Çözümün Parçası Olun!
Naif Karabatak'tan Siyasilere Çağrı
Genel Yayın Yönetmenimiz ve Başyazarımız Naif Karabatak, TBMM'de bugün yemin törenine katılacak ve katılmayacaklara çağrıda bulunarak, sorunun kaynağı değil, çözümün parçası olunması gerektiğini söyledi.
Karabatak’ın yazısı şöyle:
Türkiye’de birçok kurum çatırdamaya başladı. Bırakın dünyayı, Türkiye’deki değişim ve dönüşüme ayak uyduramayan birçok önemli kurum miadını doldurmuş durumda. 88 yaşındaki cumhuriyetin, bazı kurumlarından gelen çatırtı sesleri, ülkenin her yanında duyulmaya başladı.
Bazıları cumhuriyetle yaşıt, bazıları daha eski, bazıları ise darbe dönemlerinde oluşturulan ve genellikle de elindeki sultayı, halka karşı kullanmakla ünlüler…
Birçoğunun ne işe yaradığı bilinmiyor…
Ne yaptıkları, güçlerini nereden aldıkları, kime hizmet ettikleri, kime karşı koydukları belirsiz…
Kendilerini “her şeyin üstünde” gören bu tür kurumların ana görevi de sanki “sorun çıkarma” gibi lanse ediliyor veya öyle anlaşılması isteniyor.
Ama artık miatlarını doldurdular…
Yeni Anayasa ile değişime ayak uyduramayan ve aslında değişimin önünde büyük engel olan bazı kurumların ya tümden kaldırılması ya da yeniden yapılandırılarak “sorumsuz” yetkilerinin sınırlandırılması gerekir.
Bazen bu yetkiyi “bugün böyle yaptık, yarın başka şekilde olabilir” sorumsuzluğuna kadar götürme serbestliği ellerinden alınmalıdır…
Belki de en önemlisi, son yaşanan krizde bir kez daha ortaya çıkardı ki, çağa ayak uyduramayan kurumların başında Yüksek Seçim Kurulu geliyor…
YSK’nın kararlarının “kati” olması “ben yaptım oldu” mantığının da hüküm sürmesini sağlıyor…
***
12 Haziran seçimlerinde BDP bağımsızlarla seçime gitti…
CHP ve MHP ise Silivri’den TBMM’ye tünel açmak için Ergenekon Terör Örgütü kapsamında yürütülen soruşturmada tutuklu olanlardan aday gösterdi…
Mevcut yasayla ve kurumların yapısıyla halkın seçtiği vekillerin “serbest” kalamayacağı açıktı.
Buna rağmen siyasi partiler “suçlamaları ve sonuçlarını” bile bile aday gösterdiler…
Ancak, daha önceki uygulamaların aksine bir karar verince ortalık yine karıştı…
Oysa çözüm bu şekilde gelmez…
Çözüm, antidemokratik yasa maddelerini değişmekle olur…
İğneyi kendisine batırmaya gücü yetmeyenler, ayakları tökezlediğinde olayın vahametinin farkına varıyor ama her zamanki gibi iş işten geçiyor…
Bugün yapılacak yemin törenine bazıları özgür olamadığı için gelemeyecek…
Bazıları ise özgür olamayanlara destek için boykot yapacak, yemin etmeyecekler…
Nedense işin ucu kendimize dokunduğunda, yani yılan bizi ısırdığında aklımız başımıza geliyor…
Bu tür girişim yeni değil ki…
Bu ülkede halkın seçtiği ve yemin için meclise gelen, kürsüye çıkmaya çalışana “haddini bildirenler” vardı…
O gün, yapılanın insanlık dışı olduğunu haykırmayan siyasi partiler, bugün boykotu tartışabiliyor…
O gün hem bir vekile, hem bir kadına karşı yapılan terbiyesizliğe ses çıkarmayanlar, çözüm aramaya başlıyor…
Merve Kavakçı’ya oy verenler, onun başörtülü olduğunu bilerek oy verdiler ve kendilerini mecliste olduğu gibi temsil etmesini arzuladılar…
Ortada mahkeme kararı yoktu, Ergenekon veya KCK davası mevcut değildi. Yüz kızartıcı suçu yoktu. Aslında hiçbir suçu yoktu…
Buna rağmen, seçilmiş bir vekilin yemin etmesine engel olundu; hiçbir yasa maddesi yokken…
3 Mayıs 1999'da TBMM çatısı altında yaşanan ayıbın benzeri bugün yaşanıyor…
Siyasi fikrine katılıp katılmamanız önemli değil…
Vekillerin Ergenekon sanığı olup olmaması da bir şey değiştirmez…
Eğer egemenlik kayıtsız ve şartsız milletinse, milletin seçtiği TBMM’de temsil edebilmelidir…
Ama bu efelenmeyle, boykotla, sokağa taşmakla, kavgayla, gürültüyle olmaz…
Çözümün adresi, bizzat TBMM’nin kendisidir…
Sorun olmaktan kolay ne var, 88 yıldır sorun olan, sorun üreten kurumların bozduklarının yapılmasını bekliyoruz…
Bu defa çözüm olun, çözümün bir parçası olarak meclise gidin…
Belki seçtiğiniz vekiller meclise giremeyecek, tıpkı Merve Kavakçı gibi…
Ama girin meclise, kaldırın ayıbı, bundan sonrası için engelleri kaldırın…
Sorunun kaynağı olmak en kolayı, siz çözümün parçası olun!
ETİKETLER :
Naif Karabatak Meclis Siyasi Çağrı