Eğitim Bir Sen’den Tepki;
Gelir Adaletsizliği Yasallaştırılmasın
Eğitim Bir Sen üyeleri, 2010 bütçesinin gelir adaletsizliğini güçlendireceğini belirterek düzenlenmesi gerektiğini söyledi.
Demokrasi Parkı önünde basın açıklaması yapan Eğitim Bir Sen üyleri 2010 bütçe kanun tasarısını eleştirdi.
Eğitim Bir Sen Şube Başkanı Gaffari İzci, “Halen TBMM’nde görüşmeleri devam eden 2010 Bütçe Kanunu Tasarısı, mevcut hükümleri ve gelir ve gider tahminleriyle başta kamu görevlileri olmak üzere dar ve sabit gelirlilerin beklenti ve taleplerini karşılamaktan oldukça uzaktır. 2008’de hissedilmeye başlanan, 2009 yılında ise makro ve mikro ekonomik verilerin bütününde etkileri daha fazla görülen ekonomik kriz gerekçesiyle, gerek anılan yılların bütçe kanunlarında gerekse bütçe dışı argümanlarla sermaye sektörüne 54 Milyar TL aktarılmıştır. 2009 Bütçesinin 62 Milyar TL açık vereceği tahmin edilmektedir. Bu noktada yapılması gereken tespit; ekonomi büyürken de küçülürken de sermaye kesimi kazanmaya devam etmektedir. Ekonomideki küçülmenin faturası ise büyümeden kendisine pay aktarılmayan kamu çalışanlarına kesilmektedir. 2010 Bütçesi bu yönüyle, gelir adaletsizliğinin yasallaştırılması işlevi görecektir. Kamu çalışanlarından enflasyona ezdirmeme vaadiyle yetinmeleri istenirken, finans sektörüne ise ülke ekonomisi küçülse de sizin kârlılığınızı arttıracağız vaadi verilmektedir.” dedi.
İzci, “Kamu görevlileri başta olmak üzere ücretlilerin, gelirlerini artıracak giderlerini azaltacak şekilde yeniden düzenlenmesi, “Sosyal Devlet” vurgusu içermesi bakımından 2010 Bütçe Kanununa ilişkin talep ve beklentilerimizle sendikal haklarla ilgili vazgeçilmez önceliklerimizi sizlerin aracılığıyla kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz.” dedi.
Toplu sözleşme ve grev hakkı engellenemez
İzci, “120 sayfalık 2009 yılı Toplu Görüşme Taleplerinin sonuç bölümünde “2010 yılında toplu sözleşme imzalamak istek ve kararlığındayız.” diyerek önceliğimizi ortaya koyduk. Bugün de bu temel hedef ve kararlığımızdan milim şaşmış değiliz, kararlılığımız artarak devam etmektedir. Ancak, iktidar partisi uluslararası sözleşmeleri dayanak göstererek kamu görevlilerine toplu sözleşme ve grev hakkı tanımak yerine Avrupa Sosyal Şartı’nın 5. ve 6. maddelerine koyduğu çekincelere dayanarak bu hakkı vermekten kaçınmaktadır. Bu çekinceyi kaldıracak olan da iktidarın kendisidir. Memur-Sen olarak, söz konusu çekinceler kaldırılmadan da İLO’nun 51, 98 ve 151 Sayılı Sözleşmelerine dayanarak kamu görevlilerine toplu sözleşme ve grev hakkının verilebileceğine inanıyoruz. Hükümet, Avrupa Sosyal Şartı’nın 5 ve 6. maddesine konan çekincenin kaldırılmasının şart olduğunda ısrarcı ise, o zaman bu çekinceyi derhal kaldırsın ve kamu görevlilerinin özlemle beklediği toplu sözleşme ve grev hakkını vererek memur açılımını da başlatsın.
Bu açılımı kamu görevlilerinin siyaset yasağını kaldırarak sürdürsünler. Aksi takdirde toplu sözleşme ve grev hakkımızı alıncaya kadar eylemliğimizi sürdüreceğimizi ve bir mesafe alınmaması durumunda da 2010 toplu görüşme masasına oturmayacağımızı tekrar deklare ediyoruz.” dedi.
www.gazeteadiyaman.com
ETİKETLER :