Çocuk Evlilikler Meclis Gündeminde
Çocuk olmadan gelin oluyorlar!
Adıyaman İl Genel Meclisi, çocuk evlilikleri mercek altına alındı. Kız çocuklarının erken evlendirilmesinin sebepleri ve çözüm önerileri için meclis araştırılması önergesi üzerine Kadın Komisyonun yaptığı araştırma meclis başkanlığına sunuldu. Araştırmada çarpıcı sonuçlara yer verildi.
İl Genel Meclis Üyesi Mustafa Kavak’ın önergesi, İl Genel Meclisi Kadın Komisyonu tarafından değerlendirmeye alındı. Kadın Komisyonunun araştırmasında, erken evliliklerin sebepleri ve erken evliliği önlemek için çözüm önerileri de yer aldı.
İl Genel Meclisinin 8 Eylül 2011 gün ve 2011/233 sayılı kararında, Meclis Üyesi Mustafa kavak tarafından verilen önergeyle Adıyaman’da Kız Çocuklarının Erken Evlendirilmesinin Sebepleri ve Çözüm Önerilerinin Araştırılması isteği, Kadın Komisyonuna havale edildi.
İl Genel Meclisi Kadın Komisyonu, AV.İrfan Yılmaz başkanlığında, Abdurrahim Bayhan, M.Can Erdoğan, Mehmet Kaya ve Mehmet Ali Alkuş’un da katılımıyla aynı gün toplanarak, beş gün süren bir çalışma takvimi belirledi.
Komisyonun, Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, Adıyaman Barosu, Adıyaman Üniversitesi ve Kamer’den bilgi aldı.
Gelen bilgiler ışığında hazırlanan rapordan çarpıcı sonuçlar çıktı.
İl Genel Meclisi Kadın Komisyonu’nun raporunda yer alan bazı önemli bölümler şöyle;
“Adıyaman, farklı mezhep ve din yapılarının varlığını belli ettiği feodal yapının yer yer değişiklik gösterdiği, kavga ve çatışmalardan fazla etkilenmeyen bir il olup, birçok yerde olduğu gibi ilimizde de aile içinde yaşananların aile içinde kalması gerektiği fikri yaygındır. İlimizde küçük yaşta, resmi nikâhsız evliliklerin yaşandığı ama kadınların buna isim koyamamaları, bazen kaderleri olarak görmeleri, korkmaları, sığınacak bir yerlerinin olmaması yaşadıklarını dile getirmesine engel olmuştur. Birçoğu 12 yaşında evlendirilen kadınlar gelişimlerini tamamlamadan büyük sorumluluklar almaktadırlar. Büyük yaşta erkeklerle evlendirildiklerinden eşlerinin ölümleriyle genç yaşta dul kalmakta çocuklarının çalışabilir olması sebep gösterilerek herhangi bir sosyal yardım alamamaktalar. Buda sağlıksız aile ve toplumlara yol açmaktadır.”
“Erken yaşta evlilikler ekonomik yetersizlik, yanlış ve eksik bilgilerden kaynaklanan geleneksel ve dini inançlar, eğitimsizlik, aile içi şiddet, toplum baskısı, mülkiyet unsuru gibi sebeplerle ortaya çıkmaktadır. Bu evliliklerin bir çocuk hakkı, kadın hakkı ve insan hakkı ihlali olduğu kabul edilmektedir.”
“İlimizin sosyal ve kültürel yapısı içinde görülen erken evlilikler, birçok sağlık, psikolojik, toplumsal ve kültürel sorunlara neden olmaktadır. Erken yaşta yapılan evlilikler yasalarımızda suç teşkil etmekte olup konu çocuk ihmali ve istismarı olarak değerlendirilmektedir. Ülkemizin imzaladığı çocuk hakları sözleşmesi, Medeni Kanun, 5395 sayılı çocuk koruma kanunu bu konuyla ilgili düzenleyici hükümler içermektedir.”
Kamer tarafından Adıyaman genelinde 2 bin 308 kişi üzerinde yapılan bir anket araştırmasında; 12 ve daha küçük yaşta evlenenlerin sayısı 16 olarak belirlendi.
13-15 yaş arası evlilik yapanların sayısı ise 301.
16-17 yaş arası evlilik yapanların sayısının da 398 olduğu ifade belirlendi.
Bin 926 kişinin cevap verdiği bu ankette toplamda 715 kişinin 17 yaşını tamamlamadan evlilik yapması erken evliliğin ilimizdeki boyutlarını ortaya koyması açısından anlamlı olduğuna vurgu yapıldı.
TBMM’nin komisyon çalışmasında; 2009 yılı verilerine göre yapılan bir araştırmada ilköğretimde, erken evlilik ve nişanlanma sebebiyle devamsızlık gösteren 693 öğrencinin 675’nin kız öğrenci olduğu, devamsız kız çocuklarının Güneydoğu ve Doğu illerinde yoğunlaştığı anlaşıldığı da raporda yer aldı.
Raporda, “Kız çocuklarının kendilerini korumayacak yaşta ve cahil olarak evlendirilmeleri durumunda, eşleri tarafından fiziksel, duygusal, sözel ve hatta cinsel şiddete maruz kalabilmektedir. Bu evliliklerde aile içi şiddet, geçimsizlik ve bunun sonucunda boşanmalar ve hatta intiharlar görülmektedir. Kayıp çocuklarında kaybolma sebeplerinden en önemlisi erken yaşta yapılan evliliklerdir. Bu evliliklerde söz sahibi ailedir.” denildi.
Çocuk yaşta evlendirilen çocukların eğitimden yoksun kaldıkları, bazen çok acınacak sıkıntılar çekebildikleri, özellikle kadın intiharlarında erken yaşta evlendirilen kızların oranının yüksek olduğuna dikkat çekildi.
Raporda, “Uzmanlar küçük yaştaki kız çocuklarının evlendirilmesinin bireyin ve toplumun sağlığını bozacağını, o yaşta bir çocuğun anne olmanın sorumluluklarını yerine getirmesinin mümkün olmadığını, bunun bireyde geri dönüşü çok zor hasarlara neden olacağını belirtiyorlar.” dendi.
Erken evlilik konusunda yerel gazetelerde yer alan bir haberde komisy9onun gündemine girdi. Haberde, “Adıyaman'daki ailesi tarafından 2 yıl önce zorla evlendirilen adının açıklanmasını istemeyen bir kız çocuğu ‘Annemi, babamı, kardeşlerimi 2 yıldır görmüyorum, çok özledim’ diyerek söze başlıyor. Küçük kız, kendisini görmeye gelenlerden hangisinin damat olduğunu dahi bilmeden evlendiğini, kısa sürede hamile kaldığını ve geçen yıl bir kız çocuğu dünyaya getirdiğini anlatıyor.
Küçük anne, kızının kendisi gibi olmasını istemediğini belirterek ‘Hamileyken hep bir oğlum olsun istedim ama olmadı. Bizim oralarda erkek olarak dünyaya gelmek ayrıcalıktır. Ama kız doğmuşsanız çileniz bebekken başlar. Kimi zaman okula gidemezsiniz, kimi zaman erkeklere alınan bir çift ayakkabıdan bile mahrum kalırsınız. Ama Allah kız verdi. Kızımın sonu da benim gibi mi olur diye düşünüyorum’ şeklindedir.”
Komisyon raporunda 4721 sayılı Türk medeni kanunu 124’üncü maddesinde evlenme yaşının şu şekilde düzenlendiğini de kayda geçirdi; “Erkek veya kadın 17 yaşını doldurmadıkça evlenemez. Ancak hâkim olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple on altı yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilir. Olanak bulundukça karardan önce ana ve baba veya vasi dinlenir.”
Raporda, “Erken yaşta yapılan evliliklerde en önemli sorunlardan biri bu evliliklerin resmi evlilik olmamasıdır. TUİK’ten alınan veriler 16 ve 17 yaş grubuna ait evliliklerdir. Dini törenle gerçekleşen evliliklerin kaydı bulunmamaktadır. Medeni kanun reşit olma yaşını 18 olarak belirlemiş. 18 yaşını dolduran herkes tüm haklarını kullanabilir.” dendi.
Erken yaşta evlilikleri önlemek için çözüm yolları da gösteren komisyon raporunda, “Erken evliliklerin çözümü için öncelikle; Kız çocukları başta olmak üzere kadın ve erkeklerin aile olma konusunda bilinçlendirilmesi, Müftülüklerin küçük yaşta evliliklerin önlenmesi konusunda eğitim vermesi sağlanmalı, yerel yönetimler tarafından kadınların tek başına ayakta duracakları düzenlemeler yapılmalıdır.” dendi.
Sorunun çözümü için toplumun bilinçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekilen raporda, toplumda farkındalık yaratılması, normalleşen bu evliliklerin sağlıksız yapısının komuoyuyla paylaşılmasının da fayda getireceğine dikkat çekildi.
Sağlık Müdürlüğü, Milli Eğitim Müdürlüğü, Müftülük, kadın kuruluşlarının işbirliğiyle daha önce yaşanmış olan kötü deneyimlerden örnekler alınarak, ailelere bu durumu anlatacak toplantılar düzenlenmesi, Halk Eğitim Merkezi öğretmenlerince, kurslara gelen kursiyerlerin ailelerine yönelik seminerler verilmesi, kadın kuruluşları, yerel TV ve radyolar ile işbirliği yapılarak, kız çocuklarının okutulması, haklar, akraba evliliği ve şiddet konularında televizyon ve radyo programları yapılması tavsiye edildi.
Raporda, düzenli aralıklarla okullarda velilere ve öğrencilere, halk eğitim merkezlerinde kursiyerlere, muhtarlıklarda köy-semt halkına medeni kanunda kadın hakları, akraba evliliğinin ve erken evliliğin doğuracağı sağlık sorunları ve tehlikeler hakkında eğitim seminerleri verilmesi de istendi.
Bu eğitim seminerlerinde, sağlık uzmanları, barodan avukatlar ve sosyal hizmet uzmanları aracılığı ile gerçekleştirilmesi, eğitimde katılımcıların dikkatlerini çekmek amacıyla vakalar üzerinden hazırlanan kitapçıklar ve broşürlerin dağıtılmasının faydalı olacağına da dikkat çekildi.
Komisyon raporunun sonuç bölümünde şu ifadelere yer verdi; “Sonuç olarak; Erken yaşta yapılan evlilikler insan haklarının kullanılmasını engelleyen, kadının statüsünü düşüren ve çocukların başta eğitim olmak üzere temel haklarını elinden alan bir sorundur. Bu evlilikler kadın dostu kent olma yolundaki ilimizde mutlaka mücadele edilmesi gereken bir alandır.
Toplumsal bir sorun olarak görülen erken evliliklerin araştırılması ve önlenmesi hususunda AYEEP çalışmalarının kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapılarak hayata geçirilmesi çözüme büyük katkı sağlayacak, erken evlilik konusunda eğitim seminerleri düzenlenmesi ve erken evlilikle ilgili yasal mevzuat kararlılıkla uygulanmalıdır.”
Komisyon, kız çocuklarının erken evliliklerinin önlenmesi için sivil toplum kuruluşları başta olmak üzere Milli Eğitim, Müftülük ve Sağlık Müdürlüğü ile ortaklaşa çalışmalar yapılmasını, İl Genel Meclisi tarafından alınacak kararın ilgili müdürlüklere yerel yönetim kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarına bildirilmesi gerektiği görüşünü de not etti.
İl Genel Meclis Başkanlığı’na sunulan Kadın Komisyonu’nun raporu, mecliste görüşüldükten sonra kabul edilmesi halinde, kız çocuklarının erken evliliğinin önüne geçmek için birçok girişimde başlamış olacak
www.gazeteadiyaman.com
ETİKETLER :
Adıyaman İl Genel Meclisi Çocuk Evlilik gelin