntüleniyorsa cerrahi aşamaya geçilir. Bu aşamada sinüs ağızlarını kapatan iltihaplı mukoza tıkaçları açılarak sinüs içindeki salgılar emilir ve sinüs içerisi yıkanır.
Bu cerrahi işlem günübirlik olarak yapılır ve aynı gün veya ertesi gün hasta taburcu edilir. Bu cerrahide kanama kontrolü farklı yöntemlerle sağlandığından cerrahi sonrasında hastanın burun içerisine tamponlama uygulanmamaktadır. Hastalar birkaç gün içerisinde günlük yaşantılarına dönebilirler.
Doğru zamanlama ve teknik ile yapılan cerrahi o an için durumu düzeltebilir. Ancak sinüzite yol açan dış nedenleri ortadan kaldıramaz. Bu nedenle, cerrahi sonrası sinüzitin tekrarlamaması için uzun süre, bazen 1 yıl kadar burun içi yıkamalar ve ilaçlamalar yapılmalı.’’
Doç. Dr. Yıldırım, sunumunun ardından katılımcıların sorularını yanıtladı.
DOÇ. DR. YILDIRIM KİMDİR
KBB Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Altan Yıldırım, 1967 yılında Afyon’da doğdu. GATA Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra GATA KBB Hastalıkları Anabilim Dalında uzmanlık eğitimini tamamladı.
1997 – 1998 yıllarında Vanderbilt Üniversitesi’nde KBB Bölümü’nde rinoloji, sinüs hastalıkları üzerine eğitim aldı. 2001 yılında ABD’de ve 2004 yılında Almanya’da ileri endoskopik sinüs cerrahisi ve ön kafa tabanı cerrahisi üzerine kurslara katıldı. 2006 yılında Cumhuriyet Üniversitesi’nde KBB hastalıkları bölümünde doçent kadrosuna atandı.
ETİKETLER :