“Yaptırım Gücü Olmayan Görüşme İstemiyoruz”
Oruç, Maaş Protestosunu Etkiledi
Toplu Sözleşmeler, Oruç Ve Cuma Namazı Sebebiyle 21 Kişiyle Protesto Edildi.
Hükümet ile memur sendikaları arasında yapılan toplu iş sözleşmesi görüşmeleri öncesinde Memur-Sen Adıyaman temsilciliği basın açıklaması yaptı. Toplu iş sözleşme görüşmelerini sendika üyeleri oruç ve Cuma namazı sebebiyle ancak 21 kişiyle protesto etti.
Demokrasi parkı önünde saat 12.00'de yapılması planlanan basın açıklaması katılımın az olması sebebiyle gecikmeli olarak yapıldı. Sendika üyeleri dakikalarca eyleme katılacak arkadaşlarını bekledi. Basın açıklaması yapmak için toplanan gruba kimse dahil olmayınca basın açıklaması 21 kişiyle yapıldı. Daha önce yüzlerce üyenin katılımıyla basın açıklamalarını gerçekleştiren Memur-Sen Adıyaman temsilciliği, bu kez 21 kişiyle gecikmeli olarak açıklamasını yaptı. Basın açıklamasını görüntülemeye gelen basın mensupları ve polis sayısının sendika üyelerinden fazla olması ilginç diyalogların yaşanmasını neden oldu.
Gecikmeli olarak Memur-Sen açıklamayı yapan Şube Sekreteri Neşet Taner, üyelerin mali, idari ve sosyal haklarını artıracak ve geliştirecek kazanımlar elde etmek için toplu görüşme masasında sıkı bir pazarlık süreci yürüttüklerini söyledi.
Eğitim Bir Sen Şube Sekreteri Neşet Taner, toplu sözleşmelerin kamu görevlilerinin doğal hakkı olduğunun belirterek, yaptırım gücü olmayan sözleşme istemediklerini söyledi.
Demokrasi Parkı önünde, Havuz başında yapılan basın açıklamasına ilgi düşük oldu. Ramazanın ilk günü olması ve Ramazan ayının ilk Cuma namazı sonrasına denk gelince, çalışanlar maaş zammını askıya aldı.
Memur-Sen Konfederasyonu olarak bu yıl ki toplu görüşme masasına 376 bin 355 üye sayısı ile heyet başkanı olmanın sorumluluğu ile oturduklarını söyleyen Taner, “Üyeleriyle birlikte 2 milyon 200 bin kamu görevlisinin mali, idari ve sosyal haklarını arttıracak ve geliştirecek Kazanımlar elde etmek için toplu görüşme masasında sıkı bir pazarlık süreci yürütüyoruz. 15 Ağustostaki ilk oturumda Konfederasyonu-uzun ve kamu görevlilerinin öncelikli ve mutlak talebinin toplu sözleşme ve grev hakkı olduğunu dile getirdik.
Bu önerimiz doğrultusunda toplu sözleşme ve grev hakkı gündeme alındı. Bu gün toplu görüşme -asasında tartışılacak olan toplu sözleşme ve grev hakkı kamu görevlileri sendikalar için yerine getirilme; gereken talep ve beklenti değil Anayasanın 90. maddesi ve uluslar arası sözleşmelerden doğan bir haktır. Bu uluslar arası hukuktan doğan hakkın en kısa sürede gerçekleştirilmesini, 2010 yılında yaptırım gücü olmayan işlevsiz toplu görüşme sisteminin tarihteki yerini almasını bekliyoruz. Mali konularda uzlaşı sağlayamazsak bu mutabakatın bir anlamı yok. Şunu çok iyi biliyoruz ki bu masanın grevli, toplu sözleşmeli sendikal hakka dair yol alma mecburi eti var. Ayrıca salı günü mali konularla ilgili talebimize yönelik görüşmeler çok önemi i. Buradan bir kez daha hükümete sesleniyoruz.Mali haklarla ilgili portreyi artık kamuoyuna yansıtın.Bizimle paylaşın.Gündemin olduğu gün yapılacak çalışma yeterli olmayabilir. Bu konu yeterince kamuoyunda tartışılsın ve konfederasyonlar da o gündeme sıkıştırılmasın” dedi.
“Toplu Sözleşme Kamu Görevlilerinin Hakkıdır”
“Farklı statüde kamu çalışanı istihdam edilmesi uygulamasından vazgeçilerek temel istihdam şekli kadrolu ve sürekli memurluk olmalıdır” diyen Taner “ Bu doğrultuda, çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarında tam (4/b) veya kısmi zamanlı (4/c) statüde görev yapan sözleşmeli kamu çalışanları kadroya geçirilmelidir. Kamu çalışanlarının ücretleri 2010 yılında yüzde 11 artırılmalıdır; Kamu görevlileri yaşanmakta olan ekonomik krizden olumsuz etkilenmişlerdir. Diğer taraftan TÜİK' in açıkladığı enflasyon rakamları sanaldır. Mutfak enflasyonunu yansıtmamaktadır.2002/20008 tarihleri arasında ekonomi ortalama yüzde 6.2 büyümesine rağmen kamu görevlilerine büyümeden pay (refah payı) verilmemiştir. Tüm bu ekonomik gerçekler ve yoksulluk sınırının 2 milyon 300 bin TL yi geçtiğimde dikkate alarak kamu görevlilerinin ücretlerinde %11 artış yapılmasını, söz konusu artışın 1 ocak 2010 dan geçerli olmak üzere defaten gerçekleştirilmesini talep ediyoruz.
Ek ödemede en az 80 TL olmak üzere artış yapmalıdır: 375 Sayılı KHK de yapılan değişiklikle hayata geçirilen ek ödeme uygulamasının fiili uygulanmasına yön veren Bakanlar Kururu Kararı ile YPK kararında yer verilen ek ödeme oranlarında en düşüğü (80 TL) olmak üzere artış yapılmalı ve 2008 Mutabakat Metninin konuyla ilgili hükmünün yerine getirilmelidir. Kurum ayırımı yapmak- - n unvan ve kadro bazında 2012 \ ılının ilk altı sonu ek ödeme kapsamında kamu görevlilerinin yaralanacağı ek ödeme oranları belirlenmeli bu orana ulaşılması için 2009,2010 ve 2011 yılında ek ödeme oranlarında yapılacak artışlar ve bu //arın hangi tarihte gerçekleştirileceği takvime bağla--alıdır. Toplu görüşme primi 28 TL olmalıdır. Sendikalı ödenen toplu sözleşme ikramiyesinde olduğu gibi sendika üyesi görevlilerine ödenmekte olan 10 TL tutarındaki Toplu Görüşme Primi'nin 500 gösterge rakamıyla aylıklara uygulanan katsayının çarpımıyla bulunacak tutarda ödenmelidir” dedi.
“Vergi İndirimine Gidilmeli”
Gelir vergisi oranlarının 5 puana indirilmesi ve her ay 100 TL kriz çeki verilmesi gerektiğini belirten Taner “Kamu çalışanlarının büyük bir bölümü yılın 2. altı aylık döneminde %20 lik gelir vergisi oran: grubuna dahil olmaktadır, bu durum, maaşlarında yapılan artışın reel artış olmaması sonucunu doğurmaktadır. Bu kapsamda gelir vergisi oranları ücretliler için 5 puan indirilmelidir. Vergi indiriminin mümkün olmaması halinde ise, ekonomik krizin kamu görevlilerine 600 TL tutarında kriz çeki ödenmelidir.
Kalkınmada Öncelikli Bölge tazminatı verilmeli; Kalkınmada öncelikli bölge kapsamındaki iller, kamu görevlileri tarafından sürgün bölgesi olarak değerlendirilmekten kurtarılmalıdır. Bu itibarla,kalkınmada öncelikli yöre kapsamında ki il veya ilçelerde görev yapan kamu görevlilerine il ve ilçelerin kalkınmışlık düzeylerine ve kalkınmada öncelik derecelerine yönelik olarak Devlet Planlama Teşkilatı tarafından oluşturulan veriler ışığında kalkınmada öncelikli bölge tazminatı verilmeli veya özel hizmet tazminatları ile yan ödemeleri bir kattan az olmamak üzere artırımlı olarak ödenmelidir” diye konuştu.
Haber: Mustafa Polat /www.gazeteadiyaman.com
ETİKETLER :