Öğretmenler Gününde, Öğretmenlerin Tepkisi
Bakan, Öğretmenine Sahip Çıkmıyor!
Eğitimciler Birliği Sendikası Adıyaman Şubesi 24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle meydanlara inerek kalem kırdı. Yılda bir hatırlanmaya da tepki gösteren eğitimciler, 30 Şubat’ın öğretmenler günü olması halinde içlerinin neşe dolacağını söylediler.
666 sayılı eşit işe eşit ücret garabetini protesto için, KHK’de öğretmenler ve öğretim görevlileri göz ardı edildiği için, Öğretmenlerin itibarsızlaştırılmasına ve yetkililerin aşağılamalarına dur demek için, Öğretmenin idam edilen itibarını iade için, Sahte 24 Kasımlara, öğretmenlerin sadece yılda bir gün hatırlanmasına ve süslü sözlerle ve boş vaatlerle avutulmasına “Hayır!” demek için düzenlenen ve yüzlerce kişinin katıldığı eyleme Memur-Sen diğer iş kolları başkan ve üyeleri ile Petrol-İş Adıyaman Şube Başkanı da destek verdi.
Eşit İşe Eşit Ücret Garabettir
Memur Sen İl Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Şube Başkanı Gaffari İzci, “666 sayılı eşit işe eşit ücret garabetini protesto için, KHK’de öğretmenler ve öğretim görevlileri göz ardı edildiği için, Öğretmenlerin itibarsızlaştırılmasına ve yetkililerin aşağılamalarına dur demek için, Öğretmenin idam edilen itibarını iade için, Sahte 24 Kasımlara, öğretmenlerin sadece yılda bir gün hatırlanmasına ve süslü sözlerle ve boş vaatlerle avutulmasına “Hayır!” demek için burada toplanmış bulunuyoruz. Bu kararlı duruş, katılım, katkı ve destekleriniz için hepinize hoş geldiniz diyor, saygılar sunuyoruz.” Diyerek başladığı konuşmasında şunları söyledi;
“Öğretmenler açısından çok da kutlanacak bir durum ortada olmaması nedeniyle “Öğretmenler Günü’nü kutluyoruz” demiyor ve bu şartlardaki bütün kutlamaları reddettiğimizi baştan ifade etmek istiyoruz. Her yıl Öğretmenler Günü’nde süslü cümleler ile öğretmenlerin duygularına hitap edenlerin, bu yıl alışkanlıklarını bir kenara bırakmasını ve öğretmenlerin, kuru lafa karnının tok olduğunu bilmesini istiyoruz. Biz bugün burada, sorunları her yıl ötelenerek bir sonraki yıla devreden, önemsenmeyen; ama önemseniyormuş gibi yapılan, meslek grubunun mensupları olarak toplandık.” dedi.
Biz haykırdık, biz alamadık
İzci, “Bugün buradan başta Sayın Başbakan ve Milli Eğitim Bakanı olmak üzere, hükümet yetkililerine içine düşürüldüğümüz durumun utancını hatırlatarak sesleniyor; Mecliste şoförüne ve sekreterine zam yapanlara, iki öğretmen maaşının maalesef bir sekreter maaşı etmediğini haykırıyoruz. ‘Eşit işe eşit ücret’ Öğretmenlere Verilen Sefalet Ücretini Apaçık Bir Şekilde Ortaya Çıkarmıştır. Memur-Sen olarak yıllardır ‘eşit işe eşit ücret’ diye haykırıyoruz. Kısa bir süre önce 666 Sayılı KHK ile. Milli Eğitim Bakanlığı kadrolarında çalışan Hizmetli, Memur, Şef ve Şube Müdürü gibi eğitim çalışanlarımızın maaşları ek ödeme ile diğer bakanlıklarda çalışan emsalleriyle aynı orana yükseltilmiştir. Yıllardır mağdur edilen Milli Eğitim Bakanlığı çalışanlarının maaşları diğer bakanlıklardaki emsalleri ile eşitlenirken, öğretmenler olarak söylemeye çalıştığımız; ama yetkililerin anlamak istemediği gerçek, adeta kendiliğinden ortaya çıkmıştır.” dedi.
Bakan eğitimcilere sahip çıkmıyor
Öğretmen maaşını da değerlendiren İzci, “Maliye Bakanlığı verilerine göre 9/1’deki bir öğretmen bin 577 TL ücret alırken, bu kararname ile bir üst düzey yöneticiye verilen ek ödeme bin 132 TL’dir. Bu da sayın bakanın eğitim çalışanlarına ne kadar sahip çıktığını, hükümetin eğitimin omurgasını oluşturan öğretmene verdiği değeri göstermektedir. Bugün buradan öğretmen ve öğretim elemanlarına 24 Kasım’da vatan millet edebiyatı yapmayı düşünenlere, ezberlerini yeniden gözden geçirmelerini, eğitimcileri yaptığı işin önemine göre değerlendirmelerini öneriyoruz.” dedi.
Sekreterine daha çok zam yapıldı
Milli Eğitim Bakanının, kendi çalışanına sahip çıkması gerektiğini söyleyen İzci, “Öğretmen ve öğretim elemanları olarak kimseden lütuf değil, hakkımızı istiyoruz. ‘Eğitime en fazla bütçeyi ayırdık ve eğitim önceliğimiz’ diyen hükümete, eğitime verilen değerin en önemli göstergesi olan öğretmen maaşlarını hatırlatıyor ve emeğimizin karşılığını, hakkımızı istediğimizi belirtiyoruz.
Bu ülkenin geleceği için her fırsatta “nitelikli eğitim için elimizden geleni yapmalıyız” diyenlerin, iş lafa geldiğinde mangalda kül bırakmayanların; mecliste, danışmanına 3 bin 600, sekreterine 3 bin 156, şoförüne 2 bin 700 TL maaş verirken öğretmene sıra gelince bin 577 TL, araştırma görevlisine bin 869 TL maaş vermesine tahammül edemiyoruz. Danışmanına, sekreterine ve şoförüne artışta hem fikir olan siyasilerin, geleceği emanet edecekleri öğrencileri yetiştirmesi için, sözde çok şey bekledikleri öğretmenlere sefalet ücretini reva görmelerini kabul etmek mümkün değildir.” dedi.
Bakan eğitimcilere önyargılı
Milli Eğitim Bakanına tepkisini sürdüren İzci, “Göreve gelir gelmez gözdağı verircesine tüm eğitim yöneticileri hakkında açtığı soruşturmalarla, ‘Öğretmen üç ay tatil yapıyor’ gibi önyargılı açıklamalarla, ‘Velimi üzeni üzerim’ gibi yaklaşımlarla aşağılamaya çalıştığı öğretmenlerin; TBMM araştırma raporlarına gore, OECD ülkeleri içerisinde Japonya ve Meksika’dan sonra yılda 1808 saat ile en çok çalışan üçüncü, öğretmen başına düşen öğrenci sayısıyla ikinci olmamıza rağmen ne gariptir ki, en az maaş alan sıralamasında ise ikinci ülke olduğumuz gerçeğinden haberi yok mu?
Hani bir ülke eğitim, sağlık, adalet ve güvenlik hizmetleri ile ayakta duruyordu? Hani ülkelerin geleceği öğretmenlerin ellerindeydi? Hani yeni nesil öğretmenin eseri olacaktı? Hani bize bir harf öğretenin kölesi olacaktık? Hani ülkelerin geleceği eğitime yaptıkları yatırımlarla doğru orantılıydı? Bu mu sizin eğitime ve öğretmene verdiğiniz değer? En düşük maaşa reva görülen öğretmenler, bırakın ülkeyi geleceğe taşımayı, maaşlarının düşüklüğü nedeniyle kendilerini diğer aya taşıyamamaktadır. Buradan hükümete sesleniyoruz; Acilen öğretmen ve öğretim elemanlarının mağduriyetini giderin ve ücret adaletsizliğine bir an önce son verin.” dedi.
Sorunlarımıza sorun eklendi
İzci, “Öğretmenler olarak; maaş ve ek ders ücretlerinin düşüklüğü, 6 yıldır kariyer basamakları sınavının yenilenmemiş olması gibi devam eden sorunlarımıza yeni sorunlar eklenmiştir. Özür gurubu tayin hakkımızın yılda bir defa olacak şekilde sınırlandırılması ve aile bütünlüğümüzün parçalanması, açıklama ve soruşturmalarla moral ve motivasyonumuzun bozulması, eğitim çalışanlarının rotasyonlarla tehdit edilmesi, ek ödemelerde “muadili yok” gibi inandırıcılıktan uzak bir yaklaşımla itibarı idam edilerek kapsam dışında bırakılması gibi kabulü asla mümkün olmayan yeni sorunların, eski sorunlarla birlikte bir an önce ortadan kaldırılması ve bunların bir daha yaşanmaması için kalemlerimizi kırıyoruz. Ve böylesi öğretmenler günü için bir teklifte bulunuyoruz: 30 Şubat Öğretmenler Günü Olsun, Gönlünüz neşe ile dolsun.” dedi.
Eğitimciler Birliği Sendikası Adıyaman Şube Başkanı Gaffari İzci’nin yaptığı basın açıklaması sık sık sloganlarla kesilerek alkışlarla desteklendi. İlginç ve dikkat çeken pankartların açıldığı eylemde öğretmene yapılan uygulamalar ile bakanı ptotesto eden sloganlar da atıldı. Havuzbaşı’nda yapılan eyleme Kâhta başta olmak üzere ilçelerden de büyük katılım oldu.
İlginç döviz ve sloganlar
Eğitim Bire Sen’in ilk kez bu kadar tepkili olduğu eylemde, ilginç dövizler de vardı. “Bakanım var el gibi, Ne bakarsın el gibi, Seni başıma koymuşlar, Kazanılmış hak gibi” dövizinden başka Karamanlı olan Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’e memleketini de hatırlatan şu döviz de ilgi çekiciydi; Koyunum var Karaman, Gaybolursa araman, Ben bir öğretmenim, Bakanıma yaraman”
Dövizlerde “Eğitimin başına eğitimci Bakan” isteyen eğitimciler, “Sadaka değil hakkımızı istiyoruz.” diyerek tepki gösterdiler. Eğitimcilerin, Öğretmenler Gününden bir gün önceki en sert tepkileri ise “Öğretmenler Gününü al başına çal!” oldu.
www.gazeteadiyaman.com
ETİKETLER :
Öğretmen Bakan Ömer Dinçer Zam