|
|
|
|
|
|
|
|

 

Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto
Sorun varsa Çözüm de var

Sorun varsa Çözüm de var
 

 

Sorun varsa Çözüm de var

 

 

Sitemiz Başyazarı Mehmet Metiner "Kürt sorunu" nu ve Türkiye'de böyle bir sorun yoktur diyen lortları kaleme aldı...

 

 

İşte o yazı...

 

 

 

“Kürt sorunumuz yok ki çözelim!” diyorlar itiraz cephesinin siyaset lortları.

 

 

Var-yok tartışması üzerinden kavgaya tutuşmanın manası yok.

 

 

Velev ki adı böyle olan bir sorunumuz hiç olmamış olsun.

 

 

Peki, bu sahiden bir sorunumuz olmadığı anlamına gelir mi?

 

 

Hadi devletlü itirazcılarımızın hatırlarını kırmamak adına  “Kürt sorunumuz yok!” diyelim.

 

Peki, bu Kürtlerin de asıl yurdu olan bu topraklarda eşit vatandaşlar olarak yaşadıkları anlamına gelir mi?

 

Kâğıt üstünde hepimiz eşitiz, doğru. Peki ya gerçekte?

 

*****

 

 

Elhak, Kürdün kendisi sorun değil.

 

Ama devletin yakın vakte kadar Kürde yaklaşımında bir sorun olmadığını söylemek ne kadar inandırıcı olabilir?

 

“Kürt diye müstakil bir ırk yoktur!” derseniz, “Kürtçe diye bir dil yoktur!” demenin ötesine varıp bir topluluğun dilini tahkir ve tezyif eden bir anlayışı devlet politikası haline dönüştürürseniz, inkâr ve asimilasyon politikalarını kaba kuvvet eşliğinde sürdürmeye çalışırsanız, bizatihi “sorunlu bir alan” oluşturmuş olmaz mısınız?

 

Kayıp geçmişimizin kaba bir özetidir bu.

 

Hadi bunun adına “Kürt sorunu” demeyelim, kabul.

 

Çünkü “Kürt” ve “sorun” kelimesini yan yana getirmek bile Kürde haksızlık.

 

Çünkü o Kürt ki, bu vatan için tarih boyunca kanını akıttı. Osmanlı dağılırken bile Türk kardeşlerine ihanet etmedi. Kurtuluş Savaşı’nda ve Çanakkale Harbi’nde en az Türk kardeşleri kadar cansiperane vuruştu.

 

Çünkü bu topraklar onun da vatanıydı. Çünkü Türkler asla kendileriyle ayrılmayı düşünmedikleri kardeşleriydi.

 

Türkler de hiçbir zaman Kürtleri sorun olarak kabul etmedi.

 

Türkler Kürt kardeşlerini hep kendi eşitleri olarak gördüler.

 

Hala Türkler Kürtleri, Kürtler Türkleri böyle görürler.

 

Onca yaşanmış acılara rağmen.

 

Aradaki kan ve gözyaşına rağmen.

 

Baksanıza evlatlarını yitirmiş Türk ve Kürt analar nasıl da kardeşçe sarılıyorlar birbirlerine, nasıl da birbirlerinin yüreklerine kattıkları o öpülesi yürekleriyle birbirlerini bağışlayabiliyorlar, aradaki kin ve intikam duygularını bir çırpıda elinin tersiyle itebiliyorlar?

 

İşte bu toprakları anlamlı kılan inanç ve duygu beraberliği budur…

 

Bu toprakları hepimizin ortak vatanı kılan ve hepimizi farklılıklarımıza rağmen aynı kılan anlam dünyasını doğru okumalı herkes.

 

*****

 

Evlatlarını yitiren Türk ve Kürt analar bu sorun bitsin,  bu kardeş kavgası nihayete ersin istiyor.

 

Ama bu kavganın devamından siyaseten yararı olan lortlarımız yan yana gelip konuşmayı bile “bölücülük” ve “ihanet” sayıyorlar.

 

Affetmeye yükledikleri anlam, bu topraklarda kardeş katlinin devamını sağlayan uğursuz bir anlayışın habercisi gibi. Dahası, bizi ortaklaştıran inanç dünyamıza ve anlam coğrafyamıza yabancı…

 

Evlatlarını yitirenler birbirlerini affedebilme yüceliğini gösterebiliyorlar, ama gelin görün ki bazı lortlarımız intikam çığlıkları atmaya devam ediyorlar.

 

Başkalarının ölümü üzerinden kendilerine siyasi iktidar alanı açmak isteyenler, “sorun yok ki çözelim!” diyorlar…

 

Yazık, çok yazık!

 

*******

 

Hadi “Kürt sorunu” yok diyelim. Daha doğrusu sorunun adını böyle koymayalım..

 

Peki kendinizden bildiğiniz, yani yıllardır öz be öz Türk diye tanımladığınız Kürtlerden esirgediğiniz hak ve özgürlükler için ne diyeceksiniz?

 

Yakın vakte kadar Kürtlerin ayrı bir etnik topluluk olduğunu iddia etmek bile suç sayılmıyor muydu?

 

Hadi diyelim, kendinizden “ayrı” diye tanımlandıkları için kızıp cezalandırma yoluna gittiniz iddia sahiplerini.

 

Peki, o zaman sormazlar mı: Kendinizden saydığınız Kürtlerin dilini niye yasakladınız?

 

Üniversitelerimizde Türkçenin ölü dil, lehçe ve ağızlarının dahi öğretildiği Türkoloji bölümlerinde, niçin kendi canınızdan ve kanınızdan olduğunu iddia ettiğiniz milyonlarca Kürdün dilini öğretme yoluna gitmediniz?

 

Kürtler sahiden Türk iseler, dillerinin de Türk dili veya Türk dilinin bir lehçesi, ağzı ve şivesi olarak muteber addedilip Türkoloji bölümlerinde öğretilmesi gerekmez miydi?

 

Mademki Kürtler Türk’tü, Kürtlerin varlığını inkâr etmek, Türkçülükle bağdaşır mıydı hiç?

 

 

SORUN VARSA ÇÖZÜM DE VAR!

 

Özeleştiriden korkmamalıyız.

 

Kürtleri hem kendimizden bilip hem de gayrı muamelesine tabi tutmamız yanlıştı.

 

Hem etnik anlamda gayrı oldukları halde ayni varsayıp gayrı muamelesine tabi tutmamız da yanlıştı.

 

Şimdi bu yanlıştan dönülüyor.

 

Kürt yalnızca Kürt olarak kabul ediliyor.

 

Bir eşitsizlik hali gideriliyor.

 

 

Yani etnik anlamda bir Türk’ün sahip olduğu tüm haklara, etnik anlamda bir Kürdün de sahip olması gerektiğine inanılıyor.

 

 

Bu bir büyük entegrasyon projesinin adıdır.

 

 

Türkiye’yi her bakımdan büyütecek bir tarihsel hamlenin adıdır.

 

 

Bu bir “yıkım projesi” değil, “onarım projesi”dir.

 

 

Tahrip edilmek istenen toplumsal dokularımızı ve kardeşlik duygularımızı yeniden onarma çabasıdır.

 

 

Bir “eşitsizlik hali”nin giderilmesine “bölücülük” gözüyle bakarsanız, “ihanet-i vataniye” suçlamasının arkasına geçip savcıları göreve çağırırsanız, o zaman kendinizden bildiğiniz Kürt kardeşleriniz hakkınızda ne düşünür diye hiç kendi kendinize sordunuz mu?

 

******

 

Kendiniz için ne istiyorsanız Kürt kardeşiniz için de onu istemedikçe ne hakiki bir demokrat, ne sahici bir Müslüman, ne de tanımına uygun bir Türkiye milliyetçisi olabilirsiniz.

 

 

Etnik milliyetçilikler yıkım getirir. İster Türklük adına yapılsın, ister Kürtlük!

Bu ülkenin Türkleri ve Kürtlerini her bakımdan eşit haklarla donatacak bir Türkiye milliyetçiliğine ihtiyacımız var asıl.

 

 

“Milli kimlik”, etnikçi soy-sopcu anlayışlar üzerine inşa edilirse, asıl o zaman bölünmeyi-çatışmayı beraberinde getirir. “Milli kimlik” tanımlamasının eşit vatandaşlık anlayışı üzerinden herkesi ortaklaştıracak yeni bir anlayışla yapılması gerekiyor.

 

 

“Türk vatandaşlığı” deyimi, herkesi temel hak ve özgürlüklerde eşitleyen bir pratik zemine oturtulduğunda zaten sorun olmaktan çıkar.

 

Bu ülkenin Kürtlerinin bu eşitlik hali gerçekleştiğinde “Türk vatandaşlığı” tanımına itiraz edeceklerini sanmıyorum.

 

“Herkes Türk’tür!” diyen bir vatandaşlık tanımının sorun ürettiğini görmezsek, herkesi eşitleyen ve ortaklaştıran “milli kimlik” inşa sürecinde de başarısız oluruz.

 

Her şey gelip pratikte düğümleniyor.

 

Pratikte temel hak ve özgürlüklerde eşitlikçi bir durum oluştuğunda, “Türk vatandaşlığı” tabirine hiç kimse takılmaz.

 

*****

 

Peygamberimizin “Bir tarağın dişleri gibi eşit” yaklaşımını bu bağlamda hem kardeşliğimizin, hem de vatandaşlık anlayışımızın harcı olarak benimseyebiliriz.

 

“Türkiye modeli”, kendini bu toprakların inanç ve anlam dünyasından kopartmadığı ölçüde amacına ulaşabilir.

 

Diyarbakır’da evlat acısına rağmen birbiriyle kucaklaşan o anaların inanç ve anlam dünyaları aslında bize çözüm için tarihsel bir fırsat sunuyor.

 

Bu inanç ve anlam zemininin onca acılara rağmen tahrip edilmemiş olması, Türkiye’nin bütünlüğü adına çok önemli bir şanstır.

 

******

 

Türkiye yeni bir döneme giriyor.

 

Artık Kürtlerin varlığı inkâr edilmiyor.

 

Kürtlerin dili devlet katında hem kabul, hem de muteber addediliyor.

 

Çok şükür inkâr ve asimilasyon dönemi tarihe uğurlandı.

 

Dile ve kimliğe ilişkin diğer eşitsizlikler de eksiksiz bir demokrasi anlayışıyla giderilecek.

Bu durum sanıldığının aksine, üniter devleti daha bir tahkim edecek.

 

İnkâr ve asimilasyon döneminde, yani “Eski Türkiye”de dağa çıkanlar artık inmek istiyorlar.

 

“Dağ sorunu”nu dağa çıkarak veya dağda tek tek terörist avlayarak çözemeyeceğimizi, bunun sadece daha çok ölüm ve acıya yol açtığını görmüş olmamız lazım. O yüzden bu sorununun da artık bir çözümünün bulunması gerekiyor.

 

Ya bu sorunla yaşamaya devam edeceğiz. Ki bunun maliyeti her bakımdan hepimiz için yıkım olur.

 

Ya da bu sorunu hep birlikte çözeceğiz. Bu da Türkiye’ye ve hepimize kazandırır.

 

Hükümetin sürdürdüğü çabalar, ortak aklın ürünü olabilecek bir çözüm yolunun bulunması noktasında odaklanıyor.

 

Bu diyalog ve müzakere sürecinden doğru bir çözümün çıkacağından eminim. Çünkü önyargısız ve iyi niyetle sadece sorunun çözümüne odaklanmış güçlü bir siyasi irade var karşımızda.

 

Açılan yoldan çözüm bulunur.

 

ETİKETLER :

 
 SİZDEN GELEN YORUMLAR

 

KAYITLI YORUM BULUNAMADI

 

  Diğer Başlıklar Tüm Haberler
     
 
Geri kalmışlıkta 66’ıncıyız!

Geri kalmışlıkta 66’ıncıyız!

Kalkınma Bakanlığı, illeri gelişmişlik bakımından sıraladı. İlk sıradakiler malum; peki son sırada hangi il var? Listenin son sıralarında Muş, Hakkari

O Şairlerin Sultanıydı

O Şairlerin Sultanıydı

AK Parti Adıyaman Milletvekili ve TBMM İnsan Hakları Komisyon Üyesi Mehmet Metiner, bir döneme damgasını vuran Şair-Yazar ve Dava Adamı necip Fazıl Kı

Adıyamanlılar Dergisi “Sivil Anayasa”yı İşledi

Adıyamanlılar Dergisi “Sivil Anayasa”yı İşledi

Adıyamanlılar Vakfı’nın üç ayda bir çıkarmış olduğu yayın organlarından biri olan “Adıyamanlılar” dergisinin son sayısı Sivil Anayasa ağırlıklı olarak

OGS ve KGS Kalkıyor

OGS ve KGS Kalkıyor

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, yollarda zaman kaybına sebep olan OGS ve KGS'nin EGS adı altında tek sisteme dönüşeceğini

>> Boşansan da aldatamazsın!
>> Erdoğan masasındaki anketi açıkladı
>> Cemaat camide kardeşim
>> Ziyaret Çayı Rekreasyona Hazırlanıyor
>> Necip Fazıl Kısakürek Anılıyor
>> CHP'nin 4+4+4 başvurusu rededildi
>> Ruşen Çakır kimin projesi?
>> Metiner’den Regaip Kandili Mesajı
>> Tarihi affın affı da geldi
>> Bu geceye hürmet edenler afedilir
>> Recep Allah'ın büyük ayıdır
>> Adıyamanlılar 1 Temmuz da buluşuyor
>> 'Poşu' davasında gerekçeli karar
>> Memurlar bugün çalışmayacak!
>> Mağdurlar anlattı vekiller ağladı
>> Abdullah Öcalan Sayın Değildir!
>> Erdoğan,Aydın'la beraber Pakistan'da
>> Tapu Kadastro’da ‘Yenilenen’ Kutlama
>> Terör ve Şiddet Kanal a'da

 

  Bu Haberi Paylasin

Tarih 17.08.2009 07:37:00

Kategori Güncel

  Haberle Ilgili Ayrintilar
  Habere Yorum Ekleyin
  Eklenen Yorumlari Okuyun
  Haberi Arkadasina Postala
  Haberi Sık Kullanılanlara Ekle
  Bu Kategorideki Tüm Haberler
  Bu Kategoriye Abone Ol
  Benzer Haberler...
 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  ANA SAYFA | ARAMA | REKLAM | ARSIV | EDITÖRE YAZ

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.

İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Makro SMS

Adıyaman24 Adıyaman haberleri

 

 

Eğitim

Burs alacak Öğrenciler belli oldu

Üniversiteden “Kitap Kurdu” Ödülü

Bu İmkan Adıyaman’da Yok, Belde de Var

Başarılı Öğrenciye Bisiklet

Eğitim sürekli yenilenen bir meslek

Havalar soğudu;Çocuklar üşümesin

Biz Besni sevdalısı bir aileyiz

Okulöncesi için usta öğretici alınacak

Bölge Üniversitesi Oluyoruz

Çelikhan’ın SBS Başarısı

 

   

Bilim - Teknoloji

İngiltere’den Güneş Enerjili Araçlara İlgi

Dikkat! Cep yine cep yakacak!

Web Kameranızı Açık Unutmayın!

Güneş Enerjili Araçlar CNR Fuarında

Siber suçlar artacak

FarmVille oynayanlar dikkat!

Türk Telekomun bayram hediyesi

Facebook’ta Görüntülü Görüşme Başlıyor

2009 Dünya Astronomi Yılı Sona Erdi

Öğrenciler Astronomiye Merak Sardı

 

Çevre Turizm

Eski Mezarlık Düzenleniyor

Çarşı Cami minaresiz kaldı

Malatya Nemrut İçin Otel yaptırıyor

Nemrut’ta Şenlikli Açılış

Ve Nemrut Malatya’nın Oldu!

Ormanlar rehabilitasyona girdi

Sonbahar Dönemi Tohum Ekimi Başladı

Milli Servet Heba Ediliyor

Baharı gezerek karşıladık

Nemrut Dağı beyaza büründü