Mehmet Metiner Almanya’dan Döndü
Irkçılık, Lanetli bir ideolojidir
AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner, geçen hafta Almanya’ya yaptığı ziyaretten döndü. Metiner, Almanya dönüşünde TBMM Genel Kurulunda gündem dışı söz alarak, Almanya’daki Neo-Nazi saldırıları da gündeme taşıdı.
Almanya’daki vatandaşlarımızın can güvenliğinin sağlanmasının aciliyetini dile getirdi.
Metiner, genel Kurulda yaptığı konuşmada, “Almanya'da son aylarda tırmanan Neo- Nazi saldırıları ne yazık ki henüz Türkiye'de hak ettiği tepkiyi bulabilmiş değil. Oysa geçtiğimiz aylarda Nürnberg şehrinde üç Türk kardeşimizi Neo-Naziler tarafından öldürülmüş, Türkiye'den oraya giden vatandaşlarımızın iş yerlerine tehdit bildirileri bırakılmış, pek çok insanımız çeşitli şehirlerde sözlü ve fiili saldırılara maruz bırakılmıştı.” dedi.
Metiner, “Geçen hafta beş günlük bir Almanya seyahatinde bulundum Bavyera eyaletine. Orada, Erzurumlu başarılı iş adamlarımızdan değerli dostum Fevzi Aslan'ın iş yerinin açılışına katıldıktan sonra Nürnberg başta olmak üzere Ausburg ve Münih şehirlerinde Türkiyeli vatandaşlarımızla çeşitli görüşmeler yaptım. Orada gördüğüm o ki, Türkiye'den oraya giden kardeşlerimiz, Türkiyeli kardeşlerimiz derin bir korku içindeler, geleceklerine dair ciddi bir kaygı taşıyorlar ve ciddi bir can güvenliği sorunuyla karşı karşıya bulunuyorlar. Almanya'daki kardeşlerimizde gördüğüm bu korku ve kaygı, bir o kadar da yalnızlık duygusu, doğrusu beni derinden üzdü.” dedi.
Bavyera eyaletinin Neo-Nazi saldırıların en yoğun olduğu yer olduğunu söyleyen Metiner, “Bilindiği üzere Bavyera eyaleti Neo-Nazi saldırıların ve ırkçı-faşist eğilimlerin en güçlü olduğu yerlerden biri. Bu saldırıların arkasında olduğu bilinen bir parti var. İlginçtir, bu partinin adını dikkatlerinize sunuyorum: Alman Nasyonal Parti. “NPD” kısaltılmış hali. Bu ulusalcı partinin, Nazi partisinin devamcısı bir parti olduğu biliniyor. Bavyera eyaletinde, özellikle de gençlik kesimi üzerinde bu ırkçı, faşist, ulusalcı partinin etkili olduğu biliniyor. Nazi partisinin de geçmişte en güçlü olduğu yerlerden birinin Nürnberg olduğu biliniyor.” dedi.
Metiner, “Neo-Nazilerin Türkiyeli kardeşlerimizin iş yerlerine bıraktıkları bildirileri gördüm, okudum, irkildim. Orada aynen şunlar yazılı: “Tayyip Erdoğan, Arapları ve Türkleri al git!”... Evet, boy hedefi haline getirilen Başbakanımız Tayyip Erdoğan... Bu calib-i dikkat bir husus.. Türkiye toplumunun da dikkatine sunuyorum. Almanya'daki ırkçı, ulusalcı partilerin de Başbakanımızı bu şekilde boy hedefi haline getirmeleri bence düşündürücüdür. Her birimizin üzerinde düşünmesi gereken bir konudur. Bu bildiriler elbette ki genel anlamda yabancı düşmanlığını yansıtıyorlar, ama özelde de İslamofobianın Avrupa toplumunda nasıl kök salmaya başladığının da bir göstergesidir.” dedi.
Irkçılığın lanetli bir ideoloji olduğunu söyleyen Metiner, “Şimdi dikkatlerinize bir kaç hususu önemle arz etmek istiyorum. Bir: Irkçı-faşist bir partinin demokrasi kisvesine bürünmesi. Adına bakınız: Alman Nasyonal Demokrat Parti. Biz biliyoruz ki ırkçılık lanetli bir ideolojidir. Biz biliyoruz ki ırkçılık, yabancı düşmanlığı, nefret içeren her anlayış bir insanlık suçudur. Irkçılıkla, ulusalcılıkla, faşizmle demokrasiyi yan yana iliştirmek…” derken CHP Tokat Milletvekili Orhan Düzgün’ün “Ne demek? Irkçılıkla ulusalcılığı aynı mı sayıyorsun?” sorusu üzerine devam etti; “Kendi ırkını merkeze alan, kendi ırkını üstün ırk olarak gören anlayışların demokrasiyle bağdaşmasının mümkün olmadığını dikkatlerinize sunmak istiyorum. Çünkü demokratlık, çoğulculuk ve özgürlükçülüğün yanı sıra aynı zamanda, belki de olmazsa olmaz şartı olan, ötekini kendi eşiti olarak gören bir anlayışın adıdır. Eğer siz, bir toplumda ötekileri kendi eşitiniz olarak görmüyorsanız zinhar demokrat olamazsınız.” dedi.
Metiner, “Burada Avrupa Birliği'nin çifte standardına da dikkatinizi çekmek istiyorum. Anti-semitizmi haklı nedenlerle yasaklayan ve cezai müeyyideye bağlayan Avrupa Birliği, Almanya ve benzeri Avrupa Birliği ülkelerinin İslamofobiayı da bir insanlık suçu olarak yasaklamalarını ve cezalandırmalarını, aksi takdirde çifte standartçı davranacaklarını buradan duyurmak istiyoruz. Bir de Türkiye'ye her seferinde insan hakları ihlalleri söz konusu olduğunda haklı olarak gelen o heyetlerin niçin Nürnberg'e bir türlü uğramadığını da dikkatlerinize sunmak istiyorum dedi.
Metiner,Eğer aynı cinayetler Türkiye'de Almanlara yönelik yapılmış olsaydı, hiç kuşkusuz kıyameti kopartırlardı. Veya Yahudilere yönelik Almanya'da bu cinayetler işlenmiş olsaydı gene kıyametleri kopartırlardı. Bir öz eleştirisi de kendimize.. Biz niye Türkiye'nin milletvekilleri olarak orada değiliz? Türkiye kardeşlerimizi yalnız bırakıyoruz? Deniz Feneri olayında Almanya'yı merkez tutan, mesken tutan arkadaşlarımız niye Almanya'daki kardeşlerimizin yanında değildirler?” dedi.
www.gazeteadiyaman.com
ETİKETLER :
Mehmet Metiner Almanya Türkiye TBMM