Diyanet’te Çalışanları Suçlu Mu?
Türkiye Diyanet ve Vakıf Çalışanları Sendikası (Diyanet-Sen) Gölbaşı İlçe Başkanı Zekeriya Erkan, Diyanet İşleri Başkanlığı Taşra Teşkilatında Genel İdare Sınıfında çalışanlara haksızlık yapıldığını söyledi.
Türkiye Diyanet ve Vakıf Çalışanları Sendikası (Diyanet-Sen) Gölbaşı İlçe Başkanı Zekeriya Erkan, “Bakanlar kurulunun Ağustos 2008 ayından geçerli olmak üzere düşük maaş alan memurlara iyileştirme adı altında “Denge Tazminatı” olarak bilinen tazminatı “Ek Ödeme” olarak ismini değiştirerek Verdi.bize göre bu “Dengesizlik Tazminatı” oldu. Daha önce tüm memurlar eşit alırken Hükümet “Eşit işe eşit ücret” sloganıyla bu ek ödemeyi adaletsiz bir şekilde düzenledi.
Tabi Din Hizmeti Sınıfı için iyi bir iyileştirme oldu. Çok ta güzel ve isabetli oldu. Bunu sonuna kadar destekliyoruz. Yeterli de görmüyoruz. Hafta sonları, resmi ve dini bayramlardaki tatillerden çalışmalarının karşılığının da verilmesi gerekir. Mesai ücretinin ödenmesi geciken bir hak olarak görüyoruz.
En yüksek devlet memuru maaşının %51’i oranında verdi. Ancak diyanet işleri başkanlığında genel idare sınıfında çalışan ( İl ve İlçe Müftüleri, Müftü Yardımcıları ve Merkez Teşkilatında çalışan Şube Müdürleri hariç) lara %28 verildi. Zaten çok (!) maaş alan genel idare sınıfındaki Diyanet çalışanlarına Hükümetin bir kıyağı (!) oldu.”diyerek tepkisini gösterdi.
Erkan şöyle devam etti :
“Genel idarede çalışanlara sahip çıkanlar da olmadı. Çünkü savunacak olanlara “Sus Payı” verildi. Sendikalar ne dese boş. Maliye Bakanlığının bu işi iyi bilen (!) elamanları (Kasıtlı olarak) bu “Eşit İşe Eşit Ücret Politikasıdır” dediler. Halt ettiler. Eşitsizliğin ta kendisidir. İl, İlçe Müftülüleri, İl Müftü yardımcıları ve Başkanlık Merkez Teşkilatında çalışan Şube müdürlerine de verildi. Taşradaki şube müdürlerine bir şey yok. Başkanlık Merkez Teşkilatında çalışanlara Başbakanlık Tazminatı da veriliyor. Taşradaki Şube Müdürleri Din Hizmeti sunmuyor mu? Genel idarede çalışanlar din hizmeti vermiyor mu? Bunun mimarları “Din Hizmetinin Bir Bütün” olarak değerlendirilmesi gerektiğini bilmiyor mu? Milli Eğitim Bakanlığı taşra personeli öyle mi? Şube Müdürleri, Müdürler ve Şefler Ek Ders Ücreti almıyorlar mı? Neden Eğitim Hizmeti Bir bütün olarak görülüyor da din hizmeti görülmüyor? Bu çifte standart olmadı mı?”
2006 Nisanında Bakanlar Kurulu Kararı ile verilen 25 Puanlık Din Hizmeti Puanının geri alınmasını hile yaparak aldılar. Ben bu uygulamayı İmam-Hatip Liselerini kapatmak için tüm meslek liselerinin kapılarına kilit vuranların hareketi gibi görüyorum. Bunlar da 2006 da verdikleri 25 puanı almak için böyle dolaylı bir formül geliştirdiler. Ve maalesef Genel İdaredeki arkadaşlarımızı bitirdiler. Aynı eğitim seviyesinde ve aynı derecede olan bir Din Hizmeti Sınıfındaki personel ile Genel idare Sınıfında çalışan personel arasındaki maaş farkı 122,19 TL. dir. Tabi maaş katsayısı değiştikçe bu uçurum daha da büyüyor. Müftülüklerin yükünü genel idare çekiyor ancak, karşılığı bu dur. Yetkililerimiz ne yaptılar? Başkanlık ta bize sahip çıkmadı. Diğer kurumlar kendi elemanlarına sahip çıktılar, ilgili mercilere personelinin sıkıntılarını anlattılar ve karşılığını da fazlası ile aldılar. Ama Diyanet İşleri Başkanlığı bu konuda sınıfta kaldı. Bir sendikacı olarak söylüyorum. Sendikalar da sınıfta kalanlardandır.
Adalet Bakanlığında çalışan personele de vermediler, ama sonra verdiler. Kültür bakanlığındaki personele, Milli Eğitim Bakanlığında personele de aynı şekilde daha sonra verdiler. Döner Sermayesi olan kurumlardakiler vermediler ama, Döner sermayeden verdikleri meblağ o ek ödemeyi geçen miktarda verdiler. Onlara verilenleri kıskanmıyoruz. Hatta destekliyoruz. Fakat “şamar oğlanı” olduğumuzu anlatmaya çalışıyorum. Bizim suçumuz ne. Genel İdarede çalışmamızın suç olduğunu bilmiyorum. Eğer suç ise biri çıkıp bize söylesin. Maliye Bakanlığının veya Hükümetin bize özel bir kini mi var? Sayın Başbakan sen bari bunu duy. Masa başında bizim adımıza karar veren “Bürokratlar(!)” gelin, bir gün bu arkadaşların yanında oturun ve hallerini görün.
“Eşit İşe Eşit Ücret Politikası” aslında adil bir uygulamanın adıdır. Biz de öyle olmasını istiyoruz. Ancak Diyanet İşleri Başkanlığında bu tam tersidir. Hem Başkanlık hem de Maliye Bakanlığı yetkililerine, Hükümete ve Millet Vekillerinin bilgilerine şöyle bir sunum yapayım:
GENEL İDARENİN YAPTIĞI İŞLER (KISACA): Şube Müdürleri Vaaz ve İrşat Hizmetine katılmakta, Fetva Vermekte, Hac Seminerlerini vermekte, Mesleki Hizmet İçi Eğitim Kursu Vermekte, Genel Yazışmalar, Personel Atama İşleri, Vaaz Programı Hazırlamak ve Web deki sistemden girmek, Cami Bilgilerini girmek, İstatistikleri yapmak ve sisteme girmek, Kur’an Kursları Öğretici İşlemleri, Kur’an Kursları Öğrenci İşlemleri, Yaz Kur’an Kursu Öğrenci İşlemeleri, Yaz Kur’an Kursu Öğretici İşlemleri, Fahri (Geçici) Kur’an Kursu Öğretici İşlemleri, Hacı Adayı Kayıt İşlemleri, Kurban Hizmetleri, Kurbanlık Hayvan Satış Yerleri ( Mezbaha, Özel Mülk, Kent, Belde, Köy, Mezra, Mera v.s) Merkezi, Bilgilerini toplamak, Kurban Kesim Yerleri Bilgilerini Toplamak, Kesilen Kurban Sayılarını Tespit etmek, SGK Emekli Kesenek Primlerini göndermek, SSK Primlerini göndermek, Taşınır Mal Kayıt Kontrol Yetkilisi, Taşınmaz Mal Kayıt Kontrol Yetkilisi, Kadrolu Personel Maaş İşlemleri, Sözleşmeli Personel Maaş İşlemleri, Fahri Öğretici Maaş İşlemleri, Kadrolu Kur’an Kursu Öğretici Ek Ders Ücretleri, Yaz Kur’an Kursu Ek Ders Ücretleri, Cami Kur’an Kursları Ek Ders Ücretleri, (Başlayacak), Personel Sevk ve İzin İşlemleri, Tüm Tahakkuk İşlemleri, İhale İşlemleri, Yurt İçi Sürekli, Geçici ve Tedavi Yolluk İşlemleri, İhtiyaç olduğunda İmam-Hatiplik, İhtiyaç olduğunda Müezzin Kayyımlık, İhtiyaç olduğunda Vaizlik, İhtiyaç olduğunda Şoförlük, İhtiyaç olduğunda Muhakkik’ lik, Daha neler. Allah aşkına yapmadığımız iş mi kaldı.
Genel idarede çalışan arkadaşlar bağışlasınlar şu an aklıma gelenler sadece bunlardı. Türkiye’nin bütün işini Diyanetteki memurlar yapmaktadır. Ben iddia ediyorum. Müftülük memurunun yaptığı işi diğer kurumlardaki (onlar alınmasınlar sadece kıyas yapıyorum.) beş memur ancak yapmaktadır. İlçe Müftülüklerinin %90’nında tek memur çalışmaktadır. Yani yukarıda saydığım (sayamadığım diğer) işleri tek memur yapmaktadır. Bunların %99’u mesaiden sonra, Cumartesi-Pazar gibi tatil günlerinde de çalışmaktadırlar. İşler o kadar çok ve yoğun ki yetiştirilemiyor. Diyanet sürekli Sözleşmeli Personel alıyor. Müftülük bünyelerinde çalıştırılmak üzere de memur alsalar. Tek kadro verilmiyor. Tek memurlar bu işler yürümüyor beyler. Müftülerimize sorun bakalım. Tüm müftülüler beni tasdik edeceklerdir. Müftülüklerdeki memurların hiç birisi yıllık iznini bir kereden kullanamamıştır. Çünkü takip etmemiz gereken o kadar iş var ki!.. Bari bunun karşılığını verin ki, Müftülük Memurları:“Mesai dışında da çalışıyoruz ancak, bunun karşılığını da alıyoruz.” diyebilsinler.
“Genel idaredeki arkadaşların tek avundukları konu Hacca gitmekti. Maşallah başkanlık Genel İdaredekileri Hacca götürmemek için de elinden geleni yapıyor. Adıyaman İli genelinde sadece 1 Şef, 2 VHKİ, 2 Hizmetli ve 2 Şoför gitmiştir. Aksini söyleyecek olan bir babayiğit var mı? Onu da ellerinden aldınız. Tebrik ederiz. Evet bizi yöneten beyler durum bundan ibaret. Biraz eğilin, sorun, soruşturun gerçeği göreceksiniz. Bu insanların hakkını vermiyorsunuz.Bu dünyada size gücümüz yetmiyor. Mahşerde iki elimiz yakanızda olacaktır. Hakkımızı orada sizden eksiksiz olarak alacağız. Bunu böyle biliniz”. dedi.
www.gazeteadiyaman.com
ETİKETLER :