Köse’den İki Soru Önergesi
Köse: Markette ilaç satılacak mı?
CHP Adıyaman Milletvekili şevket Köse, marketlerde ilaç satışı yapılabileceği yönündeki haberler üzerine Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a yazılı soru önergesiyle marketlerde ilaç satışının gerçek olup olmadığını sordu.
Köse, Bakan Şimşek’e de emlak vergisi rayicini sordu.
Köse, “Eczacılara rest niteliği taşıdığı iddiaları ortaya atılan bir konuşmanızda, ilaçların marketlerde satılması sistemi üzerine uzun süredir çalıştığınız, Ocak ayında eczacıların Sosyal Güvenlik Kurumu ile anlaşmaması durumunda bunu uygulama koyabileceğiniz konusunda sözleriniz basında geniş yankı bulmuştur. Buna örnek olarak Batılı ülkeleri göstermiş ve ABD’de aynı yöntemle ilaçların satıldığını sözlerinize eklemiştiniz.
Basında ve kamuoyunda marketlerde ilaç satılması olarak bilinen konuda, Hükümetinize yakın isimlerin bu işi yapması için gerekli altyapı çalışmalarının yürütüldüğü iddiaları tartışılmaktadır. Aynı zamanda yanlış ilaç kullanımı yüzünden en çok ölümlerin yaşandığı ülkelerin başında ABD’nin geldiği konusunda kimi uzmanların görüş belirtmesi, ABD Başkanı’nın sağlık sistemini değiştireceğini söylemesinin iktidara gelmesinde etkili olması ve değiştirilmesi düşünülen sistemi bizim örnek aldığımız konusu, ayrıca ilgili meslek örgütlerinin ya da eczacıların, belirttiğiniz çalışmalardan haberinin olmadığının ortaya çıkması tartışmaların boyutunu değiştirmektedir.” dedi.
Köse, Başbakan Erdoğan’ın şu sorulara yazılı olarak cevap vermesini istedi;
“Belirttiğiniz çalışmaları ne kadar süredir yapmaktasınız?
Ocak ayında eczacıların SGK ile anlaşmaya varamaması sonucunda uygulamaya koyacağınızı belirttiğiniz sistemin altyapı çalışmaları kim ya da kimlerce yapılmıştır? Bu konuda hangi uzmanlardan, meslek örgütlerinden fikir alınmıştır?
Altyapı çalışmalarını yaptığınız konuda, ilaç şirketlerinin, eczacıların ve buralarda çalışanların durumdan nasıl etkileneceği; bu durumun ülke ekonomisine olan etkilerinin neler olacağı, bu ekonomik etkinin sosyal alanlara nasıl yansıyacağı konusunda bir araştırma yapılmış mıdır? Yapılmış ise sonuçları nelerdir? Yapılmamış ise böyle bir çalışma yapılmadan bahsi edilen düzenlemeye girişmek doğru mudur?
Bahsi geçen altyapı çalışmaları öncesinde hangi ülkelerin sistemleri üzerinde araştırma yapılmıştır? Bu araştırmalarda yanlış ilaçtan ölüm, halk sağlığının bozulması, ülke ekonomisine etkisi gibi konular kriter olarak saptanmış mıdır? Ya da hangi konular kriter olarak tespit edilmiştir?
Belirttiğiniz altyapı çalışmaları konusunda, Hükümetinize yakın isimlerin bu işi yapması için gerekli çalışmaların yürütüldüğü iddialarını nasıl değerlendirmektesiniz?
ABD’nin terk etmek için çalıştığı sağlık sisteminden çeşitli parçaları örnek olarak almamızın nedenleri nelerdir? Bu düzenleme, ABD’de yanlış ilaç kullanımından ölenlerin sayısının yüksek olduğu düşünüldüğünde uygun olarak değerlendirilebilir mi? Batılı değerleri yakalamak konusunda ilaç satışı örneği uygun örnek olarak kabul edilebilir mi?
Almanya, İngiltere, Fransa, Hollanda gibi Avrupa ülkelerinde bitkisel ürünlerin ya da destek ürünlerinin haricinde ilaçların eczanelerde satılması örneğini Batılı değerlere ulaşmak noktasında nasıl görmek gerekir? Bu ülkelerin ilaç satış sistemlerinde herhangi bir inceleme yapılmış mıdır?
İlaçların marketlerde satılması konusunda Türk Eczacıları Birliği ya da konuyla ilgili diğer meslek örgütlerinin görüşleri alınmış mıdır? Alınmamış ise bunun nedenleri nelerdir? Bu tutumu demokratik olarak nitelendirmek olanaklı mıdır?”
Emlak Vergisi Rayici Nasıl tespit Edilecek?
CHP Adıyaman Milletvekili Şevket Köse, emlak rayiçleriyle ilgili Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e yazılı soru önergesi verdi.
CHP Adıyaman Milletvekili Şevket Köse, “2006-2010 yılları arasında uygulanacak olan emlak vergisine esas oluşturacak rayiçler büyük tartışmalara neden olmuştu. Hakkari ile İstanbul Boğazı’nda bir dairenin emlak vergisine esas oluşturacak rayiç bedelleri aynı olması şaşkınlıkla karşılanmıştı. Bu durumda ortaya çıkan büyük adaletsizliğin giderilmesi konusunda herhangi bir çalışma yapılmadığı da süreç içerisinde anlaşılmıştır.
Benzer bir durum emlak vergisinde 2010 başından itibaren geçerli olacak metrekare birim değerlerinde de ortaya çıkmıştır. İstanbul ve İzmir’in de aralarında bulunduğu illerde 2006 değerlerinin bazıları 3 ve 4 katına çıkmıştır. Başka bir deyişle son tespitler sırasında artış oranları, İstanbul ve İzmir gibi illerde yüzde 200’leri bulmuş, Ankara’nın bazı ilçelerde ise bu rakam yüzde 100’e yaklaşmıştır.
Diğer birçok ilde de enflasyonun çok üzerinde değer tespitleri yapılmıştır. Daha ilginç bir durum ise Elazığ Keban’da Baraj Mahallesi’nde 10 bin lira olan metrekare birim değerinin, İstanbul’da Boğaz’a nazır yalılarda 1.600 lirada kalmış olmasıdır. Ekonomik koşulları açısından birbiri arasında büyük fark olan bu iki yerleşim biriminde, ortaya çıkan bu durumun nasıl düzeltileceği konusu ise ayrı bir tartışma konusu olmaktadır.” dedi.
Köse, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in şu sorulara cevap vermesini istedi;
Emlak vergisine esas oluşturacak rayiç bedeller hangi kurum ve kişilerce, nasıl tespit edilmektedir?
Rayiç bedellerin tespiti sonucunda ortaya çıkan rakamlara denetlenme yapılmakta mıdır? Yapılmakta ise hangi kurum bu denetleme işlemini gerçekleştirmektedir?
Bahsi geçen tespit işlemi gerçekleştirilirken ya da gerçekleştirildikten sonra, Elazığ ve İstanbul rakamları arasındaki büyük uçurum fark edilememiş midir?
Elazığ’da ortaya çıkan rakamlarla İstanbul’da ortaya çıkan rakamların arasındaki fark, bu yerlerin koşulları dikkate alındığı zaman, adaletli olarak karşılanabilir mi?
Elazığ’da yaşayan vatandaşların mağduriyetini doğuracak bu durumun düzeltilmesi için herhangi bir çalışma başlatılmış mıdır? Başlatılmamış ise önümüzdeki süreçte böyle bir çalışma yapılacak mıdır? Yoksa aynı durum, rayiç bedeller yürürlükte kaldığı sürece varlığını koruyacak mıdır?
İstanbul, İzmir ve Ankara gibi illerimizde enflasyon değerlerinin üzerinde artış gösteren bedellerin nedenleri nelerdir? Aynı dönem içinde ülkemizde yaşanan ekonomik gelişmeler, bu artış ile kıyaslandığında nasıl bir sonuç ortaya çıkmaktadır? Yaşanan bu artışların, ülkemizin içinde bulunduğu kriz durumu da düşünülürse normal olarak değerlendirilmesi olanaklı mıdır?
2006-2010 yılları arasında uygulanacak olan emlak vergisine esas oluşturacak rayiçler konusunda da bugünküne benzer tartışmaların yapıldığı göz önüne alınırsa işleyişte yanlış giden bir şeylerin olduğu söylenebilir mi? Kamuoyunda çarpık olarak nitelendirilen emlak vergisi sisteminin düzeltilmesi için herhangi bir çalışma yapılmakta mıdır? Yoksa aynı yanlışların önümüzdeki süreçte de devam etme riski göze alınacak mıdır?
www.gazeteadiyaman.com
ETİKETLER :