Büro Memur-Sen'den Hain Saldırıya Kınama
Barışı Çok Görenler Var
Büro Memur-Sen Adıyaman Şube Başkanı Kadir Özşahin, Tokat'ın Reşadiye ilçesinde gerçekleştirilen hain saldırının 7 aileyi değil, Türkiye'deki vicdan sahibi herkesi derin bir hüzne boğduğunu söyledi.
Sendika binasında açıklamalarda bulunan Özşahin, "Barışı istemeyenler, kirli ve karanlık savaşlarından medet umanlar bu ülkenin geleceğini karartmak için ellerinden gelen ihanet ve saldırıları yapıyor, ömrünün baharındaki gençlere acımasızca kıyıyorlar.
Artık unutmak istediğimiz darbelerin senaristleri, tetikçileri ve maşaları ise bu karanlık ve puslu ortamdan yararlanmak için kirli emellerini sürdürmek istiyorlar. Bu kirli savaş artık, barış isteyen bir milletle bu barışı kendisine çok gören mihraklar arasında devam eden amansız bir mücadeleye dönüşmüştür.
Yaklaşık otuz yıldır sürdürülen ve tırmandırılan bu savaş o kadar kirli bir savaştır ki, milletin karşısındaki cephede yer alanlar arasında sahte vatanseverler, savaştan ve savaşın gizlediği silah ve uyuşturucu trafiğinden nemalananlar, uluslararası karanlık planların taşeronluğunu yapanlar, ideolojik emelleri ile bölge üzerinde hesapları olanların tetikçiliğini yapanlar, bu ülkeyi bir türlü normalleştirmek istemeyen darbe severler, darbeciler, Ergenekoncular, ülkeyi Türk-Kürt eksenli bir çatışma ve yangının içine sürüklemek isteyen ve bundan siyasi menfaat umanlar, bu milletin değerlerinin yeminli düşmanlığını yaparak ellerinde bulundurdukları devlet imkanlarını sürgit korumak isteyenler var" dedi.
Özşahin, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Ama unutulmamalıdır ki artık milletimiz savaş istemiyor. Barış istiyor. Tüm savaş çığırtkanlıklarına, tüm provokasyonlara rağmen barış istiyor. Evladını Tokat Reşadiye ilçesinde hain bir saldırıya kurban veren Anne, artık bu memlekette kan dökülmesin, Analar ağlamasın, bir an önce barış sağlansın diye haykırmaktadır. Ağlayan Annelerin gözyaşları üzerinde artık kimse bu memlekette siyaset yapmasın diyorlar.
Milletin bu azminin ve iradesinin farkında olanlar milletin iradesini ve azmini kırmak için tüm tetikçilerini harekete geçirmiş durumdalar. İyi bilinmelidir ki bu sorunun çözümü herkesin hesap vermesinin sağlanmasından geçiyor.
Bingöl'de PKK'nın kucağına itilen 33 askerin hesabını sormaktan, Tokat Reşadiye'de hain saldırıya kurban edilenlerin hesabını sormaktan, ellerindeki devlet erkini suiistimal edenlerden hesap sormaktan, kendilerini hesap vermez görenlerden hesap sormaktan, milleti andıçlayanlardan hesap sormaktan, çözümden yana değil de sorunun sürmesinden yana tavır alanlardan hesap sormaktan, akan kan üzerinden siyaset yapmayı meslek haline getirenlerden hesap sormaktan geçiyor sorunların çözümü.
Barışın bedeli ağırdır muhakkak. Ama hiçbir barışın bedeli kirli bir savaşın oyuncağı olmaktan daha ağır değildir. Böyle durumlarda sağduyuyu egemen kılmak herkesin düsturu olmalıdır. O zaman vereceğimiz cevap şu olmalıdır diye düşünüyoruz; Kim daha akıllı. Terörü besleyenler ve teröristler mi daha akıllı yoksa biz mi? Kim kimin oyununa gelecek.
Türkiye'de yaşayan halklar olarak göstereceğimiz aklın ve basiretin, yeni provokasyonları geri püskürtecek en caydırıcı ve akılcı güç olduğunu kesinlikle unutmamalıyız. Bizler teröristlerin ve terörden besleyenlerin oyununa gelmiyorsak, öyle bilinsin ki terör anlamını kaybedecektir ve bundan sonraki kayıpların önüne hep birlikte geçmiş olacağız.
Bataklık kurutulmadığı müddetçe bu tip hain saldırıların arkası kesilmeyecektir. O nedenle herkesi aklıselime ve metanetli olmaya, provokasyonlara karşı daha dikkatli olmaya, bu konuda hepimize görev düştüğüne inanıyoruz. Şehit edilen 7 gencimize Allah'tan rahmet kederli ailelerine başsağlığı dileriz."
ETİKETLER :