Türkiye Kamu-Sen Adıyaman İl Temsilcisi Şemsettin Ağar;
Ayıplı sendika kanunu istemiyoruz
Türkiye Kamu-Sen Adıyaman İl Temsilcisi Şemsettin Ağar, gündemdeki ‘Ayıplı Sendika Kanunu Yasa Tasarısı’ ile ilgili bir basın açıklaması yaptı.
Ayıplı Sendika Kanunu Yasa Tasarısı ile, toplu görüşmeden bile daha geride bir düzenleme getirilmek istendiğini ifade eden Şemsettin Ağar; “10 hizmet kolunda yetkili olsanız dahi; matematiksel olarak en çok üyeye sahip konfederasyon olamayabiliyorsunuz.
Bu durumda tasarı size, toplu sözleşme masasında hiçbir söz hakkı vermiyor. Bununla birlikte hizmet kolunda yetkili bir tek sendikası olmayan bir konfederasyon da en çok üyeye sahip konfederasyon olabiliyor ve hizmet kolları, emekliler, sendika üyeleri ve sendikaya üye olmayan kamu görevlilerinin tamamı hakkında karar alabiliyor. Hal böyleyken; toplu sözleşmelerde alınan kararlara itiraz hakkınız; Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’na başvurma durumunuz dahi olmayacak.
Dünyanın hiçbir yerinde yetkili olduğu halde, karar alma sürecinde söz hakkı olmayan bir sendika anlayışı yok. Varsa da bunun “toplu sözleşme” olarak adlandırılması mümkün değildir. ILO Örgütlenme Özgürlüğü Komitesi, sendikaların kendi üyeleri adına toplu sözleşme yapabilmesinin gerekliliği üzerinde durmaktadır. Ayrıca ILO’nun 98 sayılı sözleşmesi hakkında da “hiçbir sendika, işçilerin salt çoğunluğunu temsil etmediğinde hükümetin, tüm sendikaları üyeleri adına müzakere edilebildiği bir toplu sözleşme sistemi kurması” gerektiğini belirtmiştir.
Şu anda Türkiye’de hiçbir memur konfederasyonu kamu görevlilerinin salt çoğunluğunu temsil etmemektedir. Dolayısıyla yetkili konfederasyonların ortak pazarlık yapabilecekleri bir sistem kurulmak zorundadır. Ancak tasarıyla, bir konfederasyon dışındaki konfederasyonlara, alınan kararlara itiraz yetkisi dahi verilmemiştir. Bununla birlikte örgütlenme özgürlüğünün önündeki engeller kaldırılmamış,
Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’nun yapısı tek taraflı olarak belirlenmiştir. Kurulun başkanlığı için ise Yargıtay, Danıştay ve Sayıştay başkanları ve daire başkanları arasından hükümetin keyfine göre atayacağı bir kişi düşünülmüştür. Böyle bir kuruldan sağlıklı karar çıkmasının imkânı yoktur. Bu tasarının özü de ruhu da yasakçı ve yandaşçı anlayışın ürünüdür.
Bu haliyle tasarı, yüzlerce mahkeme kararına, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin yargılama sonuçlarına, Avrupa Sosyal Şartı’na aykırıdır. Böyle bir kanun tasarısının ILO’nun hiçbir sözleşmesine ve sendikacılığın hiçbir temel ilkesine uygun olmadığı da görülüyor. Bu tasarı bir tek ilkeyle örtüşmektedir o da; AKP’nin sendikacılık ve yandaşlık ilkeleridir. Böyle bir tasarının getireceği sisteme de memur sendikacılığı denemez. Bunun adı da olsa olsa AK Parti tipi sendikacılık olur.
Bu dalavereye ne 2,5 milyon kamu görevlisi ne de onların tek gerçek temsilcisi Türkiye Kamu-Sen asla izin vermeyecektir. Hükümetin bilmediği ya da dikkate almadığı husus şudur: sendikacılık, sadece masa başında yapılan görüşmelerle sınırlı bir faaliyet değildir. Masada kamu çalışanlarının pazarlanmasına diğer sendikaların, “iş buraya kadarmış ne yapalım” diyeceğini hiç kimse beklemesin. Esasen hakların savunulduğu yerler, sadece masalar değil; alanlardır. Alanlarda yapılacak faaliyetler, eylem ve etkinlikler, memuru pazarlayanlara ülkeyi dar edecektir.
Nasıl ve ne şekilde kanunlar çıkarırsanız çıkarın, bu gayretleriniz masada sanal olarak yetkilendirdiğiniz, ağababalarına “hayır” deme cesaretine sahip olmayanların etki ve yetkisini artıramayacaktır. Bunlar, ancak sahibinin yetkilendirdiği kadar ses çıkarma hakkına sahiptir. Bunlar, ancak sahibinin sesi olabilir; kamu çalışanlarının sesi olmak yürek ister, cesaret ister. Türkiye Kamu-Sen olarak, memurlarımızın umutlarını çalan; hayal tacirliği yapan; kamu görevlilerinin anayasal haklarının önüne set çeken zihniyetin ürünü olan bu yasa tasarısına karşı, her türlü mücadeleyi vereceğimizden kimsenin şüphesi olmasın.
Bu tasarının yasalaşma sürecinin her aşamasına, tüm imkânlarımızla ve enerjimizle müdahil olmaya devam edecek, eylemlerimizi sürdüreceğiz. Türkiye Kamu-Sen olarak biz; Başta ILO olmak üzere uluslar arası sözleşmelere, evrensel ve demokratik ilkelere saygılı bir sendikacılık, Grev hakkımızın yasal teminata alındığı adil bir Toplu Sözleşme sistemi, Örgütlenme özgürlüğünün önündeki tüm engellerin kaldırılması, Toplu sözleşme görüşmelerinde kamu görevlilerinin en geniş şekliyle karar alma sürecine dâhil edilmesi, Hizmet kolu toplu sözleşme sisteminin oluşturulması, Tüm çalışanlara insan onuruna yakışır bir ücret ve sağlıklı çalışma koşullarının sağlanması, Adil ve demokratik bir Hakem Kurulu istiyoruz. Kısacası biz; Adam gibi sendikacılık, Adam gibi sendika, Adam gibi toplu sözleşme; Adam gibi toplu sözleşme kanunu istiyoruz” dedi.
www.gazeteadiyaman.com
ETİKETLER :
Türkiye Kamu-Sen Adıyaman İl Temsilcisi Şemsettin Ağar kanun sendika