Ameliyatlı Hasta ama
Genel Yayın Yönetmenimiz ve Başyazarımız Naif Karabatak, hastanelerin değişim ve dönüşümüne rağmen, özellikle ameliyathaneden odaya götürülen hastaların durumunu yazdı. Karabatak’ın “Hasta mahremiyeti…” başlıklı yazısı şöyle...
Sağlık sektörü, diğer işkollarına pek benzemiyor. Eleştirmekle, eleştirmemek arasında gidip geliyorsunuz. Eleştiremiyorsunuz, çünkü daha düne kadar hasta ve yakınlarını insan yerine koymayan sağlık kuruluşları vardı. Şimdi güler yüzlü hizmet veren sağlık kuruluşları var…
Daha düne kadar her adımda bir kuyruk olan sağlık kuruluşlarından, işi pratiğe bağlayan uygulamalarla göz dolduran sağlık kuruluşlarına dönüş yapıldı…
Daha düne kadar “keşke hasta gelmezse de, biz de yan gelip yatsak” zihniyetinde sağlık kuruluşları vardı. Şimdi, “nasıl hizmet versek” diye çırpınan sağlık kuruluşları var…
Şimdilerde hastaneler, boyasıyla, cilasıyla, hizmete erişimdeki kolaylıklarıyla, ferah ortamları, temiz yataklarıyla beş yıldızlı bir otel gibi hizmet veriyor…
Bu açıdan bakınca “yiğidi öldürüp, hakkını vermek gerektiği”ni rahatlıkla söyleyebilirim…
Ama aksilik, aksaklık veya vurdumduymazlık olmuyor mu derseniz, maalesef oluyor…
Aksi de var tabii…
Yurdun dört bir yanında sağlık çalışanlarına yapılan fiziki saldırılar, sözlü tacizler, bağırmalar, çağırmalar, hakarete varan cümleler…
Konu sağlık olunca, hasta ve hasta yakınlarının psikolojisinin “bozuk” olabileceği hesaba katılıyor ama canla başla görev yapan sağlık çalışanlarının da “yorgun” olabileceği, onların da can taşıdığı unutuluyor…
İki tarafında hakkını verdikten sonra gelelim aksamalara…
***
Hastanelerde “hasta mahremiyeti” büyük önem taşıyor/taşımalı…
Kendisine emanet edilenin bir can olduğu asla unutulmamalı…
Hiç kimse, bir başkasına canını emanet etmezken, sağlık kuruluşlarına duyulan güven, bu emanetin bırakılmasını sağlıyor.
Öyleyse ona göre davranmalı…
Mesela ameliyathaneler…
Çok şükür bugüne dek hiç ameliyat geçirmedim.
Ameliyathanenin soğuk yüzünü de bilmiyorum ama yakınlarımdan çeşitli operasyon geçirenler oldu…
Çok değil, daha dün…
Adıyaman’da bir hastane…
(Uygulama nasıldır, doğrusu bilmiyorum.)
Kulaktan küçük bir operasyon geçiren genç kız, ameliyathaneden çıkarılacak…
(Saat 10.30) Görevliler, ameliyathanenin önünde bağırır, “güçlü kuvvetli taşıyıcı” aradıklarından, “erkek hasta yakını” sorarlar, pardon bağırırlar…
Ameliyathanenin önünde veya bahçede hastasının sağlığına kavuşmasını bekleyen yakınları, bu çağrıya bir çırpıda cevap verir, kapının önüne birikirler…
Biraz sonra (saat 10.40) içeriden sesler gelir…
Sedye üzerinde, kendisinden geçmiş, henüz ayılmayan hastaları görünür…
Hasta, sedyeye yatırılmış, üzeri battaniyeyle örtülmüştür…
Ameliyathanenin steril ortamında, üzerine giyindiği (genellikle) mavi giysinin üzerine, soğuktan etkilenmesin diye (temiz olup olmadığı tartışılan) battaniye örtülür, sıkı sıkıya da sarılır…
Hasta yakınları, sedyenin her bir tarafını, görevlilerle birlikte tutarlar…
Hasta odası aynı katta olmadığı için –genellikle- kat arası nakil, asansörle olur…
Aksi de olur tabii…
Merdivenle, uçurumdan aşağı uçacakmış görüntüsü veren bir tarzda, hasta odasına doğru götürülür…
Bu arada hastanın sağı solu açılır, “mahrem” olan vücudunun bazı bölgelerini koridor boyunca görenler olabilir…
Ve hasta odaya getirilir…
Görevliler, hastayı yatağa nasıl yatıracaklarının talimatını verirler…
Sedye yatağa yanaştırılır. Hastayı “karga tulumba” denecek şekilde sedyeden alarak, yatağa yatırırlar…
Yakınları, hastalarının acı çekmemesi için ne kadar özen gösterirlerse göstersinler, bu şekildeki bir aktarmadan dolayı acı vermeden bu işi beceremezler…
Henüz kendinde olmayan hasta, buna rağmen acı içinde kıvranarak, bir süre nekahet dönemi geçireceği yatağına uzanır…
Ve “beş yıldızlı otel” gibi hizmet veren hastanede, el arabasına yük atma şeklinde bir uygulama görüp, şaşırırsınız…
Bunun başka bir yolu, uygulaması, metodu, kolaylığı ve hasta mahremiyetine özen gösteren şekli yok mu, doğrusu çok merak ediyorum…
Bu, dereden geçerken, çıpırda boğulmaya benziyor…
Bu, hastanın en çaresiz olduğu zamanda, önemsenmediğini gösteriyor…
Ve bu, hastanelerin şimdiki konforuna yakışmıyor…
Naif Karabatak
14 Temmuz 2011
ETİKETLER :
Hasta Naif Karabatak Hastane sedye