|
|
|
|
|
|
|
|

 

Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto
Suçun Büyüğü; Mevlit

Suçun Büyüğü; Mevlit
 

Naif Karabatak yazısı...
 
Acının rengi olmaz
 
Dünyaya gözlerini açtığında, birinci dünya savaşı patlak vermişti. Herkese yetecek dünyada, anlamsız bir savaşta, hırsın, hiddete dönüştüğü, insanların hayvanlaştığı, bütün adiliklerin yapılabildiği bir zaman dilimiydi…
 
Ülkeyi yönetenlerin kendi iktidarının devamı için gençleri bile bile ölüme saldığı ve 16 milyondan fazla askerin öldüğü, yaralandığı, sakat kaldığı bir savaşın ayak seslerinin duyulduğu zamanda dünyaya gözünü açmıştı.
 
O günden sonra hayatından ne savaş çıktı, ne yoksulluk, ne yoksunluk, ne de acı. Biri bitip, bir diğeri başlayan savaşlarda çok acı gördü. Sürgünler yaşadı, darbelerde acı çekenlerin gözyaşlarını sildi. Kıtlıklar, baskılar, zor yaşam koşullarıyla bir ömür tüketti, bir asrı devirdi.
 
Osmanlı İmparatorluğu’nun yönettiği bir ülkede doğmuş, cumhuriyetin kuruluşuna tanıklık etmiş, savaş ve darbelerle ömür geçirmiş, anlamsız bir kavganın ortasında evladını yitirmişti…
 
Ne günler görmüştü…
 
Devletin görmediği, görse de elini uzatmadığı bir yerde yaşam mücadelesi veriyordu…
 
Eşi onu sırça sayarlara gelin etmemişti, çocukları yalılarda ikamet edecek bir kazanca sahip olamamışlardı…
 
Uzaklardaydı, çok uzaklarda yaşıyordu. Hem gözden uzaklarda, hem gönülden uzaklardaydı…
 
Yolu olmayan, suyu gelmeyen, okulu bulunmayan, devletin şefkatli kollarının uzanmadığı/uzanamadığı bir yerdeydi…
 
Yıllarca kendi halkına “düşman” gözüyle bakan yöneticiler görmüştü.
 
102 yaşındaydı…
 
Görmüyordu, duymuyordu ama bir evladı vardı. Nerede olduğunu bilmezse de, sarılamazsa da. Yaşlanmış, kötüm olmuştu. Desteksiz ayakta duramıyordu, destek olan ise yoktu…
 
Gün geldi, oğlunun “terörist” olduğunu duydu, acısını yüreğine gömdü, oğlundan haber bekledi…
 
Ve bir gün ölüsünü getirdiler…
 
Evladıydı onun…
 
Yapılan kavganın ne olduğu umurunda değildi, kimin vurduğu, niye vurduğu da onu ilgilendirmiyordu…
 
O canını kaybetmişti, tek tutunacak dalı gitmişti, duvarı yıkılmıştı…
 
Mevlit okutup, ruhuna armağan etmek istedi…
 
Tefeciler, milletin kanını emenler öldüğünde, anne ve babası mevlit okutabiliyordu…
 
Darbe yapıp, koca bir millete acı çektirenler de öldüğünde cenazesi musalla taşına konuyor, törenlerle defnediliyordu…
 
Sonra mevlit okutuyorlardı, darbeci için, gözü yaşlı yakınları…
 
Namussuzlar, kapkaççılar, hırsızlar, rüşvetçiler, çocuk tacirleri, beyaz kadın ticareti yapanlar, zehir satanlar, kerhane işletenler, her türlü melaneti yapanlar için de bu değişmiyordu…
 
O zaman kendi oğlu için de mevlit okutabilirdi…
 
Onun evladıydı, canıydı, kanıydı...
 
Niye kavga ettiğini de bilmiyordu…
 
Ergenekoncular için de terör örgütü diyorlardı, PKK için de…
 
Birisi devletin içinde öbeklenmiş, bir diğeri dağa çıkmıştı…
 
Ama olsun, bu defaki farklıydı, oğluydu, kendi canından birisiydi…
 
Dini görevini yerine getirmeli, günahlarının affı için dua etmeliydi…
 
Ve sonunda düşündüğünü yaptırdı…
 
Oğlu için mevlit okuttu, her anne gibi…
 
Mevlit bitti. Yaşına başına bakmadan, acısını bir türlü anlamadan alıp götüreceklerdi ama götürülecek gibi değildi…
 
Evinde ifadesini aldılar…
 
Tatvan Cumhuriyet Savcılığı “Terör Örgütü propagandası” yaptığına kanaat getirmişti…
 
Sonra suçunun büyük olduğuna inandılar ve Van Cumhuriyet Başsavcılığı’nda sürdü mahkemesi…
 
Özel yetkili savcılar eliyle görülüyordu dosyası, demek ki büyük bir suç işlemişti…
 
O, sadece ama sadece oğluna son görevini yapmıştı…
 
Acının kimliği yoktu, acının rengi olmaz, kokusu duyulmazdı…
 
Gözyaşları her yerde berraktı. Her acıdan sonra süzülüp giden yaşlar, aynı renkteydi…
 
Dünyanın her yerinde böyleydi, Bitlis’te de böyle olmalıydı…
 
Oğluyla dağa çıkmamıştı, oğlunun dünya görüşünün ne olduğunu bile bilmiyor; neye inandığından, neye hizmet ettiğinden bile haberi yoktu…
 
Ama propaganda yapmıştı…
 
Merhum Süleyman Çelebi’nin yüzyıllardır dilden dile dolaşan, Peygamberimizin doğumunu anlatan Mevlit’i, bir kez daha okutmuştu ama meğer terör örgütünün propagandasını yapmıştı da haberi yoktu…
 
Oysa benzer bir terör örgütü daha vardı; Onun avukatı olmanın “onurunu” duyan parti genel başkanları bulunduğu bir ülkede yaşıyorduk…
 
Onun için “yemin etmeme” andı içenler vardı. Birisinin “terör örgütü iyiydi”, bir diğerinki“kötü.
 
Onlar değil ama 102 yaşındaki Lalihan Akbay, terör örgütü propagandası yapmış, ölen oğlu Rauf Akbay için mevlit okutmuştu…
 
Suçun büyüğü buydu işte…
 

Naif Karabatak

11 Temmuz 2011

 

ETİKETLER : Naif Karabatak Acı Mevlid Dünya

 
 SİZDEN GELEN YORUMLAR
kadir oztunc - 12.07.2011 16:04:00  
   

nasil yani

simdi bu kadincagizin kendi iradesiyle mevlit okuttugunu mu soyluyorsunuz.ben zanetmiyorum.onu birileri yonlendirip bu mevliti okut demis olmasinlar.durum aci verici tabi.sonucta oglu gitmis ve o da ozluyor ama belki de ona birileri akil verip onun uzerinden siyaset yapiyor.ben de adiyamanli ve kurdum ama bu sekilde bir duygu somurusu olmaz.ayrica MEVLIT dini bir vecibe degildir.mevlidin gecmisi 400yil gecmise gider ve geleneksel bir anma seklidir.bunun dinle baglantisi olen biri icin dindarlarin peygamber adini ve kurani zikrederek yapmalaridir.asırı duygusal bir yazi olmus

 

 

 

  Diğer Başlıklar Tüm Haberler
     
 
Geri kalmışlıkta 66’ıncıyız!

Geri kalmışlıkta 66’ıncıyız!

Kalkınma Bakanlığı, illeri gelişmişlik bakımından sıraladı. İlk sıradakiler malum; peki son sırada hangi il var? Listenin son sıralarında Muş, Hakkari

O Şairlerin Sultanıydı

O Şairlerin Sultanıydı

AK Parti Adıyaman Milletvekili ve TBMM İnsan Hakları Komisyon Üyesi Mehmet Metiner, bir döneme damgasını vuran Şair-Yazar ve Dava Adamı necip Fazıl Kı

Adıyamanlılar Dergisi “Sivil Anayasa”yı İşledi

Adıyamanlılar Dergisi “Sivil Anayasa”yı İşledi

Adıyamanlılar Vakfı’nın üç ayda bir çıkarmış olduğu yayın organlarından biri olan “Adıyamanlılar” dergisinin son sayısı Sivil Anayasa ağırlıklı olarak

OGS ve KGS Kalkıyor

OGS ve KGS Kalkıyor

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, yollarda zaman kaybına sebep olan OGS ve KGS'nin EGS adı altında tek sisteme dönüşeceğini

>> Boşansan da aldatamazsın!
>> Erdoğan masasındaki anketi açıkladı
>> Cemaat camide kardeşim
>> Ziyaret Çayı Rekreasyona Hazırlanıyor
>> Necip Fazıl Kısakürek Anılıyor
>> CHP'nin 4+4+4 başvurusu rededildi
>> Ruşen Çakır kimin projesi?
>> Metiner’den Regaip Kandili Mesajı
>> Tarihi affın affı da geldi
>> Bu geceye hürmet edenler afedilir
>> Recep Allah'ın büyük ayıdır
>> Adıyamanlılar 1 Temmuz da buluşuyor
>> 'Poşu' davasında gerekçeli karar
>> Memurlar bugün çalışmayacak!
>> Mağdurlar anlattı vekiller ağladı
>> Abdullah Öcalan Sayın Değildir!
>> Erdoğan,Aydın'la beraber Pakistan'da
>> Tapu Kadastro’da ‘Yenilenen’ Kutlama
>> Terör ve Şiddet Kanal a'da

 

  Bu Haberi Paylasin

Tarih 11.07.2011 08:57:00

Kategori Güncel

  Haberle Ilgili Ayrintilar
  Habere Yorum Ekleyin
  Eklenen Yorumlari Okuyun
  Haberi Arkadasina Postala
  Haberi Sık Kullanılanlara Ekle
  Bu Kategorideki Tüm Haberler
  Bu Kategoriye Abone Ol
  Benzer Haberler...
 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  ANA SAYFA | ARAMA | REKLAM | ARSIV | EDITÖRE YAZ

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.

İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Makro SMS

Adıyaman24 Adıyaman haberleri

 

 

Video Haber

Zaranın sesiyle salavat dinle ( İZLE)

 

   

Röportajlar

Banu Avar,Kıymaz’a Teşekkür etti

Sakıp Sabancı,Yazıcıoğluna ne dedi?

Herkesin ana dili mübarektir

Adıyaman’ı Başka İlle Kıyaslamak Yanlış

Erdoğanmı muhtaç,Gülen mi?

Kapatmayı Kafaya koymuşlardı

Erdoğan olmazsa sistem tıkanır

Fırat; Tüm vatandaşlar eşit olmalı

Adıyamanın en fakir ailesiydik

Beynelmileli çekmeseydim eksiklik...?

 

Ekonomi

Adıyaman’ın “Mermer” Umudu

Kamu Çalışan Memurların Dikkatine

Kahta’da Fabrika Bacaları Tütecek

Adıyaman ilk 500’e giremedi

Adıyamandan Suudi Arabistana

Üç Aylıklar, Aylık Ödensin!

Adıyaman Hak ettiği yerde

işsizlik maaşına neşter

Kahta Sağlıksen’in Promosyon Başarısı

Memura geçici zam niye askıya alındı?