8 yılda Adıyaman’a yapılanlar
8 yılda göz ardı edilenler
Genel Yayın Yönetmenimiz ve Başyazarımız Naif Karabatak, 8 yıllık AK Parti iktidarı döneminde Adıyaman’a hiçbir şey yapılmadığı sözüne açıklık getirdi.
AK Parti ve Adıyaman
Birçok siyasi partide “biz nefer olarak çalışmaya hazırız” diyenlerin, talip oldukları göreve getirilmediği veya aday edilmediği takdirde, “neferliklerinin” sona erdiğini bilmeyen yok. Farklısı da var elbet; Mahmut Göksu bu isimlerden birisi…
Hem Refah Partisi’nde, hem de AK Parti’de milletvekili olarak görev yapan Göksu, iki dönemdir aday edilmiyor ama partide etkin görevini sürdürüyor. Tıpkı bir milletvekili gibi çalıştığını da birçok insan rahatlıkla belirtmekten kaçınmıyor…
AK Parti Teşkilat Başkan Yardımcısı olarak AK Parti Genel Merkezi’nde görevli olan Mahmut Göksu, geçen gün bir yazımda kullandığım “56 yıldır ‘büyük bir köy olmaktan öteye gitmeyen’ ve 8 yıllık AK Parti döneminde de ‘hiçbir hizmet alamayan’ Adıyaman..” ifademi haksız bulmuş…
Göksu, “Sadece geçmişte ihaleleri yapılan projeler devam etse ve bu dönem bitirilse, Adıyaman, tüm ilçeleriyle birlikte ayağa kalkar” diyerek birçok proje sıraladı…
Türkiye’de ilk kez, Adıyaman’da, üç ilçesiyle birlikte kente doğalgaz verildiğini, vatandaşın ucuz yakıta kavuştuğunu söyledi ama daha yapacak şeylerin olduğunu da belirtti.
Sayın Göksu, hafızamı tazeleyecek bilgileri bir biri ardına sıraladı. Birazını paylaşayım…
Adıyaman’ın AK Parti iktidarına kadar ihmal edildiğini doğrulayan Göksu, 8 yılda Adıyaman’a çok şeyler yapıldığını, yapılanların tüm vekillerin katkısı olduğunu, merkezi hükümetin işleri diye ayrım yapılmayacağını, hepsinde vekillerin çabalarının sonucu çıktığını söyledi.
Mesela Adıyaman’ın “göç vermeyen” bir il olduğunu, bunun da sevindirici bulduğunu kaydetti.
Doğalgazla birlikte dördüncü organize sanayinin faaliyete geçeceğini, insanların iş bularak ekmek yiyeceğini söyledi.
Adıyaman Üniversitesi’nin hayalden gerçeğe dönüştüğünü, Nissibi Köprüsünün ihalesinin yapıldığını, Adıyaman’ın 40 milyon Euro’luk böyle bir yatırımı ilk kez göreceğini, 400 yataklı devlet hastanesini, gecikmiş olsa da duble yollarını, vakıflarda yapılanları, Sahabe Safvan Bin Muattal türbesinin çevre düzenlemesini, daha birçok şeyden bahsetti…
Yeni dönemde Mehmet Metiner ve Murtaza Yetiş’in Adıyaman için taze kan olduğunu da söyleyen Göksu, “Bugüne kadar görev yapan vekillerimiz de çalıştı, bizler de çalışıyoruz, yeni dönemde görev alanlar da çalışacaktır.”
Göksu, “Bir eksiklik varsa, kusur bizdedir” diyerek özeleştiri de yaptı ama “yapılanları inkâr etmemek” gerektiğini de söyledi…
***
Gazetecilerin sıkça kullandığı gibi, benim de kullandığım “hiçbir şey yapılmamış” tabirinin yanlış anlaşıldığı ve yorumlandığı bir gerçek.
Hiç kimse “yapılanları inkâr” etmeyeceği gibi, “yapılmayanları yapıldı” diye de göstermez.
Genellikle “rutin” işleri “yapıldı” sınıfına dâhil etmiyoruz. Bitmeyen ve henüz kente olumlu bir katkısı olmayan, yaşam standardını yükseltmeyen, farklılığını hissettirmeyen yatırımlar için de “yapıldı” diyemiyoruz.
Ancak, rutin de olsa, 88 yıllık cumhuriyet dönemi boyunca “hayal dahi edilemeyenlerin” hayata geçtiği de bir gerçek. Sağlık bunların başında gelir. Haftaya okullar açılacak, öğrenciler tablet bilgisayarda ders görecek. Kaç yıldır da her okul döneminde “kitap karmaşası”na son verecek şekilde, “hediye edilen” kitabını masasının üzerinde bulan öğrencilerin sevinci vardır…
Adıyaman’dan bakarsak, elbette Sayın Göksu’nun söylediği ve telefonda sıralamaya zamanın yetmediği birçok hizmetin, daha önce “gelmediği” için hayata geçtiğini biliyoruz…
Ama bizim “hiçbir şey”den kastımız bunlar değil…
Nissibi Köprüsü biterse bir şey olabilir…
Adıyaman’a tren gelirse çok şey değişir…
Bir tramvaya binme şansımız olursa farklılık olduğunu söyleyebiliriz…
Modern otogarı, şehrin farklı yansımasına sebep olabilir…
Kültür Merkezi, Adıyaman Kültürüne çok şey katabilir. Sinemasıyla, tiyatrosuyla, konserleriyle, seminer ve panelleriyle Adıyaman’da yaşamı değiştiren merkezler, farklılığı hissettirir…
Yaklaşık 25 yıldır barajına pislik akıtan bir il olmaktan kurtulur ve insanımıza pis suyu layık görmeyecek arıtmamız olursa, çok şey olabilir…
Yeni cazibe merkezleri, Adıyaman’ı Sümer Meydanı’na sıkışmaktan kurtardığı an, Adıyaman’ın gelişmeye başlayacağı an olarak alabiliriz.
Bütün bunların olmamasını dillendirmek, olanların inkâr etmek değildir.
Daha düne kadar “toprak yol” isteyen köylü vatandaşlarımız, şimdi asfalt yoldan köyüne gidiyor, çeşmesinden suyunu içiyor, elektriğin düğmesine basarak aydınlanıyor, telefonun tuşuna basarak uzakları yakın ediyor. Bütün bunlar tamam olunca, park istiyor, bahçe istiyor, köy meydanının parke taşlarla donatılmasını, sosyal amaçlı binasını, spor alanlarını ve şehirle köy arasındaki farkı nispeten kapatacak daha birçok farklı şeyler talep ediyor. İşin güzel yanı, bütün bu talepler gerçeğe dönüşüyor.
Bir açıdan “AK Parti, beklentileri karşılayan ve yükselten iktidar” olarak tarihe geçecektir…
Adıyaman’da bunu istiyor…
Yoksullara yapılan yardımlar, aç ve açıkta kalanlara el uzatmalar, işsize iş, aşsıza aş vermeler, insanları insan yerine koyarak hizmet sunmalar, ceberut devletten, müşfik devlete geçmeler.. bütün bunlar ve daha fazlasının AK Parti’yle birlikte hayata geçtiğini hepimiz biliyoruz.
Sadece askeri vesayete son verilmesi, bürokratik oligarşinin etkisinin azaltılması, darbe ve darbecilere karşı dik durulması ve elbette ki demokratik açılım bile başlı başına bir devrimdir…
Ama Adıyaman, her zaman ihmal edildiği, ötelendiği, dikkate alınmadığı için “kabuğunu kıracak” bir şeyler arzulamaktadır…
Hiçbir şey, her şeyin olmadığını göstermez ama “bekleneni” vermediğini gösterir…
Naif Karabatak
13 Eylül 2011
ETİKETLER :
Ak Parti Adıyaman Naf Karabatak