|
|
|
|
|
|
|
|

 

Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto
Bilgi, Yaşam ile taçlandırılmalı

Bilgi, Yaşam ile taçlandırılmalı
 

Bilgi, Yaşam ile taçlandırılmalı

 

 

Yazar Mehmet Selim Atlıhan, Yaşamak ile taçlandırılmayan her bilgi “Benim hazin sonumun ayak seslerinden” öte bir şey değildir. Realitenin Doğru Hikayesidir adlı kitap, 4 Şubat Cumartesi günü saat 13.00’da İl Halk Kütüphanesi’nde okuyucuyla buluşacak.

 

2010 yılında Sözün Dibacesi adlı eseriyle okuyucuyla buluşan Yazar Mehmet Selim Atlıhan, ikinci kitabı “Realitenin Doğru Hikâyesidir” adlı kitabını İz Ajans Yayıncılıktan çıkardı.

 

Lise ikinci sınıftayken “Çizgi Film Ergenlik Çağından Sonra İzlenmelidir”  başlığıyla, Adıyaman’da Bugün gazetesinde yazı hayatına başladı.

 

Realitenin Doğru Hikâyesidir, adlı kitap, İz Ajans Yayıncılığın 6’ıncı kitabı olarak piyasaya çıktı. 200 sayfalık kitabın kapak, iç tasarım ve düzenlemesini Gazeteci Yazar Naif Karabatak yaptı. Düşünce kitabı olan Realitenin Doğru Hikâyesidir adlı kitapta, yazmak mı, yaşamak mı/okumak mı, yaşamak mı sorusunun cevabı da aranıyor.

 

Atlıhan, ilerleyen günlerde kitabını okuyucuyla buluşturmak için İmza Günü de düzenleyecek. Kitap için Atlıhan’la bir söyleşi yaptık.

 

Henüz lise yıllarındayken başlar yazı yazmaya aslında o. Lise ikinci sınıftayken de ilk yazısı “Çizgi Film Ergenlik Çağından Sonra İzlenmelidir  başlığıyla, Adıyaman’da Bugün gazetesinde yayımlanır. Ancak o, sadece bununla yetinmez; bilakis somut hale getirmiş olduğu bu ilk adımını sürekli ve doğru bir şekilde devam ettirme konusundaki kararını verir. Yazacaktır ama sadece yazmak için değil; bilakis yaşanmış bir hayatı/bir manzumeyi yazmalıydı eğer yazacaksa. Yazmak, yazmak için olmamalıydı. Yazmak, tıpkı umut olarak, sevda olarak, gerçek ve doğru olarak sokakta caddede, okulda evde yaşanmalıydı. Yazı(lan)lar), yaşamdan kareler kokmalıydı sadece. Ve bunun en tipik örneğiyse yine “Gençlik” başlıklı yazısında ortaya çıkar.

 

Akşamdır, internet kafede oturup sanal gezintiye çıkmışken, tam arkasından “Yok, ben bugün akşama kadar çalıştım, şu kadar para kazandım! Ben bu parayı bugün burada (internet kafede oyun oynayarak) bitirmeden eve gitmem!” ifadelerini duyunca, direkt olarak o yöne doğru döner ve on iki on üç yaşlarındaki ayakkabı boyacısı, o pejmürde çocuğu ve yanındaki arkadaşını süzmeye başlar. Bu arada bir taraftan da onun içerisinde bulunmuş olduğu bu haleti ruhiyeyi çözmeye çalışır. Çocuklar, gayet rahat ve halinden memnun bir şekilde kalmış oldukları yerden devam ederken; o, yüreğine dokunan bu anormal duruma öyle pek de normal bir şeymiş gibi yaklaşmaz/yaklaşamaz. Döner ve başlar yazmaya hayatın tâ orta yerinden kopup bu güne kadar uzanacak olan bu kompozisyonu.

 

Rabbim, onun bu günlerini takdir etmiş olmalı ki, birçok güzel hasleti de yine onun yaşamında vücuda getirip hayatın orta yerine sermiştir. Rabbim tâ küçük yaşlardan itibaren, ona birçok güzellik yaşatmıştır/yaşamayı nasip etmiştir. O da bu güzellikleri görür ve bu güzelliklerin bir kısmını/doğumundan üniversiteye kadar olan zaman diliminde bilfiil yaşamış olduğu bu güzelliklerin bir kısmını, üçüncü kişi ağzıyla bir araya getirip 2010 da “Sözün Dibâcesi” ismiyle kitap olarak yayımlar. 

 

Bu çalışmanın herhangi bir iddiası olmamasına karşın; her başlığında, her satırında alınacak ibretlik dersler de vardır. Tamamen şiir diliyle yazılmış olup tamamlanmaya muhtaç cümlelerle bezenmiştir. Ancak buna karşın; tamamı gerçek ve yaşanmış olup, öyle ki, derkenar alt başlığının altını dolduran satırlar bile kendi okul arkadaşlarının dönem sonunda hatıra defterine yazmış oldukları anılardan meydana gelmiştir.

 

Yaşam diyarında çok dersler, önemli dakikaları vardır onun. Hayatı yoklayıp yaşamı tahlil etmeye gayret eder aklı erdiğince. Yine Rabbim’in kendisine bahşetmiş olduğu imkânlar ve bilgi dâhilinde kendi doğrularıyla yaşamaya gayret eder adım adım. İşte tam da gelin buradan soralım:

 

-Hayat nedir size göre?

 

Hayat kavram ve bu kavramların tanımlarıdır.

 

-Yani?

 

Yanisi şudur; Hayat kavramlar üzerine,  yani tanımları üzerine kuruludur. Kavramların tanımını ise egemen olan güç(ler) belirler doğal olarak. Çünkü kavram oluşturmak öyle kolay değildir. Yani zor zanaattır kavram oluşturmak. Ee, zoru da ancak güçlüler başarabildiğine göre, öyleyse “ben güçlüyüm”.

 

-Pekiyi bilgi ve kavramlar niçin vardır?

 

Bilgi bizden bağımsız olan bir şeydir. Biz onu bilsek de bilmesek de o var olan temel bilgi vardır ve bizden bağımsız olarak sonsuza dek de hep var olmaya devam edecektir. Burada biz insanlığa düşen temel vazife ise; imkânlarımız dâhilinde bilgiye yani temel olan doğru bilgiye ulaşıp onu yaşayarak şereflenmemizdir. Bizler,  ancak bilgiyle yaşadıkça şereflenip kendi gerçek ve doğru sebebi varlığımıza doğru yol alabiliriz. Kişi, bilgiyi/ilmi şerefli kılmaz; bilakis kişiyi ve de toplumları şerefli ve onurlu kılan; yaşamlarında vücuda getirmiş oldukları bilgidir, ilimdir, irfandır. Bunun aksi bir durum ise; onursuzluk, kimliksizliğe, bir hiçliğe kapı aralamaktır.

 

- Burada bize düşen?

 

Bize düşen tek bir temel kural vardır hayatta: Kendi kavramlarımızı, bizi biz yapan değer ve ilkelerimizi belirleyip kendi gerçek ve doğru kimliklerine göre tam ve doğru bir şekilde tanıyıp tanımlamamızdır.

 

-Biliniyor olduğu zannedilen bilgi neden yaşanmaz ki?

 

Biliniyor olduğu zannedilen bilginin kişideki önem ve ehemmiyeti, kişi tarafından yaşanıp yaşanmadığıyla doğru orantılıdır. Bilgiye olan güven ancak ve ancak yaşanarak ifade edilebilir. Dilimize pelesenk olup da, hiçbir hal ve hareketimize değmeyen bilginin kişideki yeri hüsrandır. Çok şey bilindiği halde; hiçbir şey yaşanmıyorsa oradaki/kişideki probleme bakmak lazım…  Yaşamak ile taçlandırılmayan her bilgi “Benim hazin sonumun ayak seslerinden” öte bir şey değildir.

 

- Siz, çok mu okursunuz?

 

Tam olarak değil. Ama dikkatli ve seçici okumak diyebilirim.

 

-Örneğin!

 

Önüme gelen her çalışmayı, elime geçen her kitabı değil de; esinlenip peşine düştüğüm, edinmeye ihtiyaç duyduğuma inandığım çalışmanın/bilginin peşine takılıp onu okurum.

 

-Bu ihtiyacı nasıl belirliyorsunuz ki?

 

Kendimi tanıyıp tanımlamakla… Önce kendinizi tanıyıp tanımlamalısınız ki hayatı doğru ve tam olarak ele alıp algılayabilesiniz. Aksi bir durum ise sadece nafile bir çabadır. Kişi kendisini tanımlamadır ki hayattaki karşılığını bulsun/bulabilsin. Bu da tabi biraz cesaret ister.

 

-Siz hep bu moda mısınızdır?

 

Evet, ancak hayatımda çok fırtınalı günler, çok çetrefilli zamanlar da oldu. Ama Rabbime sonsuz şükürler olsun, hamd olsun ki, Rabbim beni hiçbir zaman gerçek ve doğru rüyamdan alı koymadı. Çünkü yarına doğru, doğru ve tam olan bir yol tutturmam gerektiğinin farkındaydım ve bunun için de üzerimdeki yükün ağırlığını biliyordum. Ve bugün yaşamış olduğum sıkıntıların büyüklüğü, yarınki büyük zaferinin ayak seslerinden öteye gitmiyordu benim dünyamda. Ama bu o kadar kolay mı oluyor? Hayır! Ama dedim ya, siz doğru olana, hak olana niyet edince, hamd olsun ki Rabbim de veriyor, sizi gerçek rahat ve huzura kavuşturuyor, sizi bununla taltif ediyor.

 

- “Realitenin Doğru Hikâyesidir” i nereye koyarsınız pekiyi?

 

Doğru bir yaşamın orta yerine… Çünkü burada hayatın doğru olan kendisi vardır.

 

www.gazeteadiyaman.com

 

ETİKETLER : Yazar Mehmet Selim Atlıhan Realite Doğru Hikaye kitap imza

 
 SİZDEN GELEN YORUMLAR

 

KAYITLI YORUM BULUNAMADI

 

  Diğer Başlıklar Tüm Haberler
     
 
Gündüz Çiğköfteci, Gece Türkücü

Gündüz Çiğköfteci, Gece Türkücü

Çiğköftecilikten sahnelere uzanan bir başarının hikayesi. Flash Tv ana haber bültenine konu olan Adıyamanlı sanatçı İbrahim Harikases’in Adıyaman’dan

Benimkisi vergi iadesi

Benimkisi vergi iadesi

Adıyaman Üniversitesi Tiyatro Topluluğu tarafından organize edilen programda sahne alan Atalay Demirci, tek kişilik stand-up gösterisiyle seviyeli miz

Adıyaman'da bir Sultan Doğdu..!

Adıyaman'da bir Sultan Doğdu..!

Fetih 1453, Türk sinemasında ilklerin filmi oldu. Hem bütçesiyle rekor kırdı, hem gişesiyle. Resmi kayıtlara göre Türkiye'de ilk kez bir film, 5 milyo

Gerçek solcu Ergenekon'u alkışlamaz

Gerçek solcu Ergenekon'u alkışlamaz

Özgün müziğin önemli seslerinden Suavi, uzun bir süredir hasta olan İzmir'deki annesinin yanındaydı. İstanbul'a döner dönmez ayağının tozuyla stüdyo ç

>> Kapatmayı Kafaya koymuşlardı
>> PKK kendi JİTEM'ini kurdu
>> Çevik Bir Sakat düzenin çocuğu
>> AK Parti devletli oldu
>> Doktorun notunu Hasta verecek
>> Herkesin ana dili mübarektir
>> BDP Neo Kemalist bir parti
>> Erdoğan'mı muhtaç,Gülen mi?
>> Adıyaman’ı Başka İlle Kıyaslamak Yanlış
>> Demokrasi olmadan bir şey olmaz
>> Bir başka açıdan Vali Sodan
>> Mahkeme kadıya mülk değildir
>> O Bir zamanlar İşportacıydı ya şimdi?
>> PKK'nın kolu kanadı kırıldı
>> Derin Devlet PKK'yı kullandı
>> PKK'yı MİT kurdu
>> Hastaneden Meclise Sağlık
>> Adıyaman kültüründen hiç kopmadım
>> Hapishanede,kulak zarımı patlattılar!

 

  Bu Haberi Paylasin

Tarih 27.01.2012 21:31:00

Kategori Röportajlar

  Haberle Ilgili Ayrintilar
  Habere Yorum Ekleyin
  Eklenen Yorumlari Okuyun
  Haberi Arkadasina Postala
  Haberi Sık Kullanılanlara Ekle
  Bu Kategorideki Tüm Haberler
  Bu Kategoriye Abone Ol
  Benzer Haberler...
 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  ANA SAYFA | ARAMA | REKLAM | ARSIV | EDITÖRE YAZ

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.

İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Makro SMS

Adıyaman24 Adıyaman haberleri

 

 

Ekonomi

Kahta KSS İhale Ediliyor

Adıyaman’da İşsiz sayısı azalıyor

Bakan Yıldız, Köse’ye Cevap Verdi:

ATSO, Tüketicileri Bilgilendirecek

İşsizlik maaşı başvurusu düştü

Vergin Varsa Adın Var

Vergi Barışında sona gelindi

Sanko’ ya 8 Vergi Ödülü

İşte emeklilerin zamlı maaşları

Memurların maaşları değişiyor!

 

   

Eğitim

Çubukçu’dan Şevket Köse’ye Cevap

Çocuklarımız Geleceğimizin Teminatıdır

YGS adaylarının dikkatine!

710 öğrenciye burs verilecek

Öğretmenlik Fedakârlık Mesleğidir

Sanat ve Spor İçin Kayıtlara Devam

Üniversiteye girişte katsayı kaldırılıyor

Nihayet ÖMSS Kursu Verilecek

Sanko Okulları Bilgi Yarışması Birincisi

Adıyamanda okullar denetleniyor

 

Özel Haberler

Şimdi Söz Milletin!

Öğretmenlere müjdeli haber

Zamanlamamız Harika!

CHPli Kösenin TARİKAT takıntısı

Adıyaman ismi nereden gelmiştir

Başkan Turanlı’dan Aşure İkramı

3G nin ilk Bayramı...

Şikeci Generallere Yer Yok

Zehir ve büyüyü yok eden hurma

Adıyamansporun rakibi Yalovaspor