Dokunulmaz bayramlar
Bayramları kündeye almak…
Genel Yayın Yönetmenimiz ve Başyazarımız Naif Karabatak, 19 Mayıs törenlerinin statlardan tüm okullara yayılmasını eleştirenlere cevap verdi. İşte Karabatak’ın “Bayramları Kündeye Almak” başlıklı yazısı
***
Bugüne dek resmi bayramları “gayet resmi” statüsünden çıkarmayı beceremeyen Türkiye, şimdi 19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayram törenlerinin “kaldırılmasını” değil, statlara sıkıştırılmasını önleyerek, tüm okullara alınmasını tartışır oldu…
Daha düne kadar “kutlanma şeklini” eleştirdiğimiz bayramlar, bugün birden bire “dokunulamaz” kapsamına alınıverdi…
Oysa 23 Nisan’da benzer şekilde kutlanıyor, 29 Ekim’de. Ama 19 Mayıs farklı…
Diğerlerinde “pek hazırlık gerekmediği” halde, 19 Mayıs için öğrencilerin yaklaşık dört ay önce çalışmalara başladığı biliniyor…
Törene katılacak öğrenciler “kafadan izinli” sayılarak stada veya çalışmanın yapılacağı alana gidiyor.
Dile kolay tam dört ay…
19 Mayıs’tan sonra ise “terhise ne kaldı ki!” anlayışıyla okul asılıyor…
Ve bir bayram için, bir dönem heba olup gidiyor…
Bu eleştiri yıllardır yapılıyor…
Elbette ki, hiçbir bayram, bir diğerinden “daha önemli” değil…
Ve hiçbir bayram zaten kutlanmıyor, “kutlanıyormuş gibi” yapılıyor…
Her resmi bayram sonrası gazeteler “coşkuyla kutladık” diye koca bir yalanı manşete atarlar…
Darbe dönemlerinde ise “bu coşku” çok daha farklı şekilde yani “tam sayfa”ya yayılır. Böylece bir yerlere mesaj verilerek, “bak biz de Atatürkçüyüz” denilir…
Laf ola, beri gele…
Halbuki coşkuyla kutlayan yoktur. “Kutlayacaksın!” denen resmi görevliler vardır. Bir de çocukları etkinliğe dâhil edilmişse yavrularını izlemeye giden anne ve babalar. Onun dışında halkın asla “bayramı kutlayayım” diye bir derdi yoktur. İstisnaları saymıyorum, elbette “coşkuyla” kutlayan birkaç kişi çıkar…
Çünkü “resmi” statü giydirilen bir gün, asla halkın kutlayacağı bir bayram olamaz. Bu mantıkla da asla olamaz…
***
Gelelim Milli Eğitim’in yeni kararına…
Yıllardır ortaya çıkan şikâyetler dikkate alınarak, törenleri 4 ay hazırlık gerektiren stat töreni yerine, okullarda kutlanma önerilmiş…
Öğretmenler memnun, okul idarecileri memnun, öğrencilerin ise keyfine diyecek yok…
Ama birileri memnun değil…
Hem velvele yapıldığı gibi “törenlerin kaldırılması” yok, okullarda kutlanması var…
Mantıklı düşünülmediğinden hemen eleştiriliyor veya eleştiri kasıtlı olarak ortaya çıkarılıyor.
Bilindiği gibi bugüne dek 19 Mayıs, sadece statlarda kutlanırdı…
Stada da sadece etkinlikte olan öğrenciler katılır, diğer öğrencilerin ise (tatil dışında) bayramdan adeta haberi bile olmazdı…
Oysa şimdi bütün okullarda, bütün öğrencilerin katılımıyla ama yine “çok resmi” ve “çok ciddi” kutlama yapılacak…
Ruhu değişmeyecek ama çocuklar derslerden de geri kalmayacak…
Allah aşkına bunun neresi kötü?
Bir yerde kutlananı, her yerde kutlama fikrinin neresi “cumhuriyeti yıkmak”la alakalı…
Sizin cumhuriyeti koruyup, kollamanız, geliştirmeniz, demokrasiyi daha fazla işler hale getirmeniz, “iki atla, bir takla”dan ibaret mi?
Sizin cumhuriyet sevdanız, “hayatınızda belki de bir kere bile” katılmadığınız törenlerin adresinin değiştirilmesine tepki göstermekten ibaret midir?
Bayramlar, bir eğlenceden ibarettir. Resmi bayramlarsa bayramın özüne uygun olanı hatırlatıp, bugünlere gelindiği için de coşkuyla dolabilmektir…
Hangisi var?
Kuru ve sıkıcı konuşmalar. Devlet erkânının buz gibi selamlaması. Ve öğrencilerin sıcakta yanıp, soğukta donduğu yerde “bitse de kurtulsak” yakarışları mı?
Eğer bu ülkeyi ve bu cumhuriyeti seviyorsanız, onu “askeri” kimliğinden çıkarıp, kışladan arındırarak, sivil hale getirilmesine uğraşın…
Eğer bu ülkeyi seviyorsanız, sivil bir anayasayla “insan gibi” bir ülkede yaşamak için çaba harcayın…
Eğer cumhuriyeti çok seviyorsanız, onu diktatörlerin yönettiği ülkelerdeki cumhuriyetten farkını ortaya koyun…
Sevmek, “böyle kalsın” demek değildir. Onu çağın gereklerine göre geliştirip, insanların hizmetine sunmaktır…
Sizin “buz gibi kutladığınız bayramlarla” ne cumhuriyet gelişir, ne demokrasi, ne de demokratikleşme…
Olsa olsa acemi askerlerin rahat hazır ol talimiyle cumhuriyeti koruduğunuzu sanırsınız…
Atarsınız bir künde, elinizi birleştirdiğiniz yere bakarsınız ki, boşa künde atmışsınız…
Çünkü bayrama künde atılarak demokrat olunmaz, dayatmayla kutlanana da bayram denmez…
Twitimden Seçmeler
Dille söylediğiniz her şeyi yüreğinizin onayından geçirin. Değilse, söylediğinize sizde inanmazsınız.
www.twitter.com/naifkarabatak
ETİKETLER :
Naif Karabatak Adıyaman Bayram Kunde