Türkiye bunlarla yüzleşirse uçar...!
Sitemiz ve Milat gazetesi yazarı Nevzat Çiçek ise yeni Anayasa öncesinde Türkiye'nin yüzleşmesi gereken olayları tek tek sıraladı. Sıraladığı olaylar arasında yer alan Menemen olayı ile ilgili bir ayrıntı ise dikkat çekti.
Türkiye Başbakan Erdoğan'ın Dersimliler'den devlet adına özür dilemesiyle başlayan yakın tarihle yüzleşme sürecinde bir çok görüş ortaya atıldı. Bunlar arasında TSK arşivlerinin açılmasından İstiklal Mahkemelerine kadar bir çok talep dillendirildi.
Çiçek, yazısında yüzleşilmesi gereken olayları sıralarken, Menemen olayıyla ilgili de çarpıcı bir ayrıntıya değinerek, "Menemen hadisesinde Esat Erbillinin hastanede nasıl zehirli iğne ile öldürüldüğünü sorgulamalı. AK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu’nun dedesinin Diyarbakır’da neden üç yıl Menemen için hapis yattığını Diyarbakırlılara ve Türkiye’ye anlatmalı." dedi.
İşte Nevzat Çiçek'in 'Hadi yüzleşelim' başlıklı o yazısı...
Yeni bir Türkiye kurmak için yeni bir anayasa yapmamız gerektiğini herkes biliyor ancak topu taca atmaya başlayanlar var.
Kimse kusura bakmasın, eğer ilk üç maddeye dokunulmayacaksak bu yeni bir anayasadan ziyade yamalı bir anayasa olur. Yüzde 95 temsil kabiliyetine sahip bir meclis bu fırsatı heba etmemeli.
Türkiye’nin geçmişi ile yüzleşmeden kimse yeni bir anayasa yapamaz, kâğıt üzerinde yazılan bir maddenin toplumdaki karşılığı onunla yüzleşmeyi getirir.
Önce yüzleşeceğiz, sonra sahipleneceğiz. Bütün yüzleşmelerin mantığı budur. Eğer yüzleşmeyi intikam duygusuyla yaparsanız bu yüzleşme olmaz, bu öç alma olur ki, buda yeni kamplaşmaları beraberinde getirir. Bugüne kadar kendini böyle var eden sistem böyle devam eder.
Türkiye, yüzleşmesine önce resmi tarihiyle başlamalı…
“Kurtuluş” günü yapılan kentlerin aslında işgal edilmediği, Mustafa Kemal’in Anadolu’ya nasıl gönderildiği ile başlamalı…Meclis’te ilk dönem işlenen cinayetlerden Ali Şükrü Bey ile başlayıp Topal Osman ile yüzleşmeli
Sonra, İzmir suikastına uzanmalı, Doktor Nazım ve arkadaşlarının nasıl bir mahkemede yargılandıklarına bakmalı. Enver, Talat ve Cemal paşalara niçin yurda giriş kararının verilmediğine görmeli
Şeyh Said Harketi’nin batıya irticai bir ayaklanma ve içeriye Kürtçü bir ayaklanma olarak neden verildiğine bakmalı, bu provokasyonun kim tarafından nasıl tertip edildiğini öğrenmeli. Başbakan’ın memleketi Güneysu’dan insanların neden Şeyh Said hadisesinden dolayı idamını sormalı.
İstiklal Mahkemeleri’nde İskilipli Atıf Hoca’nın hangi hukuk sistemi içerisinde yargılandığını hukuk öğrencilerine inceletmeli.
İstiklal Mahkemeleri zabıtlarını milletin meclisinde milletten nasıl ve neden gizlendiğini birileri açıklamalı.
Menemen hadisesinde Esat Erbillinin hastanede nasıl zehirli iğne ile öldürüldüğünü sorgulamalı. AK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu’nun dedesinin Diyarbakır’da neden üç yıl Menemen için hapis yattığını Diyarbakırlılara ve Türkiye’ye anlatmalı.
Serbest Cumhuriyet Fırkası’nı, Komünist Parti’yi kimlerin kurup, kimlerin kapattığına bakmalı
Cumhuriyet’le birlikte sadece Kürt isyanlarına değil, Türk isyanlarına da bakıldığında, kimin neden rahatsız olduğunu öğrenmeli.
Dersim hadisesinde 1925 yılından itibaren yazılan raporları açıklamalı, Mustafa Kemal’in Dersim’deki rolünü ortaya çıkarmalı, mağaralara doldurup fare gibi öldürülen insanlardan sonraki cumhuriyeti ve Alevi toplumunun korkularını öğrenmeli.
Atatürk’ün ölümümden elli yıl sonra açıklayın dediği vasiyetinin neden açıklanmadığını sormalı. Vasiyeti okuyan Kenan Evren’e sorular yöneltilmeli. Vasiyetle birlikte Atatürk’ün günlüklerinin nereye kaybolduğuna bakmalı.
Varlık Vergisi’ni, Aşkale çalışma kamplarının neden oluşturulduğu üzerine kafa yormalı.
Demokrat Parti’nin kuruluşunu, sonrasını, NATO’yu, Kore’yi tartışıp yüzleşmeli.
6-7 Eylül olaylarında aktörün kim olduğuna bakmalı.
1938-1960 arası “49’lar hareketi””dışında bu ülkede neden siyasal Kürtçülük hareketinin olmadığı araştırılmalı.
Said Nursi’ye o kadar çilenin neden çektirildiği, mezarında neden bırakılmadığı görülmeli
1960 yılında askeri darbeden dört gün sonra oluşturduğumuz Sivas Kampı ile yüzleşmeli. Önce İstiklal madalyası verdiğimiz ailenin mallarını neden açık artırma ile sattığımızı topluma anlatmalı. Sivas Kampı’nda neden Nurcuların ve Kürtlerin binci tehlike yapıldığını görmeli
1960 yılından sonra siyasal Kürtçülüğün neden eksen değiştirdiğini ve sekülerleştiğini sorgulamalı
Alevi oylarının neden 1960 yılından sonra sola doğru kaymaya başladığını araştırmalı, pompahlanan korkunun mazisine bakmalı.
Celladına aşık nasıl olunuyormuş onu tartışmalı.
Türkiye Fikir Ajansı’na örtülü ödenekten giden parayı sorgulamalı, bu ajansta kimlerin çalıştığını anlatmalı
Çorum, Maraş, kontgerilla, Diyarbakır ve Mamak cezaevlerinin hangi sistem tarafından faaliyete geçirildiğine görmeli
PKK’nın neden 1977 yılında Hizbullah’ın neden 1978 yılında kurulduğunu öğrenmeli. Birer yıl arayla kurulan bu örgütlerin liderlerinin neden birer yıl arayla etkisiz hale getirildiğine incelemeli.
1990’lardan itibaren hız kazanan faili meçhul cinayetlerinin hangi yetki ile yapıldığına bakmalı. Cinayet işlettiğimiz bir tetikçinin Diyarbakır’da türbelerde üç gün nasıl kaldığını ortaya sermeli.
Devlet için kurşun atan ve kurşun yiyenin devlet için şerefli mi, şerefsiz mi olduğunu mahkemelere sormalı.
Susurluk’un bugüne kadar neden aydınlatılmadığına bakmalı, Bedri İncetahtacı’dan Eşref Bitlis’e, Uğur Mumcu’dan Turgut Özal’a kadar şüpheli ölümleri mercek altına almalı
28 Şubat’ta düzmece haberler yapan ve haber yaptırılan komutanlarla yüzleşmeli. Kırmızı kitaba irticanın neden tehdit olarak konulduğuna bakmalı ve neden çıkarıldığı ile yüzleşmeli
Ergenekon’un her renginin neden açılmadığına bakmalı. İslami kesim içerisinde ittihatçı mantığın geçmişte hangi Ergenekoncularla dergi çıkardığına bakmalı…
Derin devletin derinliklerine inmeli, tasfiye edilenlerin yerinin nasıl doldurulduğunu sorgulamalı.
Sorgulamalı, tanımalı ve yüzleşmeli.
Yeni bir Türkiye ancak bu şekilde kurulabilir bunu da görmeli.
ETİKETLER :
Türkiye Adıyaman Anayasa Nevzat Çiçek