Valinin oyunu tutmuyor
Genel Yayın Yönetmenimiz Naif Karabatak, Malatya’yı Kör Nokta Olmaktan Kurtaracağını Söyleyen Vali ulvi Saran’a Kör Noktayı tanıttı. İşte o yazı…
Malatya Valisi Doç.Dr.Ulvi Saran, sonunda Malatya’yı “kör nokta” olmaktan kurtaracak yöntemi bulmuş. Zaten son aylarda bulduğu “müthiş” fikirlerle, ürettiği müthiş “projelerle” hepimizi şaşırtan Vali Saran, son olarak “kör nokta”dan nasıl kurtulacağı konusunda tez hazırlamaya başlamış…
Hakkını vermeliyim ki, Vali Saran, çok başarılı bir kariyer sahibi…
1958 yılında Trabzon’un Çaykara ilçesinde dünyaya geldiği zaman, kim bilebilirdi ki, gün gelecek Malatya’yı kör nokta olmaktan kurtaracak fikrin babası olacağını…
Başarılı bir tahsil hayatı var Vali Saran’ın. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesini bitirir. Mezun olur olmaz da Teşvik Uygulama Başkanlığı İhracatı Takip Şubesinde çalışmaya başlar. Kaymakamlığa giriş sınavını ikincilikle kazanır, birinciliği başkasına bırakır. Daha sonra memleketine “Trabzon Maiyet Memuru” olarak döner…
Ve 2 yıl sonra kaymakam olur. 8 yıl süren kaymakamlık görevinden sonra önce Mülkiye Müfettişi, ardından da Mülkiye Başmüfettişi olur. Daha sonra Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcılığına atanır ve son olarak da Malatya Valisi olarak göreve başlar…
Tahsil hayatını hiç ihmal etmez…
Kamu Yönetimi Uzmanlığından sonra Ankara Üniversitesi SBF’nde Yüksek Lisans eğitimini tamamlar. Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü’nden aldığı yüksek lisans derecesi de kariyerinde önemli yer tutar. İçişleri Bakanlığı da Ulvi Saran’ın çabasını takdir eder, onu ABD’ye gönderir. Doktorasını Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde tamamlar. Pittsburgh Üniversitesi/Graduate School of Puplic and International Affairs`de 8 ay süre ile “misafir bilim adamı” ve “araştırmacı” olarak çalışır.
Bu arada birçok takdirle de ödüllendirilecek çalışmalar imza atar…
Kamu yönetimiyle ilgili kaleme aldığı kitaplar da çıkarır…
Kısaca söylemek gerekirse, birçok ilin valisinde olmayacak bir kariyeri olduğu, azimli ve kararlı bir çizgisi bulunduğuna kuşku yok. Bu açıdan takdir etmemek elde değil…
Ancak, Malatya Valisi olarak atandığı andan itibaren, bütün kariyerini yerle bir edecek “girişimler” de bulunur. Malatya’ya değil, Adıyaman’a valilik yapmaya kalkışır…
Malatya’yı kalkındırmak, geliştirmek, işsizliği azaltmak, ekonomisini düzeltmek, tarihi ve doğal güzelliklerini tanıtmak, ürünlerini rahatça pazarlatmak, yatırımları arttırmak, yol, su gibi temel konularda çaba harcamak yerine kafasını bir tek konuya takar…
O Nemrut’u istiyor…
“Alın, sizin olsun” dememizi bekliyor, boş yere…
“Yol açacağız” dediler, kaçak yol açtılar. Sonra Vali Saran, “Yolu tepeye çıkaracağız” dedi; Milli Park sınırını ihlal ederek, binlerce yıldır orada duran Nemrut’u tahrip etmeyi bile göze aldı…
Baktılar Nemrut için turistler Malatya’ya gitmiyor, uzak ve zahmetli bir gezi. O zaman “yolu Adıyaman’a kadar uzatalım” dediler, bunun için de “Kahta’ya su veririz” diye kandırmaya çalıştılar…
Kanmadık, imzalanacak protokol suya düştü…
Vali Saran sinirlendi…
Başka yollar denedi…
Malatya’yı Malatya eden kayısı dururken, Malatya logosunu değiştirerek Nemrut figürünü kullandı, böylece turizm firmalarını kandırabilir, “Aaa biz yanlış biliyormuşuz, Nemrut Malatya’daymış” diye düşünebilirlerdi…
Bu oyun da tutmadı, tepkiler, Nemrut logosunu sildirdi…
Sonra uçuk fikirler üretmeye başladı, hepimizi güldürdü; Nemrut’a gemiyle turist çıkaracaktı; Hatta “Gemi seferi başlatıyoruz” diye her bir yana haber saldı…
Tabii işin aslı öyle değildi…
Bu tutmadı tabi, farazi bir projeydi…
Vali Saran, kariyerinin aksine niyetlendiği her işte başarısız oldu…
Ama yılmıyordu, Nemrut’u almalıydı, gerekirse akınlar düzenlemeliydi…
Sonra bir ara sustu, sonra Çelikhan’a, Sincik’e göz dikti. Sonra köylere göz attı, Çamyurdu’nu “oldubittiye getirir miyim” diye düşündü…
Seçim sürecini fırsat bilerek (tıpkı gecekondu gibi) yol çalışmasına ağırlık verdi…
Yetmedi tabii, konaklama merkezi, ya da karşılama merkezini “5 yıldızlı otel” yapmaya kalktı, bakanlıktaki Malatyalı bürokratların desteğini alacağını hesapladı…
Bütün bunları yaparken Adıyaman’ı, Adıyamanlıları, bürokratları, siyasileri, sivil toplum örgütlerini ve basını hiç hesaba katmadı. Belki de umursamadı…
Ama o umursamıyordu, planları da tutmuyordu…
Şimdi yeni bir şey bulmuş; Malatya’yı kör nokta olmaktan kurtaracakmış. Hani engelliler haftasından yeni çıktık ya…
Kör Nokta’nın ne olduğunu bilmediği açık…
Veya Adıyaman’ı hiç görmediği…
Oysa girişi olup, çıkışı olmayan nadir illerden birisi Adıyaman. Malatyalılar ise bu konuda şanslı, Adıyaman hariç, duble yollarla bağlandığı komşu illerine rahatlıkla seyahat edebiliyorlar. Ama Malatya Valisi, Malatya’nın kör nokta olduğunu, bunu da Nemrut yoluyla önleyebileceklerini söylüyor. Ya vali Malatya’yı bilmiyor, ya da kör noktanın ne olduğu hakkında en ufak bir bilgisi yok.
Malatya Valisi Ulvi Saran’a kör noktayı öğretelim; Adıyaman’ın Gölbaşı üzerinden bir girişi var, Besni üzerinden gelen giriş de yine Gölbaşı yoluna bağlanıyor. Çelikhan üzerinden olan giriş ise köy yolundan beter, tehlikeli yarışlar için(!) düzenlenmiş. Bunun dışında bir girişi yok ve aslında girişi olup, çıkışı olmayan bir kent. Kısaca kör nokta arıyorsanız hemen yanı başınızda Adıyaman var, hani üç kuruş turizm gelirine göz diktiğiniz Adıyaman…
Biz yıllardır Adıyaman’ı “çıkmaz sokak” yani sizin tabirinizle “kör nokta” olmaktan kurtarmak istiyoruz. Bunun için Diyarbakır’a Nissibi Köprüsüyle bağlanma hayali kuruyoruz…
Siz ise Malatya’nın “kör nokta” olduğunu söylüyorsunuz…
Vallahi sayın vali, siz adamı öldürürsünüz…
Naif Karabatak
20 Mayıs 2011
ETİKETLER :
Naif Karabatak Vali Nemrut Dağı