Karabatak;Bu İş “Yaş” İş!
Sitemiz Genel Yayın Yönetmeni Naif Karabatak Her yıl Ağustos ayının ilk haftasında toplanan (YAŞ) Yüksek Askeri Şura'yı değerlendirdi.
Her yıl belli tarihlerde toplanan Yüksek Askeri Şura, gündemi yoğun şekilde işgal eder. Şura öncesi spekülasyonlar, şura devam ederken “alınan tüyolar” bir yana, şura sonrası ordudan ihraç edilenler gündemi sıkça meşgul eder.
Öncesinde ve sonrasında verilen resmi bilgiyse, her yıl aynı minval üzere devam eder. Her seferinde “Şura'nın gündemini ise terfi sırasında bulunan albay, general ve amirallerin bir üst rütbeye yükseltilmesi, general ve amirallerin görev sürelerinin uzatılması ve emeklilik işlemleri ile disiplinsizlik ve ahlaki durumları nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetleri’nden ayrılacak personel ve TSK'yı ilgilendiren diğer konular oluşturuyor.” diye haber yapılır.
İçeriği tartışılmaz, ordudan ihraç edilenler tek tek ele alınmaz, “TSK’yı ilgilendiren diğer konular” nedir diye sorulmaz/soruşturulmaz.
Aslında Yüksek Askeri Şura, yani kısa adıyla YAŞ toplantısı ve sonrasında alınan kararlar, kamuoyunu hiç ilgilendirmeyen rutin toplantılar olması gerekir.
Bir kurumun kendisiyle alakalı bir toplantısı, kamuoyunu neden meşgul etsin diye sormak mümkün.
İşte asıl sıkıntı burada…
***
Bilindiği gibi YAŞ kararları yargı denetimi dışında…
Yani kurulda alınan karar uyarınca TSK’dan ilişiği kesilen askeri personel, hakkını bir başka mahkemede arama şansına sahip değil.
Bir iftira da atılmışsa, ayağı da kaydırılmışsa, kumpas da kurulmuşsa, önü kesilmek de istenmişse veya kendisine “gıcık” da olunmuşsa bunu ispat edeceği hiçbir makam, hiçbir mevkii yok.
Bence bu adil değil…
Elbette ki “disiplinin olmazsa olmaz” olarak görüldüğü askeriye de disiplinsizlik, ihraç gerektiren bir suç olarak görülmeli.
Ancak, kişi disiplinsizlikle suçlanmışsa da, bunun aksini ispat şansı varsa bu şans ona verilmeli…
Bu şans her fert için sağlanmalı.
***
Belki de YAŞ kararlarının çokça tartışılması, ordudan ihraç edilenlerin “elastiki” suçlamalarla ihracının gerçekleşmesi nedeniyledir.
Yani içeriği belli olmayan, belli yaftalama veya suçlamalarla ihraç edilmesi tartışmaların çoğunluğunu teşkil ediyor.
“Disiplinsizlik” deniyor ama içeriğinde “ne tür bir disiplinsizlik” de bulunduğu belirtilmiyor.
“Ahlaki” durumu gerekçe gösteriliyor ama bunun içeriği basına yansıtılmıyor.
Kime göre ahlaki?
Çünkü ahlak, izafi bir kavramdır; topluma, kişilere, inanca göre değişkenlik gösteren bir kavram olan ahlak, hangi kıstasa uygun görülmediği netlik kazanmıyor.
Ve sonrasında severek yapılan askerlik mesleğinden uzaklaştırmalar başlıyor.
Kim haklı, kim haksız öğrenme şansına sahip de olamıyoruz.
Oysa işlem çok basit…
Her vatandaşın “hak arama hakkı” olduğu gibi, askeri personellerin de “hak arama hakkı” olmalı. Bu disiplini bozacak bir girişim değil, güveni tesis edecek önemli bir adımdır aynı zamanda.
Her yıl YAŞ toplantılarını “güç savaşına” döndürme yerine “hukuk mücadelesine” dönüştürülerek bütün bu olumsuzlukları bir çırpıda önlemek mümkün.
Eğer bu ülke bir hukuk devletiyse, o zaman sivil-asker ayrımı yapmadan, her ferdin hakkını arama yolları sonuna kadar açılmalı, insanlara bir güven verilmeli, rutin bir toplantıyı “güç savaşına” dönüştürme gayretinde olanlara da fırsat verilmemelidir.
Hafta sonu başlayan YAŞ toplantısında alınan kararlar muhtemelen yarın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e sunulacak ve sonrasında da kamuoyuna açıklanacak.
Belki de en çok merak edilen İrtica Eylem Planıyla gündeme çokça gelen Albay Dursun Çiçek’in “ihraç” mı edileceği, “terfi” mi alacağıdır.
İşte burada ya “güç savaşı” diyenler haklı çıkacak, ya “hukuk mücadelesi” diyenler…
Oysa ortamı germeye hiç gerek yok.
Yaş kararlarını yargı denetimine açınca her sorun kendiliğinden çözülecek boyutta.
Çünkü kamuoyunun en çok merak ettiği “darbe teşebbüsünde” bulunduğu iddia edilenlerden de bu hak esirgenmemeli.
Belki iftiradır, belki komplodur, belki birilerinin oyunudur kim bilebilir ki…
Boş yere her yıl YAŞ toplantılarıyla gerilim yükselteceğine, “hukuk mücadelesi” ortamını sağlayarak huzuru tesis etmek pekâlâ mümkün.
Yoksa da bu iş de, bu tartışmalar da inanın yaş iş…
ETİKETLER :