Bu Sese Kulak Verin!
Okul Çevresinde Zehir Tacirleri Var
Her eğitim öğretim yılında okul önlerinin güvenliği gündeme gelir, konuşulur, yazılır, çizilir ve sonra unutulur. Yürek burkan bir olay meydana geldiğinde ise yeniden ısıtılıp gündeme taşınır, boş yere suçlu aranır. Bu defa da mı böyle olacak?
Okullara “güvenlik elemanı” alımı yapılması birkaç yıldır gündemde olmasına rağmen bir türlü hayata geçirilemedi. Sodes kapsamında İşkur Müdürü Ramazan tatar’ın hazırladığı projeyle okulların temizlik sorunu çözümlenmek üzere ama güvenlik için bir girişim söz konusu bile değil.
Peki okul önlerinde çocuklarımızı bekleyen tehlikeler ne?
Öncelikle “zehir tacirleri”nin genellikle okul önlerini mesken tutup, gencecik dimağları zehirleme, böylece kendilerine iyi bir alıcı bulma derdinde oldukları artık bilinen bir gerçek. Adıyaman’da son aylarda bir biri ardına yapılan uyuşturucu operasyonları da gösteriyor ki, zehir tacirlerinin cirit attığı illerden birisi de Adıyaman.
İl Emniyet Müdürlüğü okul önlerinde güvenlik tedbirlerini arttıracağını söylese de, bütün okullarda gerektiği kadar önlem alınması mümkün gözükmüyor. Bunun için kalıcı çözüm olarak güvenlik elemanı istihdamının gerektiği uzmanlarca belirtiliyor.
Zehir tacirlerinin yanında son günlerde çocuk kaçırılması veya kaybolması da aileleri telalandıran bir başka önemli konu. Bunun yanında okul önlerindeki kavga, laf atma, taciz etme gibi öğrencileri dersten alıkoyan, huzuru kaçıran ve istenmeyen olayların olmasına fırsat verecek etkenlerin ortadan kaldırılması için de okullarda mutlaka güvenlik elemanı istihdam edilmesi gerektiği belirtiliyor.
Milli Eğitim Bakanlığı’nca “her okula güvenlik elemanı” projesi hayata geçene kadar, Sodes Projesi, İl Özel İdaresi veya Okul Aile Birlikleri eliyle bunun mutlaka biran önce hayata geçirilmesi gerektiğine dikkat çekiliyor.
Uzmanlar güvenlik istihdamı dışında,öğretmen, veli ve öğrencilere de büyük görevler düştüğünü belirterek uyarıcı tavsiyelerde bulunuyorlar.
Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürü Uzman Psikolojik Danışman Abdulkerim Işık, okulların açılmasıyla birlikte velilerin daha dikkatli olmaları gerektiğini söyledi.
Okul çevrelerinde sayılarının artması düşünülen zehir tacirlerine dikkat edilmesi gerektiğini belirten Işık, “Çocukları başıboş bırakmamak gerekir” dedi.
Okulların açılamasıyla birlikte zehir tacirlerinin okul kenarlarında köşelerinde gencecik çocukları kandırabileceklerini söyleyen Işık, “Burada öğrenciye de veliye de büyük iş düşüyor. Öğrenci velileri çocuklarını kesinlikle başıboş bırakmamalı. Takip etmeli. Derslerinde kendisine yardımcı olmalı ve bir arkadaş gibi davranmalı” dedi.
Öğrencileri de uyaran Işık, “Öğrenciler kesinlikle tanımadıkları insanlara güvenip arkadaşlık kurmamalı. Şüpheli birini gördüklerinde derhal ailelerine bildirmeliler. Bilinçaltlarında sadece ders olmalı. Buna adapte olmalılar” dedi.
“Şiddet ve suç oluşmadan önleyici bir bakışla ele alınması en sağlıklı olanıdır” diyen Işık “ Okulumuzun adı çıkmasın yada öğrencimizin adı lekelenmesin kaygısıyla çok ciddi ve önemli problemleri örtbas etmek veya kendi içimizde çözme girişimleri bu konuda ciddi zafiyetler yaşatmaktadır. Problem oluşmadan, oluştuğunda ve sonrasında yapılacaklarla ilgili tüm okul ve kurumlarda risk yönetimi planlan hazırlanmalı ve uygulanması titizlikle izlenmelidir.
Suç korkusu: Özellikle sosyal anlamda olan ve meydana gelen problemlerin çok ağızdan ve çok yönden tekrarlanması sonucu sanki o problem konusunda çok kötü ve abartılı bir ortam varmış gibi düşünülmesi sonucu oluşan psiko-sosyal anlayıştır.
Oysa o probleme sahip oran yüzde l-2 dolaylarındadır. Toplumun yüzde 98'i dürüst, uyumlu, çalışkan kitlelerden oluşmaktadır. Bu küçük oranın yüzde 98 'i etkilemesi ve esir alması, çaresiz bırakması, ümit ve beklentileri yok etmesi ve yaşama motivasyonunu zayıflatması halidir suç korkusu; buna aynı havayı teneffüs eden tüm toplum olarak prim vermemek lazımdır.
Okullarımızda ve eğitim ortamlarında zaman zaman gündeme gelen riskli olayların ve ortamların nedenleri ve çözüm önerileri ile ilgili olarak aşağıdaki hususların paylaşılmasında yarar görülmüştür.
Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürü Işık okullarda yapılması gereken yeniliklere de değinerek “Okullardaki şiddetin çok önemli bir bölümü okulla ilişkisi zayıflayan (devamsızlık, başarısızlık, çocuklardan kaynaklanmaktadır. Bu problemlerin aynı zamanda belirtilen amaçla da ele alınması ve izlenmesi gerekmektedir.
Okullarımızda yürütülmekte olan, Sportif faaliyetler ve ortamlarda şiddet davranışları ve risk ortamlarına kaynaklık oluşturma kapsamında ele alınmalı, çalışmalardaki ilgili yönetici ve eğitimciler bu hususu hiçbir şekilde gözden kaçırılmamalıdır. .
Öğrencilerin sahip oldukları Aile yapıları ve ailelerin ilgisizlikleri hatta çok olmamakla birlikte yaşanan yanlış tavır ve tutumları yaşanmakta olan problemlerde önemli bir diğer etkendir. Bu bağlamda konuya sokakta çalışan veya uzun süre sokaklara takılan çocukların varlığını da katarak konuyu değerlendirmek gerekmektedir.
Okullarımızda değişik yönlerden riskli olduğu tespit edilen öğrencilerimize yönelik aile ziyaretleri uygun ve yeterli katılımla (idareci, rehberlik servisi, öğretmen) yapılacaktır. Şiddeti önleme ve riskli durumları çözümleme çalışmalarında okul çevresindeki esnaftan yada genel anlamda öğrencilerin iletişimde olabileceği ilgili esnaflardan da destek almanın önemi gözden uzak tutulmamalıdır.
Öğrencilere yönelik öncelikle rehberlik ve psikolojik danışma uzmanlarının koordinesinde, uzmanı bulunmayan okullarda Rehberlik ve Araştırma Merkezlerinden sağlanacak destekle öğretmenlerimizin yönetiminde okullarda riskli öğrencilere dönük “Hayata Sahip Çıkmak” ve “Yaşama Motivasyonu Kazandırma” amaçlı çalışmalar yapılmalıdır.
Basın ve Medya kuruluşları yaşanmak olan problemlerin hem olumlu hem de olumsuz etkileyicisi olarak çok önemli bir faktörüdür. Bu konuda eğitim kurumlarımızın anlayış ve yaklaşımlarındaki sağlıklı etkileşimler ve sağlanacak destekler yararlı işler olarak görülmelidir ”şeklinde konuştu.
Haber: Mustafa Polat / www.gazeteadiyaman.com
ETİKETLER :